Zulme Uğrayanın Feryat Etme Hakkı

FETÖ’nün 15 Temmuz kalkışmasının önünü açan; dolayısıyla FETÖ’nün çok arzuladığı, Zekeriya Öz’lerin vahşi bir açlıkla beklediği yasa değişikliğinin sorgulanmasını istemesi yadırganmamalıdır. FETÖ’nün

FETÖ’nün yurt dışındaki örgütlenmesi tüm gücüyle ayakta duruyor. Arkalarındaki dış destekler ile asıl oyun kurucu istihbarat örgütlerinin planlarından vaz geçtikleri söylenemez. Yurt içindeki yapılanmalarıyla mücadele sürdürülmekle birlikte - pek de haksız sayılamayacak - epey sulandırıldığı iddiaları var.
 
FETÖ’nün yurt içi yapılanmasının ortaya konmasında ve onunla mücadelede büyük zorluklar var. Din, yardım severlik, iyi insan olma gibi değerleri kullanan cemaatin görünür bu yüzü pek çok insanı etkilemiş; halisane duygularla cemaate yaklaşmalarına, masum görünen faaliyetlerine katılmalarına yol açmıştır. FETÖ’nün ihtiyaç sahibi ailelerin zeki çocuklarını nasıl ele geçirdiği, aileleri nasıl etkilediği artık herkesçe biliniyor. Böyle insanların büyük bölümü gerçek yüzleri ortaya çıkınca cemaatten uzaklaşmışlarsa da hâlâ gönül bağını sürdürenler, yaşananlara inanmayanlar da vardır. Bu insanları zararlı faaliyetlere katılanlardan ayırt etmek hiç kolay değildir.
 
Bir de aslında cemaate herhangi bir yakınlıkları, sempatileri olmadığı halde sırf çıkar elde etmek amacıyla katılanlar var. Bu, her zaman her yerde görünen bir durumdur. Güç sahibinin yanında yer alıp pay kapmak isteyen fırsatçılar ortaya çıkmakta gecikmez. Gerçekte tam öyle olmasa bile kamuoyunda “Ülkede herhangi bir iş yapacaksan cemaatin önde gelenlerinin yardımına başvur.” anlayışı hâkim olmuştu. Devlette işi olan, işe girmek isteyen cemaate koşuyordu. FETÖ, olduğundan çok daha ötede devlete ortak olmuş görünüyordu. Bu tür insanların ayırt edilmesi de zordur.
 
FETÖ ile mücadelede en zor olan, FETÖ ile iş birliği yapan, bilerek ya da bilmeyerek yardımcı olup FETÖ’nün önünü açan siyasi ayağının ortaya çıkarılmasıdır. Hakan Şükür gibi milletvekili başka FETÖ elemanları yok mudur? Bunların FETÖ’nün istediği Meclis çalışmalarının yapılmasını sağlamada rolleri olmamış mıdır? Her kademeden siyasetçi arasında FETÖ’ye bilerek ya da bilmeyerek destek verenler var mıdır? Bu konularda tatmin edici araştırmalar yapıldığı söylenebilir mi?


 
TSK’nin 26. Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral İlker Başbuğ, bazı açıklamalarda bulundu. TSK’yi doğrudan ilgilendiren bir yasa değişikliğinin, TSK’nin görüşü alınmadan bir gece ansızın gerçekleştirildiğini sabah yapılan toplantıda öğrendiklerini söyleyerek şöyle devam etti: “FETÖ'nün siyasi ayağı elbette var. 2009 yılında, 25 Haziran'ı  26 Haziran'a bağlayan gece yasa değiştirdiler. Ve dediler ki, 'Askerler de sivil mahkemelerde yargılanacak.’ Bunu kim yaptı, ne için yaptı bakmak lazım.”
 
Bir kısım siyasetçinin, bazı milletvekillerinin Pensilvaya’ya olan muhabbeti, ziyaretleri herkesçe malum. Yasa değişikliği teklifini hazırlayan milletvekilleri ve ilgililerin bu konuda bir günahı, FETÖ ilişkileri olmayabilir. Ancak bu yasa değişikliğinin gündeme getirilmesinde FETÖ’nün parmağı ve yönlendirmesi de pek mümkün. FETÖ’nün başta basın, hangi mecraları kullandığının araştırılmasını istemek hiç de yanlış olmaz sanırım.
 
Bu yasa değişikliğiyle Zekeriya Öz ve hempası sırtlanlar, TSK’yi kumpas davalarıyla neredeyse çökertme, 15 Temmuz kalkışmasını yapacak güce ulaşmak üzere TSK’nin yönetim kademesini ele geçirme fırsatı elde etmiştir. Orgeneral Başbuğ, Yüce Divan’da yargılanması gerekirken Anayasa’ya aykırı olarak Silivri’de tutuklu yargılanmış; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış, kumpaslar açığa çıkarılana kadar 26 ay hapis yatmıştır.
 
Orgeneral Başbuğ’un; başında bulunduğu TSK’nin kumpas davalarıyla çökertilmesine, kendisinin ve silah arkadaşlarının ağır mağduriyetlerine yol açan; FETÖ’nün 15 Temmuz kalkışmasının önünü açan; dolayısıyla FETÖ’nün çok arzuladığı, Zekeriya Öz’lerin vahşi bir açlıkla beklediği yasa değişikliğinin sorgulanmasını istemesi yadırganmamalıdır.
 
FETÖ’nün siyasi ayağı araştırılırken Orgeneral Başbuğ’un uyarısının dikkate alınmaması akıllarda soru işareti bırakacaktır. Konu hassastır. Orgeneral Başbuğ’a olumsuz tepki vermek yerine konuyla ilgili olarak medyada adı geçen milletvekillerinin masum oldukları kanıtlanmalı, varsa o tarihte yasa değişikliği teklifinin gündeme gelmesinde rolü olanlar üzerinde durulmalıdır. Bilindiği gibi bazı yasalarla ilgili olarak kamuoyunda kampanyalar düzenlenmekte, medyada sürekli dile getirilmekte, TV’lerde programlar yapılmakta ve gündem oluşturularak Meclis bu yollarla yasal düzenlemeler yapmaya teşvik edilmektedir.
 
FETÖ ile mücadeleyi etkisizleştiren en önemli hususun herkesin yerli yersiz birbirini FETÖ’cülükle suçlaması olduğu unutulmamalıdır.
 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.