Kovboy’un Turp Hikâyesi

“Toc, toc, toc...”
 
“Hey, dostum, bu ses de ne böyle?”
 
“Kapı çalıyor Mr. Trump.”
 
“Kapılar ne zamandır toc, toc diye çalınıyor Mayk? Tık, tıka ne oldu?”
 
“Biliyorsunuz Presedent Trump, burası White House... Kapılar toc, toc diye çalar. Silah patlayınca paw diye ses çıkarır, arabalar da wroan diye çalışır.”
 
“Biliyorum Mayk! Bir de smack efekti var. Clinton oval ofiste sekreterleriyle çalışırken çıkan ses...”
 
“A-hah-hah-ha! Çok comicsiniz President!”
 
“Toc... Toc... Toc...”
 
“Hay bin kunduz! Kapıyı unuttuk Mayk! Come in, dostum... Gir...”
 
Gacırt... (Kapı açılma sesi)
 
“Hi!”
 
“Hay, hay da... Sen de kimsin be adam?”
 
“Efendim, bu bizim Ankara Büyükelçisi... Mr. Smith!”
 
“Ha! Yes... Hatırladım seni dostum! Türkiye’de nasıl diyorlar? İşler nasıl gidiyor oralarda?”
 
“Aynı be ya...”
 
“O ne demek öyle Smith?”
 
“Türkiye’de böyle diyorlar Mr. Trump... Bir değişiklik yok manasında...”
 
“Şu Türkler... Çok interesting adamlar! Son görüştüğümüzde ‘how are you’ diye sordum. ‘İşler tıkırında’ diye cevap verdi. Ne demekse artık.”
 
“Sormayın efendim. En son nota vermek için beni dış işleri bakanlığına çağırdıklarında, ‘ulen siz ne ayaksınız’ diye sordular. Hala diplomatlarımız ne demek istediklerini anlamaya çalışıyorlar.”
 
“Neyse, ne diye geldin sen, onu söyle?”
 
“Türkiye’de işler... Nasıl derler... Pek ‘tıkırında’ gitmiyor Mr. Trump. Durumu e-mail ile anlatamayacağımı düşündüm. Kalktım, buralara kadar geldim.”
 
“Biliyorum, biliyorum dostum. Türkler bu ara bize çok kızgın. Önce Pensylvanya’dakini istediler, vermedik. Sonra teröristlere silah vermemize bozuldular. Bir de şu üçkâğıtçı Rıza Zarraf davası çıktı, hepten köpürdüler.”
 
“Haklısınız ama bu defa durum daha da fena. Sizin şu Kudüs işine acayip bozuldular. Amerikalı olduğumuz anlaşılacak diye Türkiye’de sokağa çıkamaz olduk. Oturduğumuz apartmanın kapıcısı bile çöplerimizi almayı reddediyor. Hanımla işi sıraya koyduk, bir akşam o atıyor çöpleri, sonraki akşam ben.”
 
“Yahu Türklere neymiş Kudüs’ten? Orada Yahudilerle Araplar yaşamıyor mu? Son Ortadoğu ziyaretimde bütün Araplara küre üstüne yemin ettirdim, bak onlar karışmıyorlar Kudüs’e filan, öyle değil mi Mayk? Ne biçim başkan yardımcısısın sen dostum, konuşsana biraz?”
 
“Öhöm, öhöm... Arapları susturduk ama bu Türkler biraz oyunbozanlık yapıyorlar. Orası Müslümanların ilk kıblesiymiş... Suudi kralı ile Mısır’daki o firavun bozuntusunun pek umurunda değil ama Türkler çok fena kızmışlar bu Kudüs işine.”
 
“Oh my God! Bu Türkler de her şeye mydonosse oluyorlar! Neyse, söyle bakalım Smith, Türkiye’de neler oluyor?”
 
“Dedim ya Türkler çok garip insanlar Mr. Presedent. Sizi protesto etmek için üstüne Trump yazdıkları turpları ısırma eylemi yaptılar mesela!”
 
“Anbilivibıl! Türkler’e turp ihracatını mı yasaklasak Mayk, ne dersin?”
 
“İşe yaramaz efendim, Türkler pek turp sevmezler, çok menem bişey olsa üstüne Trump diye yazmazlardı zaten.”
 
“Hay bin kunduz! Ne yapsak, vaz mı geçsek Kudüs işinden?”
 
“No, no... Bunu yapamayız. Zira bu defa İsrailliler çok kızar. Mazallah onlar kızınca işi turpla filan kurtaramazsınız...”
 
“E, peki ne halt edeceğiz Mayk? Baksana adamlar turp işine filan girmiş? Öylece bekleyecek miyiz?”
 
“Aynen öyle yapacağız Mr. Trump... Türkler çabuk kızarlar ama çabuk unuturlar. Bir iki güne kendilerine oyalanacak başka bir mevzu bulurlar, sizin turp işi de unutulur gider.”
 
“Hmmm... Galiba haklısın dostum! Daha geçen sene Putin’in uçağını indirmişlerdi şimdi altın gününe gider gibi bir hafta birinde, öbür hafta ötekinde toplanıyorlar.”
 
“Türklerin dediği gibi... Kulağımızın üstüne yatalım Mr. Trump. Time her şeyin ilacıdır. Bekleyelim bakalım. God neylerse güzel eyler.”
 
“Mayk?”
 
“Efendim Mr. Presedent?”
 
“Uçak deyince aklıma geldi... Bu Türkler bizim de uçağımızı düşürürler mi, ne dersin?”
 
“Şey, öhöm... Henüz değil... Ama şu Putin’le S-400 işine girdiler ya. Füzeler gelince artık ne yaparlar bilmem.”
 
“Oh my God, bir de S-400 davası vardı değil mi dostum?”
 
“Yes, sir!”
 
“Hay bin kunduz!”
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.