Üç Samsun ve Ulaşım Meselesi

Samsun gibi coğrafyası zor ve kabuğunu kırmakta olan bir şehirde trafik / ulaşım mühendisliği disiplininden gelen uzmanlara daha çok kulak verilmesinde büyük fayda var.

Mithat Cemal Kuntay’ın romanıdır, “Üç İstanbul...” Bir ara TV dizilerine de uyarlanan bu güzel romanda Abdülhamit, Meşrutiyet ve Mütareke döneminde Dersaadet’te yaşanan olaylar bir aşk hikâyesi çerçevesinde anlatılır. Osmanlı’nın son döneminde İstanbul’da olan bitenlerden söz ettiği için, bir romandan öte tarihi bir vesika gibidir.
 
Yazımın başlığına bakarak benim de Samsun’un üç farklı dönemine atıfta bulunan bir aşk öyküsü kaleme alacağım zannedilmesin, efendim.
 
Üç Samsun’dan kastım, kent merkezinin tabiat tarafından üçe bölünmüş olmasından ibaret!
 
Samsun’u bilmeyen okuyucularımız için üç cümle ile tarif edelim: Samsun’un tarihi kent merkezinin bulunduğu İlkadım ve Canik ilçeleri, adeta sahnesi denize kurulmuş bir anfitiyatro gibi geriye doğru yükselir. Bu anfitiyatronun doğu ucundaki Toptepe, Tekkeköy ilçesiyle tarihi merkezi birbirinden ayırıyor. Batı taraftaki Baruthane Tepesinin olduğu dağ silsilesi de şehrin sonradan gelişen Atakum ilçesini merkezden koparıyor.
 
Böylece üç Samsun dediğimiz tablo ortaya çıkmış oluyor: Doğuda sanayi sitelerinin olduğu Tekkeköy, ortada Canik ve İlkadım ilçelerinin yer aldığı çanak, batıda ise nispeten modern kimliğiyle Atakum…
 
 
SAMSUN’UN COĞRAFYASI ULAŞIMI ZORLAŞTIRIYOR
 
Kenti üçe ayıran bu iki boğum noktasına gerçekten kafa yoran bir ulaşım uzmanının midesine kramp girmemesi mümkün mü?
 
Misal, Petrol Ofisi tesisleri civarında yol herhangi bir sebepten zarar görse, sadece Tekkeköy – Samsun arası değil bütün bir Doğu Karadeniz’in iç kesimler ile bağlantısı kopuyor.
 
Ya da batı tarafta Ankara Yolu köprüsü maazallah bir çöküverse, Atakum'la merkez arasındaki tek bağlantı, ta Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı ile çevre yolunu bağlayan Derecik köprülü kavşağından sağlanabiliyor.
 
Üstelik bu acayip kavşağın trafiği akıtmaktan ziyade düğümlemeye yarayan bir mühendislik ucubesi olduğunu bütün Samsun kabul ediyor.
 
 

BATI VE DOĞU ÇEVRE YOLLARI
 
Bu sıkıntılı tabloyu, kısa süre içinde açılacak olan Sivas – Samsun demiryolunun kent merkezini güneyden kuzeye kabak gibi ortadan ikiye bölecek olması daha da zorlaştıracak.
 
"Çare nedir?" diye sual edecek olursanız, "Üç Samsun’u olduğu gibi güneyden kuşatacak doğu ve batı çevre yollarının ivedi biçimde yapılması" cevabını verebilirim.
 
Limanın ve demiryolu hattının da merkezden Tekkeköy civarına kaydırılması gerekiyor. Ancak Karayollarının, liman işletmelerinin ve TCDD’nin bu işleri projelendirip gerekli finansmanı sağladıktan sonra ihale yapması, inşaatı tamamlayıp işletmeye alması belli ki uzun yıllar alacak. 
 
Bu durumda kısa vadede mevcut durumu iyileştirmekten başka çare yok.
 
Samsun Büyükşehir Belediyesi, meselelerin farkında… Sayın Başkan Mustafa Demir'in kent merkezindeki birçok kamu binasını güneye doğru kaydırma planı, hızla tırmanmakta olan ulaşım sorunlarını azaltacak doğru bir karar...
 
Ayrıca kavşak geometrilerinin iyileştirilmesi için proje firmalarıyla çalışmalar yapıldığı ve akıllı trafik sistemleri için çaba gösterildiği biliniyor.
 
Bu iyi niyetli çabaların finansmanı hiç kolay olmayacak. Ayrıca ulaşım planlaması konusunda çağdaş uygulamaları takip eden liyakatli ve uyumlu bir teknik ekibe ihtiyaç duyulduğu açık...
 
 
RECEP TAYYİP ERDOĞAN BULVARINA DİKKAT
 
Bir anlamda yarı çevre yolu görevi yapmakta olan Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı çevresinde yapılaşma nedeniyle buradaki trafik yükü her geçen gün artıyor. Haliyle akışkanlık gittikçe azalıyor, yarı çevre yolu kimliği de günbegün kayboluyor.
 
Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı denilince AFAD kavşağına özel bir parantez açmakta yarar var. Burası dört koldan hem yüksek eğim, hem de sert virajlarla birleşiyor. Geometrik açıdan yetersizleri olan bu kavşakta çok sık kazalar oluyor. Dolayısıyla buranın sinyalize edilmesi yönünde hem resmi kurumlardan hem de vatandaşlardan talepler olduğunu duyuyoruz.
 
Muhtemelen yetkililer taleplere uyma yolunu seçecek. Ancak kavşağın bulunduğu konumda eğimler öylesi yüksek ve virajlar o kadar sert ki kırmızı ışıkta arkadan çarpma biçiminde kazalar nasıl engellenecek, bilemiyorum. Bilhassa yağışlı havalarda ve buzlanmanın olduğu günlerde!
 
 
SİNYALİZASYON BAZEN FAYDADAN ÇOK ZARAR GETİRİR
 
Bu işin kitabî tarafını bilmeyenler, sinyalizasyon sistemlerini her sorunu çözen sihirli değnek zannediyor.Oysa her sinyalize kavşak, trafiğin durması demek. Bu nedenle sadece trafik etütlerine göre gerekli noktalarda ve trafik güvenliği açısından sorunsuz yerlerde kavşakları sinyalize etmek gerekir.
 
Recep Tayyip Erdoğan Bulvarındaki her kavşak sinyalize edilirse, bu defa trafik akışkanlığı sekteye uğrayacağı için son tahlilde on binlerce araç uzun müddet bekletilecek demektir.
 
Batı Çevre Yolunun yapımı eğer uzayacaksa, Recep Tayyip Erdoğan Bulvarının kapasitesinin iyileştirilmesi için sinyalize etmek yerine bazı kavşakların orta refüjden kapatılması iyi olur.
 
 
ULAŞIMA TEKNİK GÖZLÜKLERLE BAKILMALI
 
Trafik polisleri istiyor, muhtar talep ediyor, vatandaş dilekçe veriyor diye bakılarak ulaşımı yönetmek, bataklıkta sivrisinek avlamaya benzer
 
Samsun hakikaten büyüyen, potansiyeli olan bir şehir. Kentin nüfusu, araç sayısı ve buna bağlı olarak ulaşım sorunları artıyor. Çareleri ararken metropol olma yolunda bir kent olduğumuzu dikkate almalıyız. Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Bursa gibi bizden büyük şehirlerde yapılan doğru işleri örnek almalı ve yanlışlardan ders çıkartmasını bilmeliyiz.
 
Samsun gibi coğrafyası zor ve kabuğunu kırmakta olan bir şehirde trafik / ulaşım mühendisliği disiplininden gelen uzmanlara daha çok kulak verilmesinde büyük fayda var.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.