Ahmed Bey Ağaoğlu Kimdir?

 

(1869, Şuşa (Karabağ) --- 1939, İstanbul)

 

Ahmet Bey Ağaoğlu uzun yıllar “siyasi mülteci” damgası ile yaşayan çok ünlü gazeteci, akademisyen ve halk adam olmuştur. Ahmet bey ortaöğretim Rusça Şuşa ve Tiflis şehirlerinde almış, özel hocalardan Farsça ve Fransızca dillerini öyrənmişdir. O, eserlerini ana dilinde ve öğrendiği dillerde yazmışdır. 1894 yılında Paris'te Hukuk Mektebi’ni ve ünlü Sorbon üniversitesini bitirmiş, Doğu ülkelerinin tarihi, edebiyatı, felsefesi ve dinlerini öğrenmişdir.

23 yaşında Londra'da Uluslararası Şarkiyat Kongresi'nde dini konuda yaptığı bildiri sunumu bilim adamları tarafından takdirle karşılanmış, birkaç yabancı dilde baskı olunmuştur. Doğma yurdu Şuşa'da (Karabağ'da) “Frenk Ahmet” lakabı alan genç oryantalist 1896-1898 yıllarında şehir okulunda Fransızca dilinden ders veriyor, kütüphane açıyor ve başka kültürel etkinliklere aktif çalışıyor.

Şuşa'da (Karabağ'da) öğretmen iken o, ana dilinde “Doğu” gazetesini çıkarmak için hükümetten izin istiyor, ama isteği ret olunuyor. 1900 yılında “Kaspi” gazetesinin davetiyle Bakü'ye gelip gerçek okulda ders demekle beraber, bu gazetede doğuya dair bir çok makale yazmıştır. Publisistik eserlerinde Ağaoğlu Müslüman halklara iftira atan yabancı müelliflere tutarlı cevaplar verir, Doğu'nun dünya kültürüne büyük katkılar verdiğini, dahi kimlikler-şairler, bilim adamları, filozoflar, devlet adamları getirdiğini gösterir. M. Şahtaxtlinski’nin Tiflis'te çıkardığı “Doğu-Rus” gazetesinde makaleleri çıxmıştır. Ə. Ağaoğlu'nun  gazeteci faaliyetinin yetkin dönemi ise 1905 yılından Ə.Hüseynzadə ile birlikte yayın ve düzenleme yaptığı “Hayat” gazetesinde başlıyor. Aynı yılın sonunda yayına başladığı “İrşad” gazetesi Ağaoğlu'nun yıllık yayın faaliyetinin en dolgun, etkin örneğidir. Bu gazetede o, İslam Doğusu’nun başlıca uğradığı belaları yorumlayarak yazdığı, “... Müslümanlar bir takım müstebid halifelerin istibadı bir çok kendi çıkarlarını ülemayi-dinin telkinleri alanında bin dürlü mensebe, fırkaya” ayrılmışdır. Heresi kendini haklı bilir.

Halkını uyanmaya, Çar Rusyası’nın zulmünden kurtarmaya çalışan ve bu doğrultuda makaleler yazan Ağaoğluna karşı engeller oluşmaya başladı. Onun makalelerinin çıktığı “Proqress” ve “İrşad” gazetelerinin faaliyeti kapatılıyor. Bu gazetelerin kapatılmasının asıl sebebi Kafkas  Basın Komitesinde Çarizm tarafından desteklenen Ermeni-Taşnak senzorların düşman emelleri vardı. Kafkas canişin defterxanasında Ermeni ve Müslüman temsilcilerin katılımıyla gerçekleştirilen Ermeni-Taşnak bozguncuları ifşa eden Ağaoğlu diğer Azerbaycan adamları ile birlikte katettik ki, silahlı düşmanı boş elle değil, silahla karşılık verilməlidir. Beləliklə, Bakü, Gence ve başka şehirlerde "Difai" adlı savaşçı birlikler yaradıldı. Bu işte Ə. Ağaoğlunun büyük hizmeti oldu. Ona karşı saldırılar ve takipler de çoğaldı ve amansızlaşdı. 1908 yılında Türkiye'de devrim kazandığı kanlı Sultan tahttan düşürüldüğü zaman A. Ağaoğlu kurtuluşu siyasi sürgünde görüp, İstanbul'a getdi. Az sonra ailesi de oraya göçtü. Vatanı Azerbaycan'ın düşmanlarına karşı mücadelesini sürgünde sürdürdü.

1910-30 yıllarında A. Ağaoğlu Türkiye'de sosyo-politik bilimsel, pedagojik ve edebiyat alanlarında Azerbaycan’ın en önde gelen isimlerinden biri olmuştur. Büyük Millet Meclisi’ne milletvekili seçilmiştir, İstanbul Üniversitesi ProfesörüHalka doğru”, “Türk yurdu” dergilerinin aktif çalışanı, “Güç-milliyyə” dergisinin editörü Cumhuriyet Baş Basın Bürosu mudiri olmuştur. O, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'ün yakın silahdaşları ve dostlarından sayılırdı.

1930’da emekli olan Ahmet bey ünlü Türk yazarı ve alimlerinden Hamdullah Subhi, Celal Sahir, Cahid Yalçın, Nazım Hikmet ve diğerleri ile birlikte edebiyat alanında çalışmışdır.O, "Serbest insanlar ülkesinde", "Ben neyim", "İsteksizce olmaz" gibi bedii-felsefi risaleler, birçok bilimsel -kütləvi denemeler yazmıştır. 

Ahmet bey Ağaoğlu Türkiye Cumhuriyetinin  ilk kadın avukatı Süreyya hanım Ağaoğlu'nun babasıdır.

Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.