Ali Bey Hüseynzade Tefekküründe Turan İdeyalogiyası

 

Sizlersiniz ey kavmi -Macar, bizlere ixvan

 Ecdadımızın müştereken menşei Turan

 Bir dindəyiz biz, hepimiz haqpərəstan,

Mümkünmü ayırsın bizi İncil ile Kur'an?

Bu mısraların sahibi XIX yüzyılın sonu XXəsrin başlarında yaşamış Ali Bey Hüseyinzade olmuşdur.O, Azerbaycan kültürünün ve toplumsal-siyasi fikrinin gelişme tarihinde büyük düşünen, yazar, şair, gazeteci, doktor, çevirmen, öğretim üyesi gibi tanınmışdır. Əli bey Türkiye'de ve Rusya'da eğitim almış, Rus, Latın, Yunan, Arap, Fars dillerini öğrenmiştir. 1903 yılında Bakü'ye dönen yazar  burada sosyal-siyasi ve edebi-sanatsal  faaliyetlerde olmuşdur.O, "Hayat" gazetesinin ve "Füyuzad" dergisinin editörü olmuş, "Saadet" okulunda öğretmen ve müdür işləmişdir.Doğma halkının siyasi özgürlüğü ve kültürel kalkınması uğruna yorulmadan çalışan A.Hüseynzadə imparatorluğun təqiblerinden qurtarmaq için 1910 yılında Türkiye'ye köçmüşdür. Universede profesör çalışan Hüseyinzade aynı zamanda I. Dünya Savaşı'nın aktif katılımcısı olmuşdur.1919 yılında İngilizler tarafından tutuklanan büyük alim çok geçmeden tahliye olmuş ve öğretmenliğe geri qayıtmışdır. Türk halkının büyük oğlu Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde Cumhuriyetin ilan edilmesine sevinmiş ve "Ona inan" adlı tebrik siiri yazıyor.1926 yılında profesör M. F. Köprülüzade ve mühtelif profesörlerle Bakü'de yapılan I. Türkoloji kurultayın aktif katılımcısı olmuştur.

Ali Bey Hüseynzade gazetecilik ile daha çok meşgul olmuşdur.Onun ana konusu Türk halklarının kaderi, görevleri, ilerleme idi.1904 yılında "Kaspi" gazetesinde yazıyordu: "Türk-Tatar toplumu tarihinde 2 kez parlamışdır: I kez kılıcın gücü ile-bu, kahramanlık dönemi idi; II kez ise inanç gücü ile --Bu da din dönemi idi. İndi, yani III dönemde bilim ve bilgiyle parlamalıdır.”

Döneminin yayınları Ali beyin Türkçülük  propagandası  için temel araçlardan biri idi. O, bu amaçla 1904 yılında Kahire'de çıkan "Türk" gazetesine Akçura'nın "Üç tarzı siyaset" isimli makalesine cevap olarak "Mektubi Mahsus" adlı yazı gönderir. Makale gazetenin 56. sayısında "A.Turan" imzası ile yayınlanmaktadır. Ali Bey yazısında Tatar adlı bir halk ve milletin olmadığını belirterek, "Kırımlı", “Osmanlı", "Kazanlı","Orenbruqlu" vb. adlandırılan milletin asıl adının Türk olduğunu Batı ve Rus emperyalizminin dikkatine sunuyor: “Eğer onlara hangi kavimden olduğunu kendi dillerinde sorarsanız,"Türk'üz"derler. Bu millete yanlışlıkla tatar adı verildi. Türkler her nerede olursa olsunlar, ister Osmanlı, ister Türkistan, ister Baykal, ya da Qaraqorum etrafında olsunlar biri diğerini tanıyacak, sevecek , sünnilik, şiilik ve başka mezhep, tarikat bilmeden "Kur'an-ı Kerim" den konuşacaklar.

Şair gibi faaliyet gösteren Ali Bey'in "Aslan ağzı", "Hali-vatan", "Bahçemin ağaçları", "Deprem dolayısıyla", "Kelebek", "Ondan önce ve sonra" vb. gibi şiirleri vardır.Bu şiirlerden biri olan "Hali-vatan" okuyucular arasında daha mehşur:

Ucundadır dilimin, gerçeğin büyüğü.

 Ne koydular deyəyim ne kestiler dilimi.

 Bilirmisen cühela, ne yaptılar vatana?

 Ne koydular uyuya, ne koydular uyana.

Durur bila-hareket, revamı bir diriye?

 Ne dalmada ileri, ne dönmədə geriye.

Edu kırıyor qapıyı, biz evde bixəbəriz.

Ne başka başkalarız ne ittihad ederiz.

Ayıltmadı kalemim şu türk ile əcəmi.

 Ne koydular yazayım, ne kırdılar kalemi.

Ali Bey Hüseyinzade aynı özgürlük ve istiklal düşüncesinin, Türkçülüğün kurucusu olmuşdur. Mütəfəkkir alim Ali bey 1918 yılında Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Bayrağının renklerinin anlamını anlatarak şöyle bir formül bildirdi: “Türkleşmek, İslamlaşmak ve Avrupalaşmak.” 1907 yılında Temmuz ayının 10-da Bakı’da kendisinin yayınladığı "Füyuzat" (bolluk, bereket anlamındadır) dergisindeki bir makalesinde "Türk hissiyyatlı, islam etiqadli, frenk qafalı" gibi ilk kez sunduğu bu fikri sonradan büyük alim Ziya Gökalp şöyle ifade etmişti:

"Türk  kanlı, islam  imanlı, avrupa kültürlü". E. Hüseynzade tarafından temeli atılan, Z. Gökalp tarafından geliştirilen "Türkleşmek, İslamlaşmak, Avrupalaşmak" sloganı Azerbaycan'ın devlet bayrağında biraz değiştirilmiştir. "Gök renk - türkleşmek, kırmızı - müasirleşmek, yeşil - islamlaşmaq.” Görüldüğü gibi, klasik slogan farklı olarak islamçılıq ikinci yerden üçüncü yere, modernite ise üçüncü yerden ikinci yere yapıldı.

Bu fikir 1915 yılının Ekim 2-de Bakıda yayına başlayan "Açık Söz" gazetesinin ilk sayısında baş editör ME. Resulzade'nin "tutacağımız yol" adlı baş makalesinde şöyle sunuyordu: "Her millet azade yaşayıp da ilerleme yapabilmek için 3 esasa istinad etmek zorundadır: Dil, Din ve Zaman ... dilce - biz türküz, türklük milliyyetimiz ... dince - müsəlmanız . Zamanca da - biz tekniğin, ilim ve fennin mucizeler yaratan bir dövründəyiz ... Demek ki, sağlam, metin ve uyanık məfkurəli bir milliyet vücuduna çalışmak istərsək ki, zaman bunu talep ediyor - mütleqa 3 esasa sarılmalıyız: Türkleşmek, müasirleşmek ve islamlaşmaq.”

Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.