Azerbaycan Türklerinin Kara Ocak Faciası

Bugün bizler özgür, demokratik bir ülkede yaşıyorsak bunu şehitlerimize borçluyuz. Canını Vatanı için siper etmiş insanları asla unutmamalıyız!

Karanfil - şehit kanı, 
Ağla, karanfil, ağla! 
Ağla, inlet meydanı, 
Ağla, karanfil, ağla!
 
       
İnsan insan olur kendi hünəriylə, 
Millet, millet olur hayrı, şerriyle. 
Toprağın bağranı cesetleriyle, 
Özgürlük tohumu ekdi şehitler.


20 Ocak faciası... O kanlı kış gecesinden artık 28 yıl geçti. Bu gün Azerbaycan Türklerinin faciası değildi... Aynı gün Azerbaycan’ımın özgürlük uğruna attığı ilk adımlar oldu. İşte o gün halkım bir tokat gibi birleşerek yılların esaretini kırdığı gün idi. Milletim kendi kahramanlığını ispat ettiği gündür 20 Ocak günü...

1990 Ocak 19-dan 20-ne keçen gece Bakıda Sovyet ordusu tarafından sivil halka karşı korkunç, kitle imha olayı yapıldı. Bu kanlı olayın işlenmesinde önemli amaçlardan biri kendi haklı taleplerini ileri süren, bu taleplere demokratik yollarla ulaşmak isteyen, bağımsızlık, özgürlük, egemenlik isteğinde olan Azerbaycan halkının iradesini kırmak, insanların bağımsızlık arzularını tankların tırtılları altında ezmek idi. Sovyet İmparatorluğu masum insanların kanını akıtsa da, halkımıza karşı benzeri görülmemiş zulüm etse de, isteğine nail olamadı, milli onurumuzu kırmak bilmədi. Dahi Bahtiyar Vahapzade tabirince desek:
O cumartesi gecesi, o qetl günü, - 
Mümkine çevirdik çok namümkünü. 
Halkın kalbindeki korku mülkünü,
O gece dağıdıb sökdü şehidler.

Tarihi yaşatıp diləyimizdə, 
Bir yumruğa döndük o gece biz de. 
Yıkıp köleliği kalbimizde 
Cesaret mülkünü dikti şehitler.
 


Halkın başına getirilen bu suç Sovyet İmparatorluğu'nun iç yüzünü bariz bir şekilde ortaya çıkardı.Aslında imparatorluğun Bakü'de bu kanlı olayı işlemekten ittifaka üye olan diğer cumhuriyetlere gözdağı vermek planı, emperyalist zor gücüne muhafaza etmek girişimi de boşa çıkmış oldu. 1990 yılı Ocak 19-dan 20’sine geçen gece Azerbaycan’da masum insanların kurşuna edilmesi işlemi SSCB Savunma Bakanlığı, DİN özel randevular ve KGB'nin "A" tahribat grupları tarafından organize olunmuştu. Bu facia eli yüzlerce masum insanın kanına batmış, daha sonra Nobel barış ödülü almış Mihail Gorbaçov tarafından organize edildi. 20 Ocak günü 131 kişi öldürülmüş, 600'den fazla kişi yaralanmıştı. Öldürülenler arasında beş milletin temsilcileri, 20'den fazla kadın, çocuk vardı. İnsanları özel gaddarlıkla ve yakın mesafeden vurdu. Örneğin, Y.Meyeroviçə 21, D.Xanməmmədova 10'dan fazla, R.Rüstemov 23 kurşunla vurulmuşlardı. Hastaneler, "ambulans"lar  ateşe tutulmuş, doktorlar öldürülmüş, adamlar süngü-bıçakla katledilmiştir. Kanlı Ocak günü Azerbaycan Türklerine zulüm edildi, ancak halkımın iradesi yenilmedi zalim teröristlere:
 
Zalım övünmesin zülmləriylə,
Min bir iftirasıyla, bin bir seriyle. 
Hakikat uğrunda ölümleriyle 
Ölümü kamına çekti şehitler

Karabağ savaşında, Hocalı faciasında, 31 Mart 1918 tarihinde Ermenilerin işlediği soykırıma olduğu gibi dünyanın Azerbaycan halkına ikili yaklaşım standartları 20 Ocak faciasında de kendini gösterdi. Uluslararası birlik 1956'da Budapeşte, 1968 yılı Prag, aynı zamanda 1989 yılının Tiflis, 1991 yılının Riga ve Vilnius olaylarına uygun hukuki değer verdiği halde, 1990 yılının Ocak ayında Bakü'de işlenen kanlı trajediye farklı perspektiften baktı. 1990 yılının Aralık ayında ise Gorbaçov'a hatta Nobel barış ödülü de verildi.

20 Ocak faciasının 4. yıldönümünün yapılması hakkında” Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev'in 5 Ocak 1994 tarihli kararı ile Milli Meclise 20 Ocak olaylarına tam siyasi-hukuki değer verilmesi tavsiye edildi... Milli Meclis'te tartışmaların sonucu olarak 1994 Martın 29’unda “1990 20 Ocak'ta Bakü'de işlenmiş trajik olaylar hakkında” karar kabul edildi. Kararda, 1990 yılının kanlı 20 Ocak faciasına devlet düzeyinde siyasi-hukuki değer verildi... 

Bugün bizler özgür, demokratik bir ülkede yaşıyorsak bunu şehitlerimize borçluyuz. Canını Vatanı için siper etmiş insanları asla unutmamalıyız!
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.