“Kurban Türk'ün bayrağına!” Diyen Azerbaycan Şairi(Ahmet Cevat)

 

Ahmet Cevat Azerbaycan romantizm edebi ekolünün yetenekli temsilcisi, nasir, yazar ve milli istiklal şairi, demokratik görüşlerine göre bastırılmış uğramış dahi söz ustasıdır.

Ahmet Cavad Mehemmedeli oğlu Ahundzade 1892 yılında Şemkir rayonunun Seyfeli köyünde doğdu. Köy okulunu bitirdikten sonra öğrenimini Gence'de Müslüman ruhani Semineri sürdürmüş, burada Rus, Arap, Fars dillerini mükemmel öğrenmiş, Hüseyin Cavid ve Abdulla Sur gibi önemli aydınların öğrencisi olmuştur. Şiir ile de ilk kez Gence'de eğitim yıllarında ilgilenmiş, 1910 yılından başlayarak lirik şiirler ve eleştirel makaleler çeşitli gazete ve dergilerde görev yaptı.

1922 yılında Bakü'de (işçi fakültesinde), 1924 yılında ise Nerimanov texnikumda ders vermiştir, Edebiyat toplumunun Sekreteri, "İnqlab ve kültür" dergisinin sorumlu Sekreteri, Tarım Texnikumunun öğretmeni, Azərbaycan Kend Tarım Enstitüsü'nün doçenti, aynı enstitünün dilbilim sandalye rehberi görevlerinde çalıştı.

1934 yılında Azerbaycan yazarlarının I kurultayına temsilci seçilen Ahmet Cevat 1935 yılından ömrünün sonuna kadar Azerneşrin sanat bölümünde editör olarak çalışmıştır.

Ahmet Cevat "Koşma", "Dalga", "Sınıf mücadelesi", "Şiirler", "Çırpınırdı Karadeniz", "Seçilmiş eserleri" kitaplarının, yüklü miktarda yazar makalenin, onlarca nesir eserlerinin yazarıdır. Onun şiirsel eserleri zarif, lirik-romantik üslubi, dil teraveti, realist ve demokratik içeriği, sadeliği ve xəlqiliyi ile seçilir.Sənətkarın Türk dünyasında çok ünlü şiirlerinden biri de "Çırpınırdı Karadeniz" şeiridir.Bu esere türküler katılmış, şarkılar okunmuştur:

Çırpınırdı Karadeniz 

Bakıp Türk'ün bayrağına! 

"Ah! ..." Deyerdim, hiç ölmezdim 

Düşebilsem ayağına. 


Ayrı düşmüş dost elinden, 

İller var ki, çarpar sinen! .. 

Vefalıdır geldi, geden, 

Yol ver Türkün bayrağına! 


İnciler dök, gel yoluna, 

Sırmalar sep sağ, soluna! 

Fırtınalar dursun yana, 

Salam Türkün bayrağına! 


Dost elinden esen yeller, 

Bana şiir, selam söyler.

Olsun bizim bütün eller 

Kurban Türk'ün bayrağına! 

Yol ver Türkün bayrağına !!!

 Şairin sanat-siyasi fikir dünyası da doğa ve sevgi lirikası kadar çeşitli ve zengindir. Milli tarih, felsefe ve maneviyatla ilgili öyle bir motif yoktu ki, Ahmet Cevat ona dokunmamış olsun. Sadece üç renkli bayrağa altı şarkı yazıp, "Dilimiz" şiirini kaleme alıp, əlifbaya şiir adayıp. Cafer Cabbarlı ile beraber Latin alfabesini savunan ilk iki Entelektüelden biri olup. Osmanlı Türkleriyle beraber Balkan harbinde katıldı, Birinci dünya savaşında doğu cephesinde Ermenilere karşı savaştı. Şehit mezarını ve karakterini kaleme almış; didərginlə, qaçqınla, rehin düşənlə temasta bulunmak henüz 90'lı yıllardan çok önce ilk kez onun kaderine kısmet düştü.

Azerbaycan Cumhuriyeti'nin ilk marşı, ilk bayrağı onun adı ile bağlıdır.Bu gün Azerbaycan Türklerinin dünya arenasında iftiharla seslendirdiği istiklal marşın metni işte, Ahmet Cevat dühasına aittir.

Azerbaycan, Azerbaycan!

Ey kahraman evladın şanlı vatanı!

Senden ötürü can vermeye cümle hazırız,

Senden ötürü kan dökmeye cümle kadiriz.

Üç renkli bayrağınla mutlu yaşamak! ..........

Her bir milletin bayrağı (sancağı) onun milli kimliğinin, dilinin, kültürünün, dini-manevi ahlakının, kısacası onların genelliği olan milli ideolojisinin ifadesidir. Bayrak öyle bir remzdir ki, millet o zaman geçmişini ve bugününü görür, gelecekte atacak adımları belirler. Birinin yaşadığı bir ülkede milli ideyanın neden ibaret olmasını bilmiyorsa, ya da böyle bir ideyanin olmadığını iddia ediyorsa demek ki, onun bilincinde ulusal bayrak anlayışı veya çok zayıf şekilde mevcuttur, ya da genel olarak yoktur. Çünkü milli bayrak tek manevi-ideolojik bir kavramdır ki, vatandaş o zaman kendi kendini kimliğini, dilini, kültürünü vb. görür. Demek ki, milli bayrağın mahiyetini, manevi-ideolojik anlamını anlamayan bir kesde bayrak sevgisi ortaya bilməz.Bu tür manevi-ideoloji Ahmet Cevat kimliğinde kendini yansıttı.

Türkistan yelleri öpüp alnını 

Söylüyor derdini sana, bayrağım! 

Üçrəngin aksini Quzğun denizden 

Armağan yollasın yara, bayrağım! 


Yürürken Turan'a çıktın karşıma, 

Kölgən devlet kuşu, kondu başıma! 

İzin ver gözümde coşan yaşıma – 

Dinlətsin derdini aha, bayrağım! 


Köksümde tufanlar geldim ileri, 

Öpüm kölgen düşen mübarek yeri! 

Allah'ın yıldızı, o güzel peri, 

Sığınmış kucağında Aya, bayrağım!

Azerbaycan'ı bağımsız, doğma halkını mutlu görmek isteyen Ahmet Cevat, haksız olarak hapsedilmiş, korkunç işkencelere maruz kalmış, 1937 ceza tedbirlerinin kurbanı olmuştur.

Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.