Nevruz Gelir, Yaz Gelir...

Nevruz Türkün doğaya bağlılığından gelen ve ona duyulan sevgiden teşekkül bulan ulu bir bayramdır.

Nevruz doğanın uyanışını, gece ile gündüzün beraberleşmesini, tarım hayatının başlangıcını, yazın gelişini yansıtan bayramlardan biridir. Nevruz Türkün doğaya bağlılığından gelen ve ona duyulan sevgiden teşekkül bulan ulu bir bayramdır. Türk milletinin kendi yaşam felsefesinden, doğa düşüncesinden doğmuş yaz bayramının her gelişi oldukça büyük coşku ile karşılandı. Çünkü doğadaki değişiklik tarih boyunca öylece etnosun hayatında da bir dönüm ve yenilenme noktası olarak düşünülüp. Eski Türk imparatorluklar çağında ilkbahar ve son bahar bayramlarının resmi devlet bayramları oldukları hakkında bilgilere Çin kaynaklarında rastlıyoruz. Kaşgarlı Mahmud'un “Divanü Lûgati't-Türk” adlı ilk ansiklopedik sözlüğünde baharın gelişi “sellerin-sulların çağlaması, karın eriyip dağ zirvelerinin görünmeye başlaması, dünyanın nefesinin ısıması, rengârenk çiçeklerin açılması, yeryüzüne yemyeşil ipek qumaşın serilmesi, hayvanların balalaması” şeklinde tarif edilir. Baharın gelişi, Yeni yılın karşılanması töreni mifopoetik düşünce olayı gibi kaostan uzaya geçişi temsil ediyor. Çoklu ayin ve törenlerin yapıldığı kutsal Nevruz gecesi bir an suların durması kaostan uzaya sürekli geçişin bir anının sembolüdür. Yani eskiden, eski yıldan ve ona bağlı olan ne varsa sembolik olarak hafızalardan silinir.


 
Nevruz bayramının kökeni eskidir. Eski zamanlardan Azerbaycan, İran, Afganistan, Tacikistan, Özbekistan ve birçok Doğu ülkelerinde baharın - yeni yılın gelişini şenliklerle karşılıyorlar. Nevruz Azerbaycan'la birlikte, İran'da, Türkmenistan'da, Tacikistan'da, Özbekistan'da, Pakistan'da, Kazakistan'da, Kırgızistan'da özel tentene ile kaydedilir.  Nevruz bayramına hazırlık bir ay önce başlar. Nevruzdan önce 4 ünsüre uygun - su, ateş, yel, toprakçerşenbeleri[1] kaydedilir. Bayram esasen 20-21 Mart tarihlerinde geçirilir. Nevruz temizlik bayramıdır. İnsanlar evlerini temizler, sanki kışın soğuğundan kurtararak, yazın gelişini karşılamaya başlarlar. Nevruz'un sembollerinden bir de semeni göyerdilmesidir. Bayram zamanı her evde semeniye rastlamak olabilir. Nevruz bayramında göyerdilen semeni yazın gelmesinin, doğanın canlanmasının, tarımın sembolüdür. Azerbaycan köylüsü semeni göyertmekle sonraki ekonomik yılına bereket, bolluk arzulamış, bayrama dört hafta kala, her salı ve bayram günü ateş qalamaqla, şarkı koşmakla güvenini ifade etti.

Son çarşamba gecesi devamlı konuşmak, içki içmek, yakışıksız işler tutmak olmaz. Nevruz Bayramı akşamı yakılan ateş hayır istenmektedir. Nevruz Bayramı akşamı komşular yaslı adamların maliyetinde ateş yakıp, onları "kara bayram" dan çıkarırlar.
 
Tonqal(ateş) yakma töreni bu odun-ocağın şefa verici, belirleyici gücü ile ilgilidir ki, adamlar kendi dertlerini, ağırlığını, uğurluğunu ateşin üstünde yakıyor. Arınmış, durulmuş bir rolle yeni güne, yeni hayata başlarlar.
 
Nevruz adetlerinden biri de biber katma şöleninin. Kep atma çocukların eğlenmesi için olan bir şeydir. Adamlar geziniyor, şapka atıyorlardı. Onların külahı ise kırmızı boyalı yumurta, qorğa, konfetilerle doldururlardı.

Nevruz adetlerinden biri de yumurta savaşıdır. Çocuklar yumurtaları savaşıyor sona kalan ise absorbe yumurtaları götürür. Aynı zamanda yumurtalar renklenerek sofraya konuluyor. Âdete göre rozet süslemek gerekir.  İçerisinde pasta,  baklava,  şeker çöreği, ceviz, fındık, kestane, noğul, badem vb. olmalıdır.

Bayramda pişen şekerbura Türk dünyaında Ayı, şotqoğalıGüneşi, baklava ise dünyanın yaradılışındaki 4 unsuru(su, ateş, yel, toprak ) sembolize ediyor.
 
 

[1] Nevruz öncesi Çarşamba gecesi yapılan gece toplanması adeti
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.