Suriye'den Kerkük'e Düşen Türk Savunma Hattı

Kerkük Misak-ı Milli sınırlarımız olarak kabul edilen coğrafyanın en güney ucu. Onun içindir ki hep Türkiye'nin güvenliği Kerkük'ten başlar, Kerkük düşerse Türkiye de düşer denir.

Bin yıllık kadim Türk yurdu Kerkük.

Çok acılar çekildi, katliamlar yaşandı. Hedefleri Türk kimliğini silip atmaktı.

Çok eskilere gitmeyelim. Saddam'ın yaptıkları var. Ve 19 Mart 2003'te başlayan ABD işgaliyle birlikte Barzani Peşmergelerinin Kerkük'ü adeta talan edişi, nüfus ve tapu kütüklerine el koyuşları.

Irak'ta 2005'te seçimler öncesinde ve sonrasında Irak Türkleri sürüldü yerlerine Kürtler getirildi. Kerkük'ün Türk kimliğini sorgulanır duruma düşürdüler.

Kerkük tartışmalı bölge oldu. Erbil mi kontrol edecek Bağdat mı? Türklerin adını ağzına alan bile yoktu.

2014 yaz aylarında IŞİD'in Irak'ın üçte birini işgaliyle sonuçlanan küresel senaryo kapsamında Kerkük de IŞİD saldırılarına ve işgaline maruz kaldı.

IŞİD'ten sözde kurtarılan yerler bu sefer Irak'ta Barzani Peşmergeleri Suriye'de PKK/YPG teröristlerince işgal edildi.

PKK sözde kurtarıcı rolünü Irak'ta da pazarlamaya çalışıyordu. Sincar'dan Kerkük'e kadar olan Türkmeneli coğrafyasında Barzani Peşmergelerinin yanında yer aldı. Halen de o bölgelerdeki PKK varlığı devam ediyor.

Bırakın Irak kuzeyindeki PKK kamplarını Süleymaniye, Kerkük, Mahmur, Sincar'da artan PKK etkisi var.

Önceki gün ise Kerkük merkezde arka arkaya 9 saldırılı oldu. Türkmenlerin yoğun yaşadığı semtlerdeki bu saldırılarda en az 3 Türkmen hayatını kaybetti, 26'dan fazla yaralı var.



ITC Başkanı Erşat Salih Kerkük'te durumun kötüye gittiğine ilişkin alarm sinyalleri verdiğini söylerken, IŞİD'in Kerkük'e sızma peşinde olduğu uyarısını da yapıyordu. Aslında çok haklıydı. Hem Kerkük hem de Türkmenler yalnız ve korumasız bırakılmıştı.

2018 sonuna gelindiğinde Suriye ile birlikte Irak'ta da IŞİD'e karşı zafer ilan edilmişti. Hem Bağdat hem ABD IŞİD'in yenildiğini söylüyordu. ABD kaynakları daha ihtiyatlıydı. Çünkü zafer ilan edildiği günlerde bile Musul'da Kerkük'te hatta Bağdat'ta IŞİD saldırıları oluyordu.

Aslında o süreçte IŞİD'in kontrol ettiği toprakları kaybettiğini ama yeniden toparlanma ve konuşlanma sürecine girdiği raporları ve uyarıları da geliyordu.

Ben de bu köşeden IŞİD 2.0 geliyor uyarısı yapan yazılarımı paylaşmıştım.

Nitekim istihbarat örgütleri ve sahaya yakından izleyen merkezlerin yeni IŞİD tehdidini gösteren raporlarının haritaya işlenmiş hali IŞİD eliyle bölgeyi dizaynda IŞİD 2.0'la yeni bir safhaya geçildiğini de gösteriyordu. Suriye'de Şam yönetimini kontrol ettiği alanlarda yeniden toparlanan IŞİD Suriye ordusuna karşı saldırılarla yeniden hareketleniyor.

IŞİD'in toparlandığı, konuşlandığı ve sarılar yaptığı noktaları haritaya koyduğunuzda ortaya çıkan resim şu: IŞİD Irak ve Suriye'de etnik ve mezhepsel bölünmenin gerçekleşeceği hatlar üzerinde mevzilenmiş.

Irak'ta 2003'ten, Suriye'de 2011'den buyana devam eden çatışma ortamında iç ve dış göçlerle etnik ve mezhepsel olarak halkın kendi bölgelerinde toparlanması gerçekleşti. Şimdi sıra bu bölünmeyi derinleştirmek, her etnik/mezhep grubuna şimdilik özerk bilahare bağımsızlık kapısını açacak yapının oluşması.

İşte Kerkük'te zaman zaman zaten yaşanan ama önceki gün yoğunlaşan saldırılara aslında böyle daha geniş pencereden bakmak lazım.

Kerkük bir Türk yurdudur ama katliam ve demografik operasyonlarla Irak'ın küçük minyatürü haline gelmiş, Irak'taki hesaplaşmanın da merkezi olmuştur. Kerkük'ün bu haliyle Bağdat'a bağlı özel statülü bir vilayet ya da bölge olması 2003-07 yılları arasında Türkiye'nin Irak politikasındaki temel argümanlarındı. Ancak birçok kırmızı çizgi ve dış politika ilkemiz gibi bu da soldu yok oldu.

Ama bu yok oluş sadece çizgiler ya da ilkelerimiz değil Türkiye'nin bekası ve güvenliği de tehdit altına giriyor. Önümüzdeki dönemde yeniden artacak IŞİD saldırılarıyla birlikte hem Kerkük her şeyini ve kimliğini yitirip petrol zenginliği üzerinden paylaşılacak hem de Irak'ın Kürt-Şii-Sünni olarak bölünmesi ortaya çıkacak.

Kerkük Misak-ı Milli sınırlarımız olarak kabul edilen coğrafyanın en güney ucu. Onun içindir ki hep Türkiye'nin güvenliği Kerkük'ten başlar, Kerkük düşerse Türkiye de düşer denir.

Kerkük'ün önemi ve şimdiki kritik durumu böyleyken Misak-ı Milli'de olan ve bugün Suriye topraklarında kalan topraklardan da Türkiye'nin dışlanmasının yanında buralarda düşman yapılar oluşturulmasına yönelik küresel proje hızla sürüyor.

Daha dün ABD Dışişleri Bakanı, "Türkiye'ye terörist saldırı riskini azaltmak için Suriye'nin kuzeyinde güvenli bölge kurma çabaları sürüyor" dedi. Bunun anlamı "güvenli bölgede Türkiye olmayacak, onun sınır güvenliğini ABD sağlayacak". Kimle? PKK/YPG ile.

Ve ABD güdümünde PKK'nın kontrolünde olacak bu güvenli bölgede Fransa, İngiltere'den sonra Almanya'nın da görev alacağı dün ortaya çıktı.

Suriye kuzeyinden Kerkük'e… Türkiye'nin dış güvenlik hatları birer birer düşüyor. İçerisi de parlak değil.

Türkiye öngörüsüz kararlarıyla ve yanlış yönettiği S400 projesiyle iki süper gücün arasına sıkıştı ve silah ters tepti. Dua edelim de S400 Akkuyu'da bir Rus üssüne konuşlanacak olmasın. Parası bizden, kontrolü Ruslarda. Akkuyu santral projesi buna imkan veriyor.

Yağmurdan kaçarken kasırgaya tutulmak gibi.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.