Baskın Seçim (Mi?)

Nasıl anlatsam, nereden başlasam derken…

Karar verdim. Bodoslama dalacağım.

Neden mi söz ediyorum? Tabii ki 24 Haziran 2018 erken seçim kararından…

Neymiş efendim?

Sayın Bahçeli, büyük bir bilge lider olarak yine (!) beka sorununu görmüş, vurmuş yumruğunu masaya, koymuş çözümü ortaya…
26 Ağustos’ta seçim olsun(muş)…

Hem bunu öyle anlatmış ki fonda mehter marşı eksik. “26 Ağustos Pazar günü yani Malazgirt Zaferi ve Büyük Taarruzun yıldönümünde, Türk milletinin yeni bir zafer ruhuyla sandığa gidip, hem cumhurbaşkanı hem de milletvekili seçimlerinde Türk düşmanlarına hak ettikleri dersi vermesi en makul, en mantıklı, en akıllı, en demokratik yoldur. İrade milletindir, istikbal milletindir, istiklal milletindir. İhanet ise millet karşısında asla tutunamayacaktır...”
Neresinden ele alsam bilmiyorum. En iyisi yine bodoslama gireyim.
  1. Konuşmanın tamamını, 2002 yılında erken seçim çağrısını yaptığında basına yapılan açıklama ile karşılaştırdığımızda ana düşüncelerinin aynı olduğunu görüyoruz.
  2. 2002’de yaptığı çağrıdan sonra AKP tek başına iktidara gelmiş, Türkiye’nin bugünlere gelmesinin baş aktörü olmuştur. (Gerçi uzak görüşlülüğünün müthiş gücüyle kendisi ve partisi meclis dışı kalmıştır ama olsun; o kadarlık kusur kadı kızında da bulunur.)
Konu Sayın Cumhurbaşkanına ulaşınca, Beyefendi çok alınmış, bu çağrıyı beklemediğini yakın çevresine (!) hissettirmiştir. Öyle ya! Aylardan beri, erken seçime karşı olduklarını hem kendisi, hem de altındaki her kademe defalarca tekrar etmiştir.
Mesela Sayın Cumhurbaşkanı “Düşündüler… Düşündüler ne yapsak… Tutturdu şimdi erken seçim diye… Erken seçim değil, seçimin zamanı belli zaten…” (Cümleler benim değil, bizzat Sayın Cumhurbaşkanınındır. Anlatım bozuklukları ona aittir.) derken Sayın Başbakan da ““Diyor ki gelin şu seçimleri öne alalım. Yahu be kardeşim 15 yıldır yenile yenile yenilgiye doymadın mı? Şurada 14 ay var, biraz daha oyalan…” diyerek son derece açıklayıcı “başbakanca” bir üslupla erken seçim olmayacağını ifade etmişlerdir. Tabii başka başka bakanlar, parti sözcüsü vs. de geri kalmamış, değişmez ve değişmeyecek ilke kararlarını vurgulamışlardır.

AKP erken seçime karşıdır ve erken seçim yapmaz!

Sakın 1 Kasım 2015 seçimi de erken seçimdi deyip bozgunculuk yapmayın. Bir de üstelik onun mimarı da Sayın Bilge Liderimizdi demeyin.

O başka bir kere! O sayılmaz.

Nerede kalmıştık?

Evet Sayın Bahçeli’nin erken seçim teklifine hazırlıksız yakalanan bir AKP ve Sayın Cumhurbaşkanı’nda kalmıştık.

Peki, hazırlıksız yakalandı da ne oldu?
  1. Hemen ertesi günü 13. 30’da Sayın Erdoğan ve Sayın Bahçeli bir araya geldiler. Yarım saate yakın görüştüler. ( Yarım saat deyince, ben bu yazının başına oturduğumda kapının zili çaldı. Bir arkadaşım emanet aldığı kitabı getirmiş. Kapının önünde biraz lafladık. Yazının başına döndüğümde baktım ki yarım saat geçmiş.)
  2. Saat 15. 53’te sözlerine, "Bugün Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli ile oldukça verimli bir görüşme gerçekleştirdik." diyerek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçimlerin 24 Haziran 2018 Pazar günü yapılmasına karar verdik." dedi. ( Ne yalan söyleyeyim, beni burası çok etkiledi. Ben yarım saatte ancak hal hatır sorabiliyorum. Değerli yönetenlerimiz ise aynı zaman diliminde birçok konuyu görüştükleri gibi, net tarihli bir erken seçim kararı da alabiliyor. Parti kurulları ne işe yarıyor diye bir soruyu kimse sormasın. Yasak!)
  3. Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Sadi Güven derhal bir açıklama yaparak “Bugün itibariyle seçim takvimi hazırlıkları başladı. Bir iki gün içinde bunu tamamlayacağız. TBMM’den yasanın çıkıp yayınlanmasını bekleyeceğiz. Ondan sonra da süreci işleteceğiz. Süre sıkıntısı yoktur.” dedi. (Bu arada YSK Başkanı’nın Sayın Cumhurbaşkanının yaklaşık 16 civarında yapacağı açıklamayı nereden bildiğini sorarak ortalık karıştırmaya çalışmayın lütfen!)
  4. YÖK Başkanı Sayın Yekta Saraç tam 16.31’de twitter’dan şu paylaşımda bulundu: "24 Haziran 2018’de gerçekleştirileceği açıklanan erken seçim tarihinin Yükseköğretim Kurumları Sınavının (YKS) yapılacağı tarihle aynı güne denk gelmesi üzerine, Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) olarak YKS’nin 30 Haziran 2018 – 01 Temmuz 2018 tarihlerinde yapılmasına karar verilmiştir."  ( Tam da burada hiç kimse, daha basın toplantısı yeni bitmişti, YÖK ne ara toplandı da karar aldı diye bir nifak sorusu sormasın.)
  5. Ve 18. 45’te AKP ve MHP’li vekiller Erken Seçim Yasası teklifini TBMM Başkanlığına verdiler. ( Memleket yönetiminde hız çok önemli. Bir saatte yasa teklifi. Müthiş bir şey!)
Bugünün baş döndürücü trafiği bu!

Bugün yaşananlardan sonra ben,

Sayın Erdoğan ve Sayın Bahçeli arasında önceden planlanmış bir erken seçim kararı alma stratejisi olmadığına,

YSK ve YÖK gibi kurumların bir saat içerisinde yetkili kurullarını toplayıp hayati kararları alabilmelerinin çok olağan olduğuna,

Seçim Yasası teklifinin çok yetenekli vekillerce bir saatte hazırlanmasının çok sıradan bir iş olduğuna yürekten inandım.

Eğer bunlara inanmasam,

Bu seçimin baskın bir seçim olduğunu,

Seçime kadar kalan sürenin bir ayının ramazan olduğu için saha çalışması yapılamayacağını,

Bu seçimlere özel medyanın daha da önem kazandığını

Bu medyanın % 90’ının AKP’nin kontrolünde olduğunu düşünmek zorunda kalacağım ki o zaman da kendimi şu cümleyi yazmak zorunda hissedeceğim:

Nasıl bir karar bu? Delikanlılık bunun neresinde? Adamlık, insanlık, güvenilirlik bu kararın hangi zerresinde?
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Osman Karaarslan3 ay önce
atı alan üsküdar'ı gecmisti ya. bu da kapti kaçti tarzi bir seçim olacak.