Bilgelik mi Dediniz?

“BEKA SORUNU diye bir şey, 7 Haziran akşamı yoktuysa şimdi niye var?” diye sormayın… Vardır “Bilge”nin bir bildiği…

Kafam allak bullak…
 
Nereden başlamak istesem, düşündüklerimin ilk cümlesi beynimde fırtınalar kopartıyor. İçim yanıyor… Herhangi bir konuyu derinliğine işlersem hissettiklerimi yüreğim kaldırmayacak. Onun için kısa kısa… Aklıma gelen ne olursa… Bir çeşitleme yapacağım size…
 
Bu yazdıklarımın tek bir ortak paydası olacak: Uzaktan çok büyük gördüklerimin yaklaştıkça ne kadar ufak olduğunu anlamanın bende uyandırdığı izlenimler yer alacak satırlarımda… Aslında hep bildiğiniz şeyler… Derli toplu bir arada görürseniz bir şey değişir mi diye merak ediyorum.
 
Bakalım sizde hangi duyguları uyandıracak?
 
………
 
Oysa tüm toplumu etkileyen çok önemli ve hüzünlü bir gelişmeden sonra ne güzel başlamıştı her şey:
 
Devlet Bey, yeri doldurulamayacak bir liderden sonra 1997’de MHP’nin başına geçmişti. 1999’da yapılan genel seçimlerden sonra da Türkiye’yi 12 Eylül’e götüren her türlü planlamayı çöpe atan, artık bir daha “12 Eylül”ler yaşatmayacak bir siyasi oluşuma mührünü vurmuş ve DSP ile kurduğu koalisyonla dökülmesi muhtemel kardeşkanlarının önüne geçmiş, takdirle karşılanmıştı.
 
Sonra yıllar geçmeye başladı…


 
Bir baktık ki koalisyonu bozan bir açıklamayla gündemdeki yerini aldı: “Siyasi hayatımızda çok hızlı gelişmelerin yaşandığı çalkantılı bir dönemden geçilmektedir. Türkiye artık dönüşü olmayan bir erken seçim sürecine girmiştir.
 
Ve 3 Kasım 2002’de seçim… 8,34 oyla baraj altında kalış… Ve istifa…
 
Müthiş kişilikli bir davranış ama 24 saat bile sürmeyen bir gösteri…
 
Bu arada, dikkatinizi çekerim. BU SEÇİM AKP’NİN SEÇİMLERE GİRDİĞİ İLK SEÇİMDİ.
 
Şahsen benim ilk alt üst olduğum davranış buydu. Yakın çevrem bilir. Seçildiği zaman onun bu görev için yetersiz olduğu düşüncesindeydim. Fakat icraatları sonrasında “Ben yanılmışım.” cümlesini çekinmeden kurar olmuştum.
 
Neyse… Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilmesindeki rolünden söz etmiyorum.
 
Hele hele hiç tutmayan formüllerini bile gündeme getirmiyorum.
 
Benim en çok etkilendiğim “BİLGE DAVRANIŞ” 7 Haziran seçimleri sonrası…
 
Bu sırada…
 
11 Mart 2011’de Suriye’de başlayan iç savaş bütün şiddetiyle devam ediyordu…
 
Çözüm süreci denilen garabet uygulamanın en vahim sonuçları olan hendek operasyonları tüm etkisiyle gündemdi.
 
FETÖ mali gücüyle medya desteğiyle, her türlü örgütlenmesiyle dimdik ayaktaydı.
 
BEKA SORUNU diye bir şey varsa tam da bu süreçte zirvedeydi.
 
Ve de yıllardan beri iktidar hevesiyle yanıp tutuşan, iş, ekmek peşinde koşan parti tabanı da, seçimlerde can havliyle çalışmış, dört gözle seçim sonrası gelecek iktidarı bekliyordu.
 
AKP hükümeti, 7 Haziran 2015'te yapılan genel seçimlerde, iktidara geldiği 2002 seçimlerinden sonra ilk kez, tek başına hükümet kuracak oy oranına ulaşamamıştı.
 
Devlet Bahçeli, daha resmi sonuçlar açıklanmadan…
 
Kimseye danışmadan…
 
Tüm bilgeliğiyle, kendisinin "hiçbir hükümet formülü içinde olmayacağını" ilan edip kendilerine "ana muhalefet görevi verilmesini" talep etti.
 
Ve tabii erken seçim
 
Sonrasında yine tek başına AKP iktidarı…
 
Haaa, bu süreçte AKP ve MHP genel başkanlarının birbirlerinin vasıflarını(!) ortaya koymak için verdikleri emekleri(!), gösterdikleri gayretleri (!) de unutmak mümkün değil tabii…
 
Türkiye’nin kâbusu geldi sonunda… 15 Temmuz
 
Bu tarihle ilgili bir satırbaşı açarsak çıkamayız… En iyisi, bugün gösterilen dayanışmaya alkış tutup ilerde bol bol konuşmak üzere bu konuyu pas geçelim.
 
Sonrasında, 7 Ağustos’ta bir Yenikapı Mitingi var ki müthiş
 
Recep Tayyip Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu, Devlet Bahçeli… Hepsi orada… Bir “Yenikapı Ruhu”dur gidiyor.
 
 Ağustos sonrası en çok kullanılan kavram bu: Yenikapı Ruhu.
 
Öyle bir ruh ki AKP’yi Haliç’te kırk defa deterjanla yıkamaya ant içmiş Bahçeli’ye, bu sözünü unutturuverdi.
 
Erdoğan'ın cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra gündeme getirdiği Başkanlık Sistemi'ne karşı olan Bahçeli, 15 Temmuz'dan sonra ise tutum değiştirdi. 11 Ekim 2016'da grup toplantısında yaptığı "sürpriz" açıklamayla, AKP'ye, dolayısıyla Erdoğan'a "başkanlık önerisini Meclis'e sunması" çağrısı yaptı.
 
Ve 16 Nisan 2017… Artık yeni sistem %51,4’le yeni sistem hayata geçti.
 
O gün bugün…
 
Artık Sayın Cumhurbaşkanı ne derse onu destekleyen, her platformda her türlü uslûpla savunan bir Bilge Liderimiz var…
 
Ve yeni stratejilerinin nedeni de kutsal: MİLLETİN BEKASI.
 
Şimdi sakın kalkıp
 
11 Mart 2011’de Suriye’de başlayan iç savaş hızını kaybetti, milyonlarca Suriyeli her tarafa yerleşti. Oy bile kullanıyorlar… (Bana göre asıl beka sorunu bu ama Sayın Bahçeli’nin gündeminde olmayan bir konu bu. Vaktiniz varsa lütfen 24 Ocak 2017 tarihli “Cambaza mı Bakıyoruz?” başlıklı yazıma bakın.)
 
Artık PKK parmağını oynatamaz hale geldi. Çözüm Süreci’ni uyduran kafalar utanmadan biz yok ettik diye hava bile atıyorlar.
 
Fetö’nün neredeyse kılcal damarlarına bile girildi.
 
Amerika, Rusya deseniz dün neyse bugün de o… Hatta ilişkilerimiz düne göre daha iyi…
 
O zaman “BEKA SORUNU diye bir şey, 7 Haziran akşamı yoktuysa şimdi niye var?” diye sormayın…
 
Vardır “Bilge”nin bir bildiği…
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Nejat Armağan 4 ay önce
aklına, diline sağlık... teşekkürler... selamlar...
Tuncay Yıldırım4 ay önce
ercan hoca'm yine taşı gediğine koymuş...
Kıymet Aktan4 ay önce
az bile yazmışsın ercan hocam yazılacak konuşulacak çok şey var.millete nasıl anlatabilir gösterebiliriz.her şey türk islam ülküsünü dağıtmak üzere tezgahlanıyor.
A.EKER4 ay önce
doğrudur devletin beka sorunu vardı. ama bu sorun, bahçeli devletin beka sorunu olduğu için vurgusu yapıldı durdu. türkiye cumhuriyeti devletin in değil yanlış anlaşılmasın