Bir projem var!

Müjde…
Hem de nasıl bir müjde!
Devlet büyüklerimiz dünya ekonomi literatürüne girecek bir yöntemi hayata geçirdi.

Tanzim satış!

Bilindiği gibi, dünyada tüm devletler tüm silahlarını eline almış, güzelim ülkemizi yok etmek için hazırda bekliyorlar.
Beka sorunu nereden çıktı sanıyorsunuz siz? Bunu göremiyorsanız –kusura bakmayın ama- bu sizin saflığınız.
Görmediyseniz ya da anlayamadıysanız hatırlatayım.
Biliyorsunuz, iktidar ekonomimizi gül gibi yönetirken 2018 Mayısında spekülatif bir hareketle dolar zıplamıştı. Malum medyadaki müthiş ekonomi uzmanı bir yazar şunları yazmıştı: MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 17 Nisan'da yaptığı 'erken seçim' açıklamalarından sonra TL, dolar karşısında yüzde 15 eridi. Türkiye'nin makroekonomik göstergelerini incelediğinizde bu durumu açıklayacak teknik bir neden bulmak zor. Küresel piyasalardaki gelişmelerden en çok bizim etkileniyor olmamız da manidar. Ama son dönemde ekonomiye spekülatif bir saldırı yapıldığını söylediğinizde 'komplocu' ilan ediliyorsunuz. Döviz piyasasının üç önemli oyuncusuna sordum. Ortak görüş şu: 1 ayda yüzde 20'leri bulan değer kaybı olağan değil, bu bir spekülatif saldırıdır.
Bu arada 2018 Mayısı Sayın Devlet Bahçeli’nin “Hep destek, tam destek!” formatına ilk geçtiği ay sayılır. Ne de olsa bu ay meşhur “Beka!” temalı “Cumhur İttifakı” nın imza altına alınıp YSK’ya verildiği aydır.
Derken gene iktidar ekonomimizi gül gibi yönetirken 2018 Ağustos’unda olan müthiş saldırılar!.. Gene malum medyada aynı yazar şunları yazdı: Türkiye'yi dış politikada diz çöktürmek için ekonomik gerekçelerden bağımsız bir şekilde spekülatif ataklarla yükseltilen döviz kuruna vatandaş prim vermemeye devam ediyor.
Dikkat ederseniz gene spekülatif… Ve gene dış güçler… Ve mücadelede gariban halkımız…
Hükümet yatıyor mu sanıyorsunuz? O, tabii ekonomiyi gül gibi yönetmeye devam ediyor. Ve başka alanlarda da  zamlar gül gibi(!) art arda geliyor.
Şöyle bir baktım da bir yılda…

Mazot %85, gübre %110, tohum, %95, enerji %85 zamlanmış. Bu arada hakkını yemeyelim. Günlük işçi yevmiyesi %30 zam görmüş.Halkımız da Sayın Cumhurbaşkanı’nın talimatıyla üç günde 3.3 milyar dolar satmış. (Valla bunlar malum yazarın rakamları… Benim yaşadığım yerde bu milyar dolarlara destek olabilecek güçte kimse de yoktu, bankalarda bu konuda hareket de…)

Hükümetin ve özellikle ekonomi yönetimimizin başındaki Sayın Cumhurbaşkanımızın damadı Bakan Bey’in hiçbir olumsuz etkisi olmadığı halde bu spekülatif ataklara karşı nasıl da cansiperane mücadele ettiğini görüyoruz. İki sihirli başlık altında sürdürüyorlar bu mücadeleyi:

1.       Zam yaparak…
2.       Halka döviz sattırarak…
Nasıl da gurur doluyum, anlatamam. Ey Amerika, Ey Almanya, Ey Fransa… İşte böyle oturup kalırsınız. Var mı sizin ekonomi kitaplarınızda “Beka”nıza saldırılınca alabileceğiniz önlemler…
Tam böyle diyorduk ki…
Bu dış güçler, bu beka(!) düşmanları, bu stokçular, bu spekülatif fiyatları belirleyenler, son zamanlarda da sebze meyve piyasasına daldılar. Patlıcan biber terörü oluşturuyorlar. İfade ve iddia benim değil. Sayın devlet büyüklerimizin… Ben şimdiye kadar bilmiyordum patlıcan terörünü ve teröristlerini… Sağ olsunlar sayelerinde öğrendim.
Siz var ya siz! Şimdi kıs kıs gülüp “Domates nasıl stoklanır? Nerede stoklanır? Patates mi bu demeyin ya! Vardır bir yolu. Hem kış mevsimi… Kolay kolay bozulmaz.
Spekülatif saldırılar market ürünlerinde başlayınca meşhur yazarımız ne güzel uyardı bizi: Malum çevre, "darbeyle, kumpasla, seçimle hükümet devrilmeyince meyve-sebzeyle başarabilir miyiz?" diye umutlandı.

Bir anda anladık ki bu piyasadaki pahalılık, her şeye gelen zamlar meğer gene “Beka”mıza yönelik saldırıların bir sonucuymuş. Yoksa Bakan Bey’imiz ekonomimizi gül gibi idare ediyormuş.
Ve… Müthiş önlem! Müjdeli haber burada devreye girdi. Bu malum çevrelerin, stokla, spekülatif hareketlerle oluşturdukları bu pahalılığın kafasını gözünü dağıtacağız artık. Önlem hazır:
Tanzim satışları…
Şimdi bazılarınız: “ İyi de kim bu stokçular, kim bu spekülatif hareketleri yapanlar? Devletin istihbaratı yok mu? Bunlara gereken cezaları verecek yasalar mı eksik? Kolluk kuvvetleri mi beceriksiz? Niye bunlar afişe edilmiyor?” gibi art niyetli(!) soruları sormaya başlamıştır şimdi… Ama ben biliyorum ki bu tip soruları aklınıza hep o malum çevreler sokuyor. Atın bunları kafanızdan kardeşim, atın!

Nasıl da hızlı sonuç verdi tanzim satışlar! Ben Sayın Cumhurbaşkanımızın yalancısıyım. İki ilde açılan 80 tanzim satış mağazasıyla( sergi sergi…) fiyatlar tüm Türkiye’de %50 düşmüş.
Şimdi de çıkıp “Bizim orada düşmedi, Türkiye iki ilden mi oluşuyor, 20 milyonluk İstanbul’da 50 tanzim satış noktası kaç kişiye hizmet eder, bu soğukta iki üç saat kuyrukta bekleyenlere en fazla iki üç kilo sebze verilmesinin mantığı ne?” gibi abuk sorularla ortalığı karıştırmayın lütfen!
Siz sonuca bakın sonuca! Sizin orada düşmediyse o sizin sorununuz. Hiç derdim bile değil!
İşte dünya ekonomisine büyük hizmet! Tüm dünya bizden bu mücadele yöntemlerini alsın.

Bu arada bir katkı da benden! Müthiş bir projem var.
Tabii ki ana fikir ekonomi yönetimimizin… Neydi bu fikir:

Çok zam yapılan ürünlerde – ki bunlar stokçuluğun ve spekülatif hareketlerin merkezinde planlanır- tanzim satışla bu art niyetli zamların tepesine binilir.
Şimdi dikkat…

Devletin asgari ücrete yaptığı zam kaç: %26
Pekiiii!..
“Mazota kaç: %85… Gübreye kaç: %110… Tohuma kaç: %95…  Enerjiye kaç: %85 zam gelmiş!
O zaman burada kesin bir stokçuluk durumu var ya da bu zamlar “beka”ya yönelik spekülatif zamlar…
İşte bu durumda çözüm için en hızlı yol açık ve net:
Tanzim Satış!
Sanırım bu önerimi Sayın Hazine ve Maliye Bakanımız çok takdir eder.
Çünkü onun yöntemini hayata geçiriyorum.
Ve kendimle gurur duyuyorum.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Ibrahim Çetinsoy 3 ay önce
kalemine yüreğine sağlık sayın hocam, müthiş tespit ve yorum.