İşte Tam da Bu Yüzden

 

İşte tam da bu yüzden…

Nedir o, bu yüzden olan dediğinizi duyar gibiyim.

Başkanlık sistemine işte bu yüzden karşı çıkmıştım. Aslında birçok nedeni var da en önemli nedenlerden biri, belki de en önemlisi bu!

Şimdi de nedir bu önemli neden dediğinizi de duyar gibiyim. Anlatayım efendim. Bakalım siz ne diyeceksiniz?

Tarih 5 Haziran 2017… Katar Pazartesi gününe adeta kâbusla uyandı. İlk olarak Suudi Arabistan, Bahreyn, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri, petrol zengini Katar ile ilişkilerini kestiklerini duyurdu. Daha sonra Yemen, Libya ve Maldivler de bu dört ülkeye katıldı.

Özeti şu:

 Arap yarımadası bir krizle başladı güne ama birden gelen bir kriz değildi bu. Aslında kriz Mısır'da seçilmiş Cumhurbaşkanı'nın darbeyle devrilmesinden sonra yavaş yavaş baş göstermiş; hatta 2014’te ilişkiler bir kere daha kesilmişti.

Katar bir süredir komşuları tarafından teröre verdiği destek nedeniyle eleştiriliyordu. Onlara göre Katar, "bölgede istikrarı tehdit eden Hamas, Müslüman Kardeşler, DEAŞ ve El Kaide'nin de dahil olduğu birçok terörist ve mezhepçi grubu kucaklıyor; Mısırdaki İhvan hareketine desteğini saklamıyordu. ( Bilin bakalım, Türkiye’deki Hamas, İhvan destekçisi kim?)

Şimdi sizde uyanan yeni soru şu: İyi de bize ne bundan, daha doğrusu başkanlık sistemine karşı oluşla bu krizin bağlantısı ne?

İsterseniz bu bağlantılara birlikte göz atalım:

Tarih 6 Haziran 2017… “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Katar krizine" ilişkin, "Katar'a karşı başlatılan yaptırımları, doğru bulmadığımızı peşinen ifade etmek istiyorum.” dedi mi, dedi.

Peki, hemen arkasından Katar’la asker gönderme ve jandarma eğitme anlaşmalarının mecliste onaylanacağını duyurdu mu, duyurdu. Meclis de “emir-komuta” uygulamasıyla konuyu görüşmeyi öne alıp kararı aldı mı, aldı.

Peki, Kime danıştı? Kiminle tartıştı; muhalefetin görüşü alındı mı? Mesela son aylardaki büyük destekçisi Bay Bilge’ye bir şey sordu mu?

Şimdi bazılarının “Ayıp ya, Koskoca Cumhurbaşkanı… Danışmanları var, onlarla konuşmuştur.” dediğini duyar gibiyim. Elhak konuşmuştur. Hiç şüphem yok.

Ama unutmayın, boru değil, tank değil; asker göndereceğiz asker… Senin benim, vatandaşın kınalı kuzularını göndereceğiz Katar ellerine…

İyi de bir ülkeyi bu kadar çok ilgilendiren bir konuda – ki işin ucunda başta Suudi Arabistan diğer tüm Körfez ülkeleriyle sorunlu hale gelmek var- hemen karar verip bunu ilan etmek gerekir mi?

Bakın burada özellikle bir şeye dikkatinizi çekmek istiyorum.

Katar haklı ya da haksız demiyorum.

Bu konuda alınan karar doğrudur ya da yanlıştır demiyorum.

Söylemek istediğim şu:

Bir milletin kaderiyle bir kişi oynuyor.

Bütün strateji iki dudağın arasından çıkanlarla çiziliyor.

Belki bu defa müthiş doğru bir karar alınmıştır.

Belki bu defa Suudi Arabistan’ın, Mısır’ın, Bahreyn’in, BAE’nin bizimle sorunu olması çok doğru bir şeydir.

Belki bu defa Bu ülkelerin arkasında ABD’nin olmasının da önemi yoktur.

Düşünebiliyor musunuz, tüm bu ülkeler terör destekçisi diye Katar’la sorun yaşayacak, biz de Katar’la aynı şeyleri düşüneceğiz, aynı tarafta olacağız.

Ve belki bunların hepsine bir “Eyyyy!” daha çekeceğiz.

Ama bir gün “belki” diye diye bu ülkenin Allah korusun, büyük badirelerle karşı karşıya kalma ihtimali Demokles’in kılıcı gibi hep başımızda sallanacaktır.

Şimdi “İşte tam da bu yüzden!” deme nedenimi anlatabildim mi?

Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.