Sarı Çizmeli Anlattı, Ben Dinledim

Geçen gün bizim köyden Mehmet’e rastladım.



Siz onu Sarı Çizmeli diye tanırsınız. Ben, uzaktan akrabamız olduğundan sadece Mehmet adını kullanırım. Zaten rahmetli Barış Manço da “Sarı Çizmeli Mehmet Ağa” der geçerdi.

İşte bu Mehmet beni görür görmez, ben de seni arıyordum, dedi. Hayırdır, dedim. Hiç konuşmadan beni bir kahveye sürükledi, çayları söyledi ve sordu:

Ne olacak bizim bu köy kooperatifinin işi?

“Nesi varmış köy kooperatifinin?” dedim.

“Nesi yok ki?” dedi ve anlatmaya başladı:

“Biliyorsun, 16 sene önce bu kooperatife bir yönetim seçtik. Sen karşı çıkmıştın ama biz seni dinlememiştik. Yönetim ilk sene 600 TL zarar etmiş,ama Allah var, kooperatifin sağını solunu epeyce toparlamışlardı. Sonraki yıl 7.600 TL zarar ettiler. Üçüncü yıl, 14.200 TL, dördüncü yıl 21.400 TL, beşinci yıl da 31.800 TL zarar ettiler. Geçen sene de 62 milyon TL zarara ulaştılar.Bu zararları önemsemedik, çünkü iyi olacak gibi görünüyordu. Biraz kafamız karıştı ama kooperatife ait tarlaların, bahçelerin yollarını çok güzel yapmışlardı be hocam. Her tarafta inşaatlar başlattılar sonra… Gerçi inşaatları hep eşleri dostları, akrabaları yapıyordu ama her yer şantiyeydi. Bu işleri yaparken kooperatifin daha önceden yapılmış gayrımenkullerini, imalathanelerini sattılar. Eeee olacak tabii dedik kendi kendimize. Bu işler nasıl yapılacak sonra!

Bu arada bizim köylülerin pek gidemediği uzak bir göl ve yanında bir arazi var; oraya öyle güzel, öyle büyük bir köprü, o kadar muhteşem bir tünel yaptılar ki dile kolay. Bunlar için de hiç para harcamadılar. Yap, işlet, devret diye bir projeyi devreye soktular. Kooperatif bir kuruş harcamadı. Gerçi bir taahhüt varmış. Kullanan sayısı az olursa bütün köylü eksik kalanı tamamlayacakmış ama olsun. Kooperatif başkanını çekemeyenler, şimdiden müteahhitlere dünya para ödedik diyorlar ama dedim ya başkanı çekemiyor bunlar.

Allah razı olsun; bir de müthiş bir başkanımız var, anlatamam. Her şeyi biliyor. Her konuda uzman. Çok da güzel konuşuyor. Hem öncekilerin çalışmadığını öyle güzel anlattı ki… Eee bunların çalıştığını da biz görüyoruz. Sonra dünyadaki tüm kooperatiflerden daha iyi gidiyormuşuz. Bu diğer kooperatiflerin bizi kıskanmasına, bu konuda dedikodu yapmalarına, aleyhte çalışmalarına neden oluyormuş ama onlar bizi yolumuzdan döndüremezmiş. Bunları duydukça kooperatifimizle gurur duyuyoruz.

Sonra bir seçim daha yaptık, onları gene seçtik, bir dört sene sonra bir daha, sonra bir daha…

İyi de gene de kafamızı karıştıran bir şey var hocam! Bütün her şey yolundaysa niye hep zarar ediyoruz. Başkana göre bunun sebebi dış kooperatif(!)lermiş, bir de iç düşmanlar…
Şimdi yeni seçim yaklaştı. Ekonomik anlamda şahıs olarak biz de giderek zorlandığımızı görüyoruz ama köy söz konusuysa, kooperatifimiz uçuyorsa bizimki önemli değil. Sen de bu işlerden anlarsın. Biz ne yapacağız? İşte ben seni bunun için arıyordum.”

“Pek güzel anlattın Sarı Çizmeli Mehmet Ağa!”dedim.

Şimdi sana birkaç sorum var:

-- Sen oğluna bir işyeri açsan, kaç sene üst üste zarar etmesine ses çıkarmazsın?

-- Zarar giderek azalıyorsa ona destek olurum hocam. Ne demek o benim oğlum!

-- Peki zarar katlanarak artıyorsa?

-- İki, en fazla üç sene hocam! Ben oğlumun göz göre göre yok olmasına izin verir miyim hiç?

-- İyi de Sarı Çizmeli Mehmet Ağa, oğlun olunca iki üç senede müdahale ediyorsun da, köyün ortak malı olan kooperatifteki bu katlanan duruma 16 sene nasıl sabrediyorsun? Bana bir anlatsana!

-- ……

-- Bu yönetim, senin dediğin gibi daha önceki çalışmamış dedikleri yönetimlerin kazandırdıklarını, yaptıklarını satmış; yeni yaptırdıklarını da yap, işlet, devret modeliyle para harcamadan hayata geçirmiş, doğru mu?

-- Evet!

--Peki, o zaman bu kadar zarar neden oluşmuş, hiç düşündün mü?

ÖZEL NOT: Şimdi bizim köyün sorunlarını okuyup da onu günümüz Türkiyesine adapte etmeye çalışmayın lütfen! Ben kim, koca ülkenin sorunlarını anlamak, onları yazmak kim? Çok şükür bizim ülkemizde hukukçulardan daha çok hukuk bilen, ekonomistlerden daha çok ekonomi bilen, ekonomik kriz diye bir şey olmadığına bizi ikna eden yöneticilerimiz var. Ne de olsa ülkemizin sorunları iki sebepten birine bağlı: Ya dış güçler ya da terör örgütleri…
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Azmi Başaran 11 ay önce
bir millet nasıl yönetilmek hak ediyorsa ona müstehaktır.ülkemizin içinde olduğu sorunların oluşumunda çocuklar ,aklı başında olmayanlar hariç herkesin rolü var. biraz sorgulayalım iyi olacak inşallah.
Kıymet Aktan11 ay önce
ikna olmadığıma şükür mü etsem,ikna olanlara mı üzülsem bilemiyorum.