Tarihe Tanıklık

“BEKA!” sorunu ortadan kalktığı için Olağanüstü Hal uzatılmayacaktır.AKP’ye ve Sayın Cumhurbaşkanı’na desteğinin sebebini sihirli” BEKA” sorununa bağlayan Sayın Bahçeli’nin yeni gerekçesinin ne olacağ

Gelişmeleri beğenelim beğenmeyelim, çizginin neresinde olursak olalım.

Kabul etmeliyiz ki…

Hep birlikte tarihe tanıklık ettik.  “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, 09.07.2018 tarihinde seçilen ilk cumhurbaşkanının yeminiyle birlikte resmen başladı.

Hayırlı olsun.



Şimdi… Seçimlerde şu oldu, bu oldu zamanı değil bana göre…

Seçimlerden önce “Hile olursa Doğu ve Güneydoğu’da olur; buralara dikkat!” diyen biri olarak, şimdi benim ve benim gibi düşünenlerin bile “Şanlıurfa-Mardin-Şırnak-Hakkari-Gaziantep-Kilis-Adıyaman-Diyarbakır-Batman-Siirt illerindeki 5 Kasım 2015 ve 24 Haziran 2018 MHP oylarını karşılaştırın. 2 milyondan fazla oyun ( Yaklaşık 2.200.000) hangi seçim stratejisiyle arttığını anlatabilecek bir Allah’ın kulu çıkabilir mi?” diye sorma hakkı olmadığını düşünüyorum. Muhalefet partileri ve muhalefet gibi düşünen sivil toplum örgütleri bunları kontrol edemiyorsa, yenilgiyi hak ettiler demektir.

Peki, öyleyse ne zamanı şimdi?

Tarihe not düşme zamanı! İlerde okuyan olur olmaz, hiç önemli değil! Önemli olan hesap verme günü geldiğinde “Ben üzerime düşeni yaptım. “savunmasını alnımızın akıyla yapabilmek…

Evet… Notumuzu düşelim:

Anayasa değişikliğinden bu yana fiili olarak başlayan Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi resmi olarak da başlamıştır.Düne kadar meşhur ve sihirli “BEKA TEHLİKESİ!” nedeniyle devam eden Olağanüstü Hal, artık yeni sisteme geçtikten sonra birden ortadan kalkmış, “BEKA” garantisi sağlandığı için de son KHK’larla işlevini tamamlayıp arşivlerdeki yerini almıştır. İkinci notumuz da bununla ilgilidir:

“BEKA!” sorunu ortadan kalktığı için Olağanüstü Hal uzatılmayacaktır.AKP’ye ve Sayın Cumhurbaşkanı’na desteğinin sebebini sihirli” BEKA” sorununa bağlayan Sayın Bahçeli’nin yeni gerekçesinin ne olacağını da bekleyip göreceğiz hep birlikte…

Bu ayrı bir konu… Biz, konumuza dönelim.

Sayın Cumhurbaşkanı’nın ve AKP’nin son seçim kampanyasında en çok üzerinde durdukları iki başlık faiz ve enflasyondu.

Sanki 2002’den beri memleketi muhalefet partileri idare ediyordu da onların karşısına reçetelerle çıkmışlardı. Bir yandan çağ atlamış bir Türkiye’den söz ediyorlar, bir yandan da memleketin içinde bulunduğu kötü durumun suçlusunun faiz ve enflasyon olduğunu haykırıyorlardı.

Bir köy kahvesinde bana sormuşlardı, Türkiye nasıl diye. Ben de onlara şöyle anlatmıştım:

Bu köyde 2002’den önce olmayıp şimdi olan ne var?

Valla bir şey yok demişti, muhtar. H atta köyün nüfusu yarıya düştü, okul da taşımalıya dönüştü.

Peki, bizim ilçe merkezinde 2002’den önce olmayıp da şimdi olan ne var?

Hiçbir şey yok demişlerdi birbirlerine bakıp kafa sallayarak…

Peki, bizim vilayette (Kütahya), 2002’den önce devlete ait var olan şeker, azot fabrikaları; kömür ve gümüş madenleri şimdi var mı?

Bunlar satıldı, özelleştirme önemli demişti bir başkası.

Haklıydı da… Özelleştirme ekonomide bir yöntemdir. Doğru kullanılırsa itici güç de olur.

Peki, diyerek devam etmiştim sorularıma… Yerine devlet ne koydu? Özelleştirilen yerlerde çalışan işçi sayısı ne kadar arttı?

Ne yazık ki bunlara verilecek cevap yoktu ama sorana bakarsanız bir cevap da geldi: Zafer Hava Meydanı ne olacak, o yok mu?

Vardı ve haklıydı. 2012’de faaliyete geçmişti. Ama özelleştirilen paralarla değil… Yolcu garantisi verilerek yaptırılmıştı. Taahhüt edilen 850 bin yolcu olmayınca devlete yıllık 4.1 milyon Euro zarara da yol açmıştı.

Sorduğum bu sorulardan sonra, demiştim ki Türkiye aynen sizin köy gibi, ilçemiz, vilayetimiz gibi…

Yani televizyonlarda anlatıldığı gibi değil!

Bu anıya nereden geldik derseniz, tarihe 3. notu düşmek için…

Ekonomi yönetimi aileden birine teslim edildi. Türkiye kabine açıklandıktan sonraki bir iki saatte dolar bazında %5 değer kaybetmiş ne gam! Artık Türkiye ekonomi biliminin şimdiye kadar görmediği ne yöntemlerle karşılaşacak hep birlikte göreceğiz.SON NOT: Türkiye’de artık tek kişinin sözünün üstüne başka söz olamayacaktır.

Daha düşülecek çok not var da şimdilik bu kadar yetsin.

Ne diyelim; Allah sonumuzu hayretsin.

 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.