Uykusuz Bir Gece

Ve itirazlar başladı. Hem Ankara’da hem İstanbul’da… Bu arada çok değil on beş yirmi gün evvel, önceki seçimlere itiraz eden Mansur Yavaş’a laf sokan Mehmet Özhaseki de şikâyetçiler arasında…

Tarih 31 Mart, saat 23.20…
 
Anadolu Ajansı, tüm televizyonlara verdiği bilgi akışını durdurdu. Bu sırada sandıkların %98.8’i açılmıştı ve aradaki fark 4000 oya inmişti.
 
A.A.  tüm sorulara kapısını kapatmıştı. Tam da o sıralarda Sayın Binali Yıldırım İstanbul Belediye Başkanlığını kazandığını ilan etti.
 
Ama asık bir suratla… Gergin bir vücut diliyle… Sanki ona zorla, kazandığını söylesene demişlerdi.
 
İlginç bir şey Sayın Cumhurbaşkanı, İstanbul’dan az önce ayrılmıştı. Sayın Binali Yıldırım kazanmışken(!)  ve kendisi de İstanbul’da o kadar beklemişken bu acele niyeydi ben şahsen anlamadım. Hem uçak da hazır… Devletin uçağı… Hani Türkiye’nin dört bir köşesinde 102 meydan mitingi düzenlerken sık sık kullandığı uçak var ya… İşte o uçak meydanda hazır bekliyorken insan 40 yıllık vefa abidesi dostunun o güzel anlarında yanında olmaz mı hiç? Sonra Ankara’daki balkon konuşmasına götürülmez mi çiçeği burnunda başkan? Daha coşkulu olmaz mıydı balkon konuşması? Gerçi balkonda İstanbul’u kazandık, Ankara’yı kazandık da demedi ya neyse! Anadolu deyişiyle: Unuttu zahar!
 
Bütün bunlar Anadolu Ajansı’nın bilgi akışını durdurduğu saatlerde oluyordu.
 
Derken, takvimler 1 Nisan’ı göstereli az bir zaman geçmişti.
 
Ve arka arkaya açıklamalar…
 
Yaklaşık 2 saattir veri akışı yapmayan Anadolu Ajansı'ndan açıklama geldi. Açıklamada “Seçim Yayın Sistemine sahadan veri akışı gerçekleşmemektedir. Sahadan veya YSK'den veriler ulaştığında sonuçların aktarımı sürecektir.” (Saat:1.21)
 
CHP'nin İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu, kendi ıslak imzaya dayalı kaynaklarından hareketle: “Ben 4 milyon 167 bin 752 oy aldım. Rakibim 4 milyon 139 bin 833 oy aldı. Girişi yapılmayan 7 sandık kaldı. 27 bin 919 oy farkla öndeyim.” dedi. (Saat 4.40)


 
AK Parti İstanbul İl Başkanı Bayram Şenocak, İstanbul'da yaklaşık 3 bin 870 oy farkıyla seçimi kazandıklarını söyledi.(Saat: 4.42)
 
Ve hala Anadolu Ajansı bilgi akışına başlamamıştı.
 
Sonra… Tarih 1 Nisan…  Anadolu Ajansından bir tweet:
 
CHP: % 48, 79 AK Parti: % 48,51
 
Ve bir savunma:
 
Bazı sandıklardan sağlıklı veri akışı temin edilemeyince veri aktarımına bir süre ara verilmiş; kalan yüzde birlik sandık sonucuyla ilgili elimize herhangi bir veri ulaşmadığı için de Yüksek Seçim Kurulu'nun sonuçlarının beklenilmesi kararı alınmıştır.
 
İyi de… Böyle bir açıklamayı yapmak için 13 saat beklemenin mantığı ne diye sormayın. Ben sormuş bulundum. Kaç saattir o sorunun cevabını bulmaya çalışıyorum. Benden söylemesi başınızı derde sokmayın.
 
Unutmadan… Bir de gece yarısından sonra bir buluşma… İç İşleri Bakanı Süleyman Soylu, Bilim ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ve milletvekili olmaktan başka herhangi bir sıfatı olmayan Binali Yıldırım bir toplantı yaptı. Şimdi birisi sorsa: Düğün değil, bayram değil; bu toplantı niye? İyi ki sormuyor kimse! Zaten sorsalar cevap hazır: Uykuları kaçmış, çay içecekler.
 
Ve sonrası…
 
Tornadan çıkmış gibi demeçler: Çok fazla iptal edilen oy var. Bir oyun bile iptal edilmesine razı olamayız. Milletimizin dediği başımızın tacıdır. Ancak bırakın da herkes görevini yapsın, sayımlar tam bitsin, itirazlar değerlendirilsin.
 
Kim veriyor bu demeçleri mi diyorsunuz? Parti Sözcüsü, Grup Başkan Vekili, Ankara ve İstanbul İl Başkanları, Başkan Adayları…
 
Tabii ki bir de basındaki goygoycular…
 
Bilen bilecek de bilmeyen, bunlar tek elden yönlendiriliyor diyecek! Sanki bir şeylerin alt yapısı hazırlanıyor zannedecek.
 
Ve itirazlar başladı. Hem Ankara’da hem İstanbul’da… Bu arada çok değil on beş yirmi gün evvel, önceki seçimlere itiraz eden Mansur Yavaş’a laf sokan Mehmet Özhaseki de şikâyetçiler arasında…
 
Bu arada Sayın Recep Tayyip Erdoğan yine İstanbul’da… Plansız… Uçağa atladığı gibi gelmiş. Uçak derken makam uçağı tabii… Bak gene ters bir soru geldi aklınıza: Bu yaptığı devlet işi değil ki! Tıpkı 102 mitinge giderken devlet işi yapmadığı gibi… Bunlar kul hakkı olmuyor mu?
 
Böyle bir soruyu sormanızı size yakıştıramadım. Bak ben soruyor muyum? Yani Cumhurbaşkanımız bilmez mi sanki doğruyu yanlışı?
 
Ben biliyorum ki sizi engellemesem başka bir soruyu soracaksınız: Ne oluyor ya? Ankara ve İstanbul seçimleri için bir dolaplar mı dönüyor?
 
Yok canım, o kadar da değil! Burası Patagonya mı?
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Şahin4 ay önce
ercan hocam, patagonyalı'larla benzerliklerimiz epeyce fazla gibi. biz mi onlara benziyoruz, onlar mı bize?
Muzaffer Akın4 ay önce
önce kendi kapımızın önünü temizliyelim.meydanlarda ahkam kesmek ve ders vermek kolay.
Azmi Başaran 4 ay önce
akp nin rant kapıları kapandı bitti o iş