Yürekler Yanıyor ve Siz Hala...

Ceren Özdemir’i tanımayan var mı?

Ceren Özdemir’i tanımayan var mı?

Tabii ki yok. Çünkü iki gün oldu toprağa verileli. Şimdi hatırlarız ama ya birkaç gün sonra, birkaç ay sonra…

Unutup gideceğiz. Silinip gidecek hafızalarımızdan anneciğinin yüreğini ateşler içinde bırakmaya devam ederek.

Peki ya Özgür Arduç’u tanıyor musunuz?

Tabii ki tanıyorsunuz. O Ceren’e kıyan katili, şu an elinize geçirseniz bir kaçık suda boğarsınız. O iğrenç adamı toplumun karşısına çıkarsanız tükürükle boğar insanlar onu.

Peki, ya birkaç ay sonra hangimiz adını hatırlayacağız?

Sakın ben asla unutmam demeyin.

Daha önce yaptıklarını hatırlıyor musunuz sanki? 14 yıl önce bir çocuğu öldürdüğünü, cezaevinden defalarca firar ettiğini, birçok sabıkası olduğunu, 13 yıl boyunca kaçtığını, sonra hırsızlık yaparken tesadüfen yakalandığını…

Hep birlikte bir bakalım aşağıdaki ‘İZİNLİ ÇIKIŞ CİNAYETLERİ’nden hangisini hatırlayabiliyoruz:

Geçen ay İzmir Buca’da cezaevinden izinli çıkan Şehmuz Selçuk, sevgilisi Melisa Kalem’i pompalı tüfekle öldürüp intihar etti.

Eylül ayında cezaevinden izinli çıkan Emrah Yaşar, Taksim’de üniversite öğrencisi Halit Ayar’ı (23) kendisine para vermediği için bıçaklayarak öldürdü.



Eylül ayında cezaevinden izinle çıkan Ersin Ü., İstanbul’da eski eşi Kübra T.’yi önce bıçakladı ardından kızgın yağ ile yaktı.

Temmuz ayında Bafra’da cezaevinden izinli çıkan Mevlüt T., tartıştığı eşi Ayla T.’yi sokak ortasında tüfekle vurup ağır yaraladı.

Haziran ayında İzmir’de cezaevinden izinli çıkan Göksel Sağlam, iki çocuğunun annesi eski eşi Habibe Çevik ve baldızı Fatma Akdağ’ı öldürdü.

Temmuz ayında Denizli D Tipi Cezaevi’nden izinli olarak çıkan M.Ö., aralarında husumet bulunan Ahmet Alkan ile amcası Süleyman Alkan’ı tüfekle vurarak öldürdü.

Eylül ayında Ankara’da cezaevinden izinli çıkan A.K., bir çocuğa tecavüz etti.

2018 yılında Ankara’da cezaevinden izinli çıkan Fevzi Çelik, eşi İlknur Çelik’i 15 yerinden bıçaklayarak öldürdü.

2017 yılında cezaevinden izinli çıkan Murat Özkara, eşini boğazından bıçaklayarak öldürdü.

Bunları bir gazete haberinden aldım. Araştırsak benzeri yüzlerce haber bulabileceğimizi herkes kabul eder.

Şimdi bunlardan hangisi var belleğimizde?

Ne yazık ki hiçbiri?

Ama ortak özelliklerini artık hepimiz ezberledik. En duyarsız olanımız bile bunların defalarca suç işlediğini, cezaevinden ya kaçtıklarını ya da izinli çıktıklarını biliyoruz.
Bir şeyi daha biliyoruz: Bunların hiçbiri yaptıklarından ders almamış, her defasında daha da iğrenç bir kimlikle dışarı çıkmış pislikler…

Ve ne yazık ki benzeri haberlerin her gün medya gündemine düştüğü bir ortamda, zaman zaman siyasilerin hiç anlayamadığım bir “kader mahkumları” temcit pilavı çıkıyor ortaya. En anlayamadığım da MHP’nin bu konuyu ısrarla gündeme getirişi…

24 Eylül 2018 tarihinde bir teklif vermişti TBMM Başkanlığına. Bu af teklifi değil, ceza indirimi teklifi demişti. Sayın Cumhurbaşkanının satmadık, 25 yıllığına kullanım hakkı verdik demesi gibi… Ne fark varsa…

Tam zihinler, kalpler Ceren’le doluyken MHP’den bir açıklama geldi. Afla ilgili yasa teklifimizi geri çekiyoruz.

Tam ümitlenmiştim ki… MHP’yle ilgili ümitlenmek istiyordum ki… Yüreklerin yandığı bu günlerde bir açıklama daha geldi:

“Türk milleti partimize yeterli destek ve milletvekili sayısını verdiği gün ceza indirimiyle ilgili kanun teklifimiz için gereken her şey yapılacak, verdiğimiz söz mutlaka tutulacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi ilkeli, iradeli, sorumlu, ahlaklı ve akıl dolu siyasi duruşundan taviz vermeden, Cumhur İttifakı’nın sorgulanmasına ve yıpranmasına müsaade etmeden mücadelesine kararlıkla devam edecektir.”

O zaman ben de “Kader Mahkûmu mu Demiştiniz?” başlıklı yazımın sonunu bir kez daha alayım buraya:

“Kütahya’nın Simav ilçesinde hayatı MHP’ye hizmet etmekle geçmiş bir İbrahim Aydar var. Onun ülkücü, dağ gibi yiğit oğlu Fatih, uyuşturucu tacirlerinin işlerini bozduğu için maşaları tarafından öldürüldü. O aslan parçasının katilleri dışarı çıktığında babasının yüzüne bakmaya cesaret edebilecek misiniz?”

Ve cinayetlerin, tecavüzlerin, şiddetlerin, dolandırıcılıkların, hırsızlıkların mağdurlarına, ne diyeceksiniz? Deseler ki “Bizi bu durumlara düşürenleri affetme yetkisini size kim verdi?” Onların yüzüne nasıl bakacaksınız, ne cevap vereceksiniz?

Bu arada sakın, biz kadın cinayetlerini, çocuk cinayetlerini kapsam dışı bırakıyoruz, diye bilgece (!) laflar etmesin kimse bana!

Yukarıdaki gazete haberlerine bir bakın. Pisliklerin dağarcıkları sizin affetmeye çalıştığınız suçlarla dolu.

Son olarak lütfen düşünün: Annelerinizi, eşlerinizi, kızlarınızı, torunlarınızı ve Ceren’i…
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Metin Tunca1 ay önce
maalesef %100 haklısın dostum. balık hafızalarımız bütün toplumu rahatsız ediyor. selamlar