Görünen Köy

İstihdam azalması dolayımlı sonuç ise işgücü azalması doğrudan olumsuz bir sonuçtur. O halde karşımızda duran gerçeklik: Üretim kaybıdır.

İstihdam azalması dolaylı sonuç ise işgücü azalması doğrudan olumsuz bir sonuçtur. O halde karşımızda duran gerçeklik: Üretim kaybıdır.
 
Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak İlmi Bölümünden Prof. Dr. Nesrin ASTAM YILDIZ geçtiğimiz günlerde Avrupa Kırsal Kalkınma Komitesi tarafından yapılan bir çalışma gönderdi.
 
Türkiye, Batı Avrupa, Rusya, Çin, Kore, Brezilya, Japonya’da yapılan, Tarımsal Kalkınma İşletme/İş Ölçümleri kapsamında Tarım Makinelerine dair bir çalışma.
 
Çalışmanın proje lideri ve analiz özetini Almanya’da konuşlu VDMA yapmış.
 
Makine ve Endüstri Mühendisliği Federasyonu.
 
Avrupa’nın alanındaki en büyük organizasyonu.
 
Türkiye ölçümleri oldukça enteresan görünüyor.
 
Mayıs 2019’da yayınlanan raporun açıklama bölümünde: “İç pazar temel koşulları açısından en kötü Türkiye’den sonra, diğer ülkelerde durumun olumlu olduğu” belirtiliyor.
 
Olumluluk arz eden temel koşullardan biri ve en önemlisi “devlet desteği” olarak değerlendiriliyor.
 
Buradan bakıldığında dikkat çeken durum; “tarımın kârlılığı” açısından Rusya’nın olumlu yanıt vermesi, diğer bütün katılımcıların oranları değişmekle beraber, olumsuz yanıt vermesidir.
 
Türkiye, işletmelerin tarımsal gelişimine referans olmak açısından tarım makineleriüretimi verilerine göre, (küresel ortalama + 20’ler seviyesinde iken) Ocak 2018’de -70; Mayıs 2019’da -50’ler civarı ile resmen çakılmış durumda.
 
Tarım Makineleri sipariş durumuna göre ise 2018 Nisan ayında 3,75 birim civarlarında görülen değer, 2019 Mayıs ayında 1,25’ler seviyesine düşmüş.
 
Gelecek 6 aylık sipariş durumuna bakıldığında ise ülkemiz için %64’lük bir azalma görülüyor.
 
Bu miktar, diğer azalma gösteren Çin ve Japonya’nın 2,5 katı.
 
Rekor bizde yani.
 
Bir diğer soru ise “hükümet politikalarının geçtiğimiz 6 ay içerisinde tarım makineleri talep miktarları üzerinde etkisi oldu mu?” sorusu.
 
Türkiye için soruya verilen “olumlu” etkiledi yanıtı %9”; “olumsuz” etkiledi yanıtı %18; çiftçiler açısından “değişen bir şey olmadı” yanıtı ise %73.


 
***
 
Buraya kadar yazdıklarımın tekniğe boğulduğunun farkındayım.
 
Ancak geçen hafta açıklanan işgücü verilerine göre, bilgilerin önemli olduğunu düşünüyorum.
 
Nisan 2018-2019 arasında tarım sektöründeki işgücü kaybı %6,2 oldu.
 
Toplam kayıp 329.000 kişi.
 
Ve ben bunun “üretimde düşüş” anlamına geldiğini yazdım.
 
***
 
İşgücü miktarı/oranı ile istihdam arasında bağıntı olduğu gerçeğini kaçırmadan; aynı durumun istihdam için de geçerli olduğunu vurgulamak istiyorum.
 
2017 yılı tarımsal istihdam verileri ile 2018 arasındaki fark 267.000 kişi. %3.
 
2018 yılı Mart ayı ile 2019 yılı Mart ayı arasındaki fark 240.000 kişi. %4,7.
 
Yani işgücündeki kayıp doğal olarak istihdamdaki kaybı tetikliyor.
 
***
 
Peki, hem işgücü kaybı hem de istihdam kaybı birlikte seyrederse, sonuç, “üretim kaybı” değil de nedir?
 
***
 
Öncelikli ve önemli olan işgücü kaybıdır.
 
Yani yerleşik nüfusun azalması ya da yerleşik nüfusun tarım dışı geçim kaynaklarına yönelmesidir.
 
Kırsalda işgücüne katılan nüfusun, Tarım’ı, kârlılığı olan geçimlik bir sektör olmaktan çıkarmasıdır.
 
***
 
Diğer taraftan: Son bir yılda çok hızla değişen/gelişen tarımsal makineleşme/mekanizasyon varsa; tarımsal tekniklerde ve üretim türünde (tohum vs gibi etkenler ile) hızlı bir iyileşme söz konusu ise; işgücünden ve istihdamdan çıkanlar tarımsal sanayiye geçiş yapmış ise kaybolması/azalması gereken şey istihdamdır.
 
İstihdam azalması dolayımlı sonuç ise işgücü azalması doğrudan olumsuz bir sonuçtur.
 
O halde karşımızda duran gerçeklik: Üretim kaybıdır.
 
Bugün değilse yarın; hemen değilse az sonra!..
 
Velhasıl bana göre sorun, “görünen köy” kadar berraktır.
 
Görünen köy ise kılavuz istemez.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.