JEStirin!

Hani bir Mars’lıya desek ki: Biz ne yaptık da kendi ocağımıza İncir ağacı diktik? İnanın vereceği yanıt: Yok, ocağınıza İncir ağacı değil, Jeotermal Elektrik Santrali (JES) dikmişsiniz der.

İthal etmediğimiz tarım ürünü kalemi en son beş idi.
 
Muhtemelen 2020’de üç olur.
 
İncir; yaş ve kuru tüketim ve ihraç kalemi olan en önemli ziraat ürünlerimizden biri.
Tıpkı, Üzüm ve Kayısı gibi.
 
***
 
Hani bir Mars’lıya desek ki: Biz ne yaptık da kendi ocağımıza İncir ağacı diktik?
 
İnanın vereceği yanıt: Yok, ocağınıza İncir ağacı değil, Jeotermal Elektrik Santrali (JES) dikmişsiniz der.
 
***
 
İki yıl önce bir siyasi parti için Tarım ve Kırsal Politika Programı üzerinde çalışırken Ziraat Yüksek Mühendisi Hatice ZEYBEK hanımdan bir telefon aldım.
 
Soluksuz anlatıyordu: İncir bitti, Üzüm bağları tehlikede, Pamuk, Zeytin keza öyle, bunları gündem yapalım diye.


 
***
 
Hatice ZEYBEK demişken: bugün bir beyanat gördüm, Saadet Partisinin Sayın Genel Başkanı, “kravatlı Ziraat Mühendislerinden” bahsediyordu.
 
Tarım’daki sorunları kravatlı Ziraat Mühendislerine bağlayan.
 
Temel dede, sanırım bütün dersini kravatlı siyasetçilerden aldığı için sorunun ne olduğunu henüz algılamaktan uzak kalmış.
 
Umarım Hatice Hanım görmemiştir.
 
Ev bark yüzü görmeden yıl 365 gün, İzmir ve Ege’nin bağını bayırını, adım adım harmanlayan Hatice ZEYBEK ne der, bilmiyorum.
 
***
 
Konuya dönersek, sonrasında; TÜTÜNSEN Genel Başkanı Ali Bülent ERDEM’in feryadı vardı; benzer şekilde.
 
En son Türkiye Mimar Mühendis Odaları Birliği adına içinde yılların kravatlı Ziraat Mühendisi, Baki Remzi SUİÇMEZ’in olduğu bir heyet konuyu incelemek için bölgeye gitti.
 
Bu heyetçe kaleme alınan TMMOB ön değerlendirme raporu;“Aydın ilindeki yeni JES ihaleleri iptal edilmeli, mevcutlar da kamusal denetim etkin bir şekilde yapılmalı, santrallerin çevreye olumsuz etkileri ivedilikle giderilmelidir” diyor. Ayrıca toprağa, su’ya, bitkiye, havaya, doğaya ve insana verilen zararların ve bu konudaki sallapati işlerin kısa bir özeti yapılıyor. 
 
Yakında kallavi bir teknik rapor gelir.
 
***
 
Birkaç değer verip felaketin ayak seslerini somutlaştırmadan HES’lerin yani Hidroelektirik Santrallerinin Karadeniz’e ne gazabı olmuşsa, Jeotermallerin yani JES’lerin de küçük ve büyük Menderes Ovalarına, Gediz Ovasına gazabı aynı olacaktır. Korkarım ki!
 
Çünkü doğa’nın aklıyla oyun olmaz.
 
***
 
Nitekim öyle olmuş.
 
***
 
Sadece İncir’i ele alalım.
 
Anavatan’ı Anadolu olan İncir’i.
 
Germencik İncir’ini.
 
Sahip olduğu mikroklimal özellikler ve toprak-coğrafi yapısı nedeniyle dünyanın en kaliteli k.İncir’inin üretildiği Menderes ovalarını.
 
30 bin ailenin geçimini sağladığı İncir’i.
 
Üretiminin yaklaşık %60-65’ini Aydın’ın, % 25-30’nu İzmir’in karşıladığı İncir’i.
 
TÜİK 2017 verilerine göre yaklaşık 400 milyon dolar ihracat geliri elde ettiğimiz İncir’i.
 
Üretiminde ve ihracatında dünya lideri olduğumuz İncir’i.
 
***
 
Üzüm, Zeytin, Pamuk ve Tütün’ü saymazsak sadece İncir olarak ele alsak bile işte bu İncir’in doğal yetişme alanları olan Menderes havzasına sayıları 35’e ulaşan JES kurmuşuz.
 
Ayrıca daha yeni 7 Jeotermal kaynak işletme, 64 Jeotermal kaynak arama, 39 doğal mineralli su ruhsat sahasını ihaleye çıkarmışız.
 
Sadece ilk 35 Santralin; 1. Sınıf tarım alanlarında, İncir ve Zeytin bahçelerinde, sulak alanlarda, B. Menderes nehri kenarında, su havzalarında kurulduğunu söylesem ne dersiniz?
 
Yetmedi: sadece bu 35 santralinyılda, 190 milyon ton su buharını ve 9 milyon ton yoğuşmayan gazı havaya, 80 milyon ton akışkanı B. Menderes havzası su kaynaklarına bıraktığını söylesem?
 
Ya, B. Menderes havzasının ekolojisinin geri dönüşümsüz bir bozunum-bozulma yoluna girdiğini?
 
Havaya salınan su buharının bağıl nemi artırdığını, yoğunlaşmayan gazların hava kirliliğine ve asit yağmurlarına yol açtığını söylesem?
 
Veya su havzasına-kaynaklarına bırakılan akışkanların yerüstü ve yer altı ağır metal - radyonükleit kirlenmeye yol açtığını ve bunun neredeyse giderilemez olduğunu?
 
Böylece İncir için mikroklimal bölge olma özelliğinin hızla kaybedildiğini?
 
Bor ve tuzluluk değerlerinin inanılmaz bir şekilde yükseldiğini; toksik hale geldiğini?
 
Sadece bor seviyesi yüzünden bitkilerin yaşama olanağının kalmadığını?
 
İncir üretim alanlarımızın, üretim miktarımızın, ağaç sayımızın, ihracat miktar ve tutarımızın azaldığını?
 
***
 
Evlat olsa çekilmez!
 
***
 
Diyeceksiniz yazdın, yazdın anladık da ne olacak şimdi?
 
Ne olacakları, olması gerekenleri Mühendisler demiş zaten.
 
Kamu otoritesi buna karşılık bir JEST yapar mı?
 
Haydi, yeter: ağır ağır siz de JEST yapın, JESTirin gidin der mi?
                                                                                                                                                      
Bence der.
 
***
 
Allah gülmekten ayırmasın kimseyi.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Ziya Koçak3 ay önce
sevgili hatice zeybek uzmanı olduğu tarım alanına bilimsel değerlerle ulusal değerleri harmanlayarak yaklaşan tmmob değerleriyle yetişmiş bir bilim insanıdır. kıravatlılara benzemez.sahada sürekli çiftçi ile birlikte adeta işin mutfağında oluşu çok önemlidir. siyasî duruşu da bir o kadar bu alan için anlamlıdır. chp saflarında oluşu hatta geçtiğimiz seçim sürecinde chp de mv adaylığına taşınması çok önemli idi ve hatta chp için bir şanstı. cumhuriyetçi duruşu, atatürkçü tutumu takdire değer.
Yazar3 ay önce @Ziya Koçak
teşekkürler