Yapılandırma

Tarım ve Orman Bakanlığının ve Maliye-Hazine otoritesinin devreye girmesini bekliyor. Oysa sorunu yaratanlar beklenti içinde olunan kurumlar değil. Hatta onların finansal metodoloji açısından, çok da

Çiftçilerin tarımsal kredi borçları, avcılık ve ormancılık alt sektörleri ile birlikte yaklaşık 117 milyar TL.
 
Takipteki tutar, 5,265 milyar TL; Gayri Nakdi Krediler ise 8,16 milyar TL.
 
Özellikle, gayri nakdi kredilerdeki artış beni çok ürkütüyor. Çünkü çiftçiler ve özellikle entansif işletme sahipleri artık ahır, yapı, bağ, hayvan, makine vs. gibi binalarını ve canlı demirbaş varlıklarını ipotek vermek suretiyle kredi almaya başladılar. Üstelik bunun yaklaşık 7,5 milyar TL’si özel bankalara olan borçlanma olunca, korkularım daha da artıyor.
 
Toplam miktarın yaklaşık 30,5 milyar TL’si ise kısa vadeli, yani bugünden yarına ödenmesi gereken borçlar.
 
İşte, çiftçilerin kredi kullanma zorunlulukları ve buna dair ödeme güçlüklerinin artması nedeniyle hükümet konuya bir tedbir getirmek durumunda kaldı. Ve çiftçi borçlarının yapılandırılacağını söyledi.
 
Şimdi bir bakalım ne yapılıyor diye?
 
Çiftçi borçlarının yapılandırılması ya da ertelenmesine konu olan iki farklı konsept var.
 
Birincisi çiftçilerin kullandıkları sübvansiyonlu, yani faiz indirimli işletme ve yatırım kredilerinin doğrudan yapılanması-yenilenmesine dair, diğeri ise doğal afete maruz kalan çiftçilerin, afete konu olan miktar ve oran üzerinden, afete konu faaliyet için alınan kredinin bir kısmının ertelenmesine dair olan konsept.


 
Birinci durumda söz konusu olan; bilinen haliyle “köy kredisi” diye tanımlanan kısa vadeli düşük miktarlı işletme kredileri ve/veya tarımsal yatırımlar için kullanılan işletme ve yatırım kredileri için yapılacak olan uygulama. Örnek ile açıklayalım: Bir çiftçinin TC Ziraat Bankasından 12 ay vadeli işletme kredisi veya 5 yıl vadeli yatırım kredisi aldığını varsayalım. İşletme kredisinin tamamını ödeme zamanının geldiğini, yatırım kredisinin de birinci taksit ödeme zamanının geldiğini kabul edelim. Banka bu yeni uygulamada, çiftçinin taksiti kadar yeni kredi açıyor ve açtığı krediyi ve faizini mahsup ediyor. Yeni krediyi geçen yıl ki % 12 faiz oranı yerine % 9 ile açıyor ve yeni bir 12 ay vade hakkı doğmuş oluyor. Fakat burada, yeni işlem, yeni sigorta vs. bedellerini tahsil ediyor. Yatırım kredisi için de aynı uygulamayı yapıyor ve vadesi bir sonraki yıldan 5 yıl olarak devam ediyor. Aslında yapılan işlem yapılandırma değil, “yeniden kredilendirme veya kredisini yenileme” oluyor. Faiz oranının düşmesi ve kredi ödemesinde bir sezonluk bir rahatlama olması, çiftçi açısından olumlu bir durum. Ancak sahadan gelen bilgiler, özellikle kredi yenileme durumu nedeniyle bir önceki kredilitesini koruyamayan ya da teminatları yeni durumda yeterli gelmeyen çiftçiler için uygulamada zorluklar yaşandığı yönünde.
 
İkinci durumda ise; Doğal afete maruz kalan çiftçilerin oluşan mücbir nedenden dolayı borcunun ertelenmesi ile ilgili. Doğal afete uğrayan çiftçilerin borçlarının ertelenmesi zaten Doğal Afet Yasasından gelen bir durum. Ancak banka borçlarının ertelenmesi için hükümetin buna dair bir karar alması ve banka zararının hazineden karşılanması gerekiyor. 3 Ocak 2020 tarihli RG’nin 3. Maddesi buna dair kararı içeriyor. Uygulamaya göre: Doğal afet kapsamında hasara uğrayan ve TARSİM A.Ş (Tarım Sigortaları Havuzu İşletmesi. Devlet Destekli Tarımsal Sigortaların yapıldığı kurum) üzerinden sigortalı olan kısımlar ertelemeye tabi tutuluyor. Kredi erteleme tutarı, Hasar Tespit Raporuna göre belirlenen oranın % 10 fazlası kadar oluyor. Ancak buradaki ayrıntı, borcun tamamı ile ilgili değil. Eğer kullanılan kredi, çok ürüne ya da çok üniteye ait ise sadece etkilenen kısım kadar tutar ertelemeye tabi oluyor. Örneklendirmek gerekirse; Çiftçi hem Sera’sı hem de Portakal bahçesi için kredi kullanmış ise ve sadece bahçesi zarar görmüşse, bahçesine tekabül eden tutarın hasar oranına göre hesap edilen miktarının % 10 fazlası olan tutar erteleniyor. Açıklarsak: 100.000 TL işleme kredisinin 50.000 TL’sine bahçesi, 50.000 TL’sine Sera’sı tekabül ediyorsa ve bahçesindeki zarar oranına göre 30.000 TL’lik bir kısım etkilenmiş ise 33.000 TL’lik bir tutar ertelenmiş oluyor. 67.000 TL’nin ise vadesinde ödenmesi gerekiyor. Ertelenen kısım % 12 yerine % 9 üzerinden erteleniyor bu da olumlu bir durum.
 
Yapılandırma, sadece TC Ziraat Bankası kredileri için geçerli.
 
Yukarıdaki borç tutarlarından toplam yaklaşık 75,75 milyar TL’sinin ve yaklaşık 20,4 milyar TL’sinin kamu bankalarına yani TC Ziraat Bankasına olan borçlar olduğunu ve kalan kısımların ise özel bankalara olan borçlar olduğunu düşünürsek, sorunun ne kadarının etkilenmiş olduğunu daha iyi anlatmış oluruz.

Bir de, Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden kullanılan krediler var ki, gerek uygulanan faiz oranları, gerek kredi kullanımı için ilave edilen kaynak/kredi kullanım maliyeti, fon, sigorta bedelleri sonrası çiftçileri artık çiftçi diye kooperatifi ise çiftçi kuruluşu diye tanımlamak zorlaşıyor. Çiftçi esnaf, tüccar gibi ticari kredi kullanmış oluyor. Kurum ise henüz bu konuya çözüm üretmiş değil.
 
Tarım ve Orman Bakanlığının ve Maliye-Hazine otoritesinin devreye girmesini bekliyor. Oysa sorunu yaratanlar beklenti içinde olunan kurumlar değil. Hatta onların finansal metodoloji açısından, çok da ilgilenmeleri gereken bir konu gibi gelmiyor bana. Bu durum başka bir yazı konusu olsa daha iyi olacak. Bilinmesi gereken özet bilgi ise Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden kredi kullanılanların yapılandırma kapsamında olmayacakları.
 
Son sözümüz ise, faizlerin üç puan düşük uygulanmasının bizim için yeterli teşekkür sebebi olduğuna dair olsun.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
BEN (Mustafa BAŞ)1 ay önce
yıllardır afet kararı alınıyor. sistem avantasını alıyor. yeni kredi veriyor. çiftçi mecburiyetten buna razı oluyor. sonrada tarımsal kredilerde geri dönüşüm oranı % 99,8 ????????????. erteleme masrafsız olur. güzel açıklamalar için. teşekkürler.