İnsanı Yarıyolda Bırakmak!

 

İnsanlara her türlü güvenceyi verip, onları inandırıp, sonra yüzüstü bırakıp gidenin yaptığının ne anlama geldiğini bilen, bunu söyleyebilecek, anlatabilecek, tarif edebilecek var mı?

İnsanı bile bile, size en fazla güven duyduğu ve ihtiyaç hissettiği bir anda yarıyolda bırakmak zulümdür.

İnsana yakışan bir davranış değildir. Dostlukla, arkadaşlıkla, yakınlıkla, akrabalıkla hatta öz be öz kardeş olmakla bağdaşmaz!

İnsan tabiatı gereği güvenmek ister!

İnanmak ister!

Bağlanmak ister!

İkna edicinin mahareti güçlüyse, ikna edilmesi, inandırılması en zor bilinen insanlara dahi nüfus etme kaabiliyeti varsa, bir şekilde muhatabını ikna eder.

İkna edilen için, güven duyduğundan şüphe etmek çoğu kez sıralamanın sonlarında yer alan bir maddedir.

Büyüklerimiz, insanoğlu çiğ süt emmiştir. Dünyada tam anlamıyla güvenebilecek insan sayısı her insan için bir elin parmaklarını geçmez diye uyarılarda bulunsalarda, bir çok insan bu uyarıları dikkate almaz!

Menfaatler, çıkarlar, yeni oluşumlar, olayların ortaya çıkardığı yeni durumlar, bazılarına göre altın tepsi içerisinde sunulan imkan ve teklifler, zihin çelicidir denmiştir.
Halk arasında adam satma denen olayın bir başka adıdır, insanları yarı yolda bırakmak!

İnsanları yarı yolda satanlar, yani yarı yolda bırakanlar için, satılmayacak, gözü boyanmayacak insan yoktur!

İşin en garip ve tuhaf olan yanı ise, adam satanların vasıfları ve sıfatları bilindiği halde, toplum içerisinde izzeti ikram görmeye devam etmeleri ve kapılarda karşılanmalarıdır.

En sevdiklerim dediklerini!

Uğruna ölürüm dediklerini!

Kendini uçurumdan at dese, yemin olsun gözümü kırpmadan atarım dediklerini!

Bize zamanın Leyla ile Mecnun’u derlerdi dediklerini!

Yarı yolda bırakanların, girdikleri yeni ortamlarda da, benzer kelamları edip, alkışlarla karşılanıp, adam en doğrusunu söylüyor arkadaş diye taraftar toplamalarına pes mi diyeceksiniz?

Bu kadar da olmaz mı?

Adam devir ne gerektiriyorsa onun gereğini yapıyor, helal olsun mu?

İnsanları yarıyolda bırakmayanlara diyecek bir sözümüz yok mu?

Sizi her ne olursa olsun yarı yolda bırakmayacak kaç dostunuz var desek, kaç isim sayabilirsiniz?

Bir mi, iki mi?

Üçten fazla mı?

İnanın bir tane bile olsa, yarı yolda, darda, yolda-belde kalmazsınız!

Çünkü, dürüst, temiz ve mert insan tuttuğu eli, bırakmaz!

Hele o el dost dediği, arkadaş dediği, kardeşim dediği bir insana aitse!

Beş parmağın beşi bir değil denmiştir. Öz kardeşlerin bile özellikle miras gibi, değişik ortaklıklar gibi konularda birbirlerini yarıyolda bıraktıkları, anlaşmaları hatta vasiyetleri bile paramparça ettikleri bilinen olaylardandır.

Bütün bunların yanısıra, insanların insanları yarıyolda bırakmasına aracılık eden, laf taşıyan, aralara fitne fesat tohumları ekenler vardır.

Güvenleri, itimatları, yıkılmaz-sarsılmaz denilen ortaklıkları yerle yeksan eden fitnecilerin yaktıkları fesat ateşleri gün gelir, o ateşi yakanı da yakıp geçse de, yanan yandığıyla, kül olduğuyla, konuyu enine boyuna araştırmadan hüküm verdiğiyle kalır.

Sebep olanların ise ne bu dünyası, ne öbür dünyası abad olur sevgili okurlar!

Bir insanı yarıyolda bırakmak ve bu işi hiç beklenmediği, hiç ummadığı, hatta aklına dahi getirmediği bir anda yani bir gaflet anında gerçekleştirmek şok etkisi yapar!

Güvendiğim dağlara karlar yağdı diye başlayan laflar arka arkaya dizilir böyle durumlarda.

Umut vermek şaka değildir.

Evlenmesine bir gün kala, ben bu işten vazgeçtim diyenler!

Aniden iş akitlerini ve ortaklıklarını fesh edenler!

Birilerine maddi, manevi destek verecekleri söyleyip, onlara ihtiyaç duyulduğu gün ortadan kaybolanlar, telefonlara çıkmayanlar, yok dedirtenler!

Yol arkadaşlıklarını gemileri yaktım diye bitirenler!

Gönül hikayelerine, bıktım, sıkıldım, bunaldım mazeretleriyle son verenler!

İnsanları yarı yolda bırakmayı alışkanlık haline getirip, oyuncak edenler, güvenilen, güven duyulan insana senin bu yaptığına ne derler diye sormayacak mıyız? Ya da kahredip, benden bulma, Allah’ından bul mu diyeceğiz?

Gözünün içine baka baka, senin başına daha ne çoraplar öreceğim diye yüzüne gülüp, ardından kuyusunu kazdığınız insan, size toz kondurmuyor, her tarafta hakkınızda sizi öven, methden konuşmalar yapıyorsa, yarın, insan içine nasıl çıkacaksınız?

Hz. Mevlana, insanları yarı yolda bırakanlar için bakın ne diyor, “Umut verip, güven aşılayıp da yarıyolda bıraktığın insanın gönül sadakasını her iki dünyada da veremezsin!”

Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.