2018 Vergi Yılı Olacak!

Görüldüğü gibi Hükümet, verdiği ücret artışından iki kattan fazlasını vergi olarak almaktadır.

Yeni yıla giriyoruz… Temennimiz,  Türk Milleti’nin ve tüm insanların barış ve huzur içinde bir yıl geçirmesidir…
 
Ülkemiz uzun yıllardır başta terör olmak üzere, ekonomik ve sosyal meselelerle boğuşuyor. Zaman zaman ekonomide iyi gelişmeler olsa da maalesef bu süreklilik arz etmiyor. 2008 yılında yaşadığımız ekonomik krizin bir benzeri kapımıza dayanmış görünüyor. Döviz ve enflasyon kontrolden çıkmış durumda… Türk lirasının alım gücü hızla eriyor. Türk lirasından altı sıfır atıldığında 1 dolar = 1 TL olarak kalacak denilmesinden bu yana geçen sürede 1 dolar = 4 TL’ye dayandı. Değer kaybı oldukça yüksek…
 
15 Temmuz 2016 FETÖ ihanetinin ağır bedellerini, o günden bu güne toplum olarak ödemeyi sürdürüyoruz. Devlette liyakatın ayaklar altına alınması, yandaş ve cemaatçi kadrolaşma yüzünden acı bedeller ödemek zorunda kaldık. İhmali olanlar ile sebep olanları Allah’a havale ediyoruz.
 
OHAL’in gölgesinde geçirdiğimiz 2017 yılında, içerde ve dışarda yaşadığımız siyasi olaylara hiç girmeyeceğim. Ancak, ekonomik ve sosyal konulardaki gelişmelere baktığımız zaman 2017 yılı kaybedilmiş bir yıl olarak görünüyor. Dövizdeki yüksek artışın yanında, enflasyonun çift haneli rakamlara ulaşması, ekonomik istikrarsızlığa yol açmış; işsizliğin artmasına, vatandaşımızın alım gücünün azalmasına sebep olmuştur.
 
Ülkeyi yönetenlerde bu olumsuzlukları görerek, yeni tedbirler alma cihetine gitmişlerdir. Maliye Bakanının, “2018 yılı kemer sıkma yılı olacak. Kamuda TBMM ve Cumhurbaşkanlığı Sarayı harcamaları hariç” diye açıklama yapması,
 
Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in “2018 yılı için ya yüksek borçlanmaya gideceğiz ya da vergileri artıracağız bütçe açıklarını kapatabilmek için” demesi,
 
Başbakan Binali Yıldırım’ın ise, “Artık debdebe ve şaşaa dönemi bitti” itirafı, 2018 yılına ışık tutan olumsuz açıklamalardır. 
 
Buradan hareketle Hükümetin 2018 yılı için “Vergide Yeniden Değerlendirme Oranı” olarak ifade ettiği %14,47 oranında tüm vergileri artıracak olması, ayrıca Hükümetin TBMM’den bu vergileri %50 oranında artırma yetkisi alması durumun vahametini göstermesi bakımından oldukça önemlidir.


 
YÜKSEK VERGİLER DAR VE SABİT GELİRLİLERİN KÂBUSU OLACAK
 
Vatandaştan vergi alma konusunda şahinleşen iktidarın, çalışan ve emeklilere zam hususunda oldukça cimri davrandığı 2018 yılında da görülmüştür.
 
Memur ve memur emeklilerine %7,5, kamu işçisine %6, SSK ve BAĞKUR emeklilerine %7,4, asgari ücretlilere % 14,2 zam öngörülmüştür.
 
Görüldüğü gibi Hükümet, verdiği ücret artışından iki kattan fazlasını vergi olarak almaktadır.
 
Memurlar için ayrı bir paragraf açmak gerekirse; ne yazık ki, memurlar iki defa vergi adaletsizliğine maruz kalacaklardır. Alacakları ücret artışının iki katı oranında vergi artışı ile bedel öderken, emekli ve işçilerle birlikte bir de yıl içinde vergi dilimleri artışı nedeniyle kayba uğrayacaklardır.
 
Türkiye Kamu-Sen ARGE biriminin yaptığı araştırmaya göre;
 
2500 TL vergi matrahı olan bir memur;
 
%15 vergi diliminden Haziran ayında %20 vergi dilimine geçecek ve yıllık fazladan ödeyeceği vergi 850 TL olacaktır.
 
3000 TL vergi matrahı olan bir memur;
 
Ocak ayında %15 vergi öderken, Mayıs ayından itibaren %20 oranında vergi ödemeye başlayacaktır. Bu gruptaki memurların yıllık kaybı 1570 TL’dir.
 
3500 TL vergi matrahı olan bir memur;
 
Ocak ayında %15 vergi öderken, Nisan ayında %20, Ekim ayında ise %27 oranında vergi kesintisi başlayacak. Böylece yıllık toplam kaybı 2290 TL olacaktır.
 
Hani memur enflasyona ezdirilmiyordu? Vergi dilimlerinden dolayı her yıl %2 ile %3 oranında memurların kaybı vardır.
 
Hükümet asgari ücretlilerin 10. Aydan itibaren %20 vergi dilimine girmeleri nedeniyle Torba Yasa ile kayıplarını telafi eden bir düzenleme yaptı. Doğrusu da bu idi… Yine Hükümet, vergi afları yerine vergisini düzenli ödeyen mükelleflere 2018 yılında %5 oranında vergi indirimi düzenlemesi yaptı. Bu uygulamasını da doğru buluyoruz…
 
Memurlar adına sormak istiyorum;
 
1-Memurların vergi dilimlerinden dolayı yaşadığı ekonomik kayıp neden asgari ücretlilerdeki gibi telafi edilmiyor?
 
2- Memurlar da vergilerini düzenli ödüyorlar, kaynağından kesiliyor. Kayıp-kaçak olması söz konusu değildir. Öyle ise neden diğer mükelleflere tanınan %5 oranında vergi indirimi yapılmıyor?
 
Bu sorulara cevap verecek bir Devlet Yöneticisi arıyoruz…
 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.