DENİZ BİTTİ, PARA SUYUNU ÇEKTİ…!

Adalet ve kalkınma Partisinin 15 yıllık kesintisiz iktidarında, ülkenin ekonomik durumu S.O.S veriyor. Bütün ekonomik veriler ve Hükümet yetkililerinin aldığı tedbirler bunu gösteriyor. Zaten Başbakanımızdan, Ekonomiden sorumlu Bakanlarımıza kadar herkes bunu itiraf ediyor.

Acı reçeteyi millet olarak, 2018 yılından itibaren yutmaya başlayacağız. Elbette ülkenin bu noktaya gelmesinin pek çok sebebi var. Bu sebepleri eğer gerçekçi olarak irdeleyemezsek, doğrulara ulaşamayız. Hele hele hamaset yaparak, bunun da sorumluluğunu “dış güçlere” fatura etmeye kalkarsak, milletimizi bir kez daha aptal yerine koyarız ki; bunu da kabul etmek vicdansızlık olur.

“Ülke bu noktaya nasıl getirildi? Sorumluları kimlerdir?” Soruların tek cevabı vardır, o da yönetenler… Onların bu hususta hiçbir mazeretleri olamaz. 15 yıl önce iktidara gelirken ortaya koydukları vaatler yazılı kaynaklarda duruyor, bugün hatırlayanımız pek olmasa da… Yine her seçim öncesi parti programlarında taahhütlerde yazılı olarak duruyor. Hükümet programlarında yazılıp da es geçilen, unutulan suya yazılmış gibi kaybolup giden müreffeh Türkiye sözleri gibi…

Önce Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, şu itirafta bulundu; “Ya vergileri artıracağız, ya da borçlanacağız.”

Hükümetin 2018 – 2020 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Programı açıkladıktan sonra, ilan edilen yüksek vergilerin savunmasıydı Mehmet Şimşek’in bu sözleri… Bunun anlamı amiyane tabirle “Deniz bitti..! Hazine tam takır..!”

Benzer bir itirafta Maliye Bakanı’ndan geldi; “Zaten 2018 yılında tüm vergileri %15 artıracaktık. Bazı vergileri (MTV gibi) %40 değil, %25 artırdık. Bunun üstüne koyduk. Başka bir seçeneğimiz yoktu” itirafında bulundu.

Yüksek vergiler tartışılırken, her zaman olduğu gibi Cumhurbaşkanımız devreye girdi “indirin” dedi. Nihayet MTV %25 ile %50 arasına çekildi. Araçların motor hacmine göre oransal uygulanacak.

Türk ekonomisinin iflas noktasına getirildiğini nihayet dün sayın Başbakan itiraf etti. Bu öyle bir itiraftı ki, gerçekten kendilerini alkışlıyorum. Dürüstçe bir sözdü; “Kamuda şaşaayı ve debdebeyi bitiriyoruz…”

Evet, nihayet anlamışlar! Kasada para kalmayınca, farkına varmışlar. İsraf ve şaşaa ile kamu kaynaklarının çarçur edildiğini…! Yetim malının yandaşlara peşkeş çekildiğini..!

Başbakan sözlerinin devamında ise, “Tasarrufa önce kendimizden başlayacağız” diyerek, kamuda kemer sıkacaklarını, otomobil almayacaklarını söyledi.

Aslında aynı sözü Maliye Bakanımız da 2018 yılı bütçesini açıklarken söylemişti. “Bu bütçe, kemer sıkma bütçesi” diye…

Başbakan tasarrufa kendimizden başlayacağız derken, kendi maaşlarını azaltmayı kastetmedi. Sadece Devlet kasasından birazcık! tasarruf edeceklerini ifade etti.  

Ülkeyi yönetenler, israfın haram olduğunu 15 yıl sonra anladılar. Ayrıca, ülkeyi yönetmekte yetersiz kaldıklarını da gördüler. Sonuç olarak,  Onların bu beceriksizliklerinin, yandaş kayırmacılıklarının, şaşaalı yaşantılarının bedelini dar ve sabit gelirliler ağır vergilerle ödeyecektir.

 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.