Tüm Sözleşmelilere Kadro Verilmelidir!

Kendi bünyesinde çalıştırdığı personellere bile "sosyal adaleti" çok gören bir Devlet yapılanmasına "Sosyal Devlet” denilemez ..!Böyle bir Devlet Yönetim anlayışı kabul edilemez ve çağ dışıdır.!

Taşeron çalışanlar için geri sayım başladı..! Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, 10 güne kadar bu konunun Hükümet tarafından sonuçlandırılacağını söyledi.

Bilindiği gibi Hükümet, 1 Kasım Genel Seçimleri öncesi Devlette çalışan Taşeronlara kadro verileceği sözünü vermişti. O günden bu yana yetkililer bu hususta defalarca benzer açıklamalar yaptılar. Ancak bu güne kadar tabiri caizse bir "Arpa Boyu" mesafe alınamadı.

Kamuda sayıları 750 bin kişi olarak ifade edilen Taşeron Çalışanlar, sabır ve umutla kadro beklemektedirler..! (Belediyelerde on binlerce Taşeron aynı beklenti içindeler )

Artık onlar kamuda çalışan firma elemanı olmaktan kurtulup, isçi kadrosunda yani 4/D’li Devlet Çalışanları olmak istiyorlar..! Sözleşmeli kadrosunda kamuda çalışan 4/B, 4/C ve Diğer Sözleşmeliler de haklı olarak memur kadrosu bekliyorlar. Hele hele 4/C'liler yıllardır aldatıldılar, onlar da "yeter artık” diyorlar, “bitsin bu çilemiz..."

2011 yılından önce kamuda 4/B'li statüde işe yerleştirilenler, siyasi iktidar tarafından 2011 yılında kadroya yani 4/A'ya geçirildiler. Genel seçimler öncesinde olsa da doğru bir iş yaptılar. Ancak, Devlete 2011 yılından sonra da 4/B'li sözleşmeli personel alınmaya devam edildi.

Kamudaki 4/B'li sözleşmeli personel sayısı, bu gün itibariyle yüz bini aşmış durumdadır. Artık kamuda farklı istihdam uygulamalarına son verilmelidir. Çünkü bu güne kadar kamuda onlarca çeşit istihdam modeli uygulanmış, ancak "kamu yararı" sağlanamamıştır. Kamuda verimlilik daha da düşmüş ve çalışma barışı bozulmuştur. Sadece Sağlık Bakanlığı bünyesinde 7 çeşit sözleşmeli çalışan istihdamı yapılmaktadır..! Bu garabet sistemden Türk kamu yönetim sistemi kurtarılmalıdır..!


Özellikle AKP'nin iktidara gelmesiyle birlikte yoğun bir şekilde çeşitlendirilen kamuya personel istihdamı; kamu yönetiminde alabildiğine dağınıklığa ve kargaşaya sebep olmuştur..!

Mevcut 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunundaki tek tip istihdam modeline vakit geçirilmeden dönülmelidir. Kamuda işçi ve memur dışında üçüncü bir istihdam şekli olmamalıdır ..!

Bu gün itibariyle bir kamu kurumuna gittiğinizde sizi müracaatta taşeron çalışan eleman karşılar, daha sonra kamu işçisi ile 4/C ve 4/B'li sözleşmeli çalışan, ardından 4/A'lı dediğimiz kadrolu memur…

Eğer bu kurum Sağlık Bakanlığı ise karşınıza 7 farklı sözleşmeli çalışan çıkar. Bu farklı istihdam modelleri ücret, özlük ve sosyal haklar bakımından büyük uçurumlar yaratır. Bu da çalışanlar arasında huzursuzluğa sebebiyet vermekte ayrıca çalışma barışını olumsuz etkilemektedir...

Çalıştırdığı personele dahi adil bir ücret vermeyen Devlet anlayışının, vatandaşa adalet dağıtması mümkün değildir..! Anayasamızda yazılı "Eşit işe, Eşit ücret” ilkesini yok sayan bir Devlet yönetim anlayışı kabul edilemez...

Diğer yandan yine Anayasamızda; "TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ SOSYAL BİR HUKUK DEVLETİDİR" diye yazar… Kendi bünyesinde çalıştırdığı personellere bile "sosyal adaleti" çok gören bir Devlet yapılanmasına "Sosyal Devlet” denilemez ..!Böyle bir Devlet Yönetim anlayışı kabul edilemez ve çağ dışıdır.!
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.