Şiddeti Bitirecek, Acil Eylem Plânı!.

Bugün artık kimsenin psikolojik sağlamlığı yok. İnsanlar stresleriyle başa çıkamıyor, öfkelerini kontrol edemiyor.

Uzun zamandır “şiddet” konusunun sadece kadın üzerinden değil, bütün toplumu kapsayacak şekilde ele alınması, çözümü için de, “ekonomiden, eğitime ve sağlığa… kadar” bir çok alanla aynı anda çalışılması gerektiğinin altını çiziyorum.
 
Ülke genelinde yaraâama ve öldürmeye varan şiddet olayları son 4 yılda yüzde 69 artmış durumda... 
 
Mutsuz, psikolojisi bozuk, sağlıksız ve güvensiz bir toplum haline geldik.
 
Türkiye’de her 5 kişiden birinin ruh sağlığının bozuk olduğu ifade ediliyor. Yani 5 kişiden biri, kendini yönetemez, sorunlarını çözemez, öfkesini kontrol edemez bir durumda ve her an patlamaya hazır bir bomba… Ve bu insanlara her gün birileri daha ekleniyor.
 
Bitmeyen şiddet olaylarını bir de bu açıdan değerlendirin…
 
Yıllar evvel futbol maçlarında meydana gelen olaylar üzerine, önce futbolculara sonra da seyircilere öfke kontrolü konusunda eğitim verilmeli demiştim. Şimdi işi büyütüyorum; öfke kontrolü  konusunda her kesimin; toplumun destek alması gerektiğini söylüyorum.
 
Bugün artık kimsenin psikolojik sağlamlığı yok. İnsanlar stresleriyle başa çıkamıyor, öfkelerini kontrol edemiyor. 


 
Ülkemizde yapılan araştırmada, ruh sağlığı konusunda problem yaşayan insanların sadece yüzde 14’ü profesyonel desteğe ulaşabiliyor. Bir o kadarı ise, böyle bir desteğe ihtiyacı olduğunun farkında bile değil. Geri kalanları da, sürekli meydana gelen olumsuzluklardan ve şiddet olayları yüzünden, kendini güvensiz hissederken, hayal ve umut kavramlarını yaşamlarından çıkarmış durumundalar.
 
Hâlbuki toplum olarak sorunlarımızla baş edebilmemiz için önce ruh sağlığımızın yerinde olması gerekir. 
 
Diyeceğim o ki; sorunlara duyarlı olmak ve kendimizi sorumlu hissetmek nereye kadar? Çözümü ve nasıl baş edebilineceği konusunda yeterli olamadıktan sonra!..
 
Bugün artık şiddete karşı bir duruş sergilemek, kadın üzerinden yorumlar getirmek, işin ceza boyutunu genişletmek ve yükseltmek yetmiyor. Şiddet aile içinde başlayarak  sosyal öğrenmeyle, sağlıksız insanlar ve çevresel etkenlerle büyümeye devam ediyor… Toplum şiddet sarmalında, çözüm bile  üretemiyor.
 
İşte size, “şiddete karşı” en acil yapılması gerekenler.
  1. A dan Z ye her alanda, sevgi dilini yaygınlaştırmak, insanların yüreklerindeki vicdan ve merhamet duygularını öne çıkarmak gerekiyor.
  2. TV dizilerinin şiddet içeren görüntüleri ile siyasetin şiddet içeren dilinin, topluma yansırken,  tıpkı sigara gibi buzlaması gerekiyor. Onlar  BAŞköşemizde, kin ve nefretleriyle kötü örnek olurken, zor olan hayatımızı daha da sertleştiriyor.
  3. Toplum kurallarına uymanın bir ayrıcalık ve gelişmişlik olduğuna insanların inandırılması, bunun da, bir kültür haline getirilmesi gerekiyor.
  4. İnsanların,  bedensel sağlıkları kadar ruh sağlıkları konusunda da bilinçlendirmeleri gerekiyor.
  5. Cinsiyet ırkçılığının, kadın erkek farklılığının eşitsizliğe dönüşmesinin ve bütün bunların kültürümüzün bir parçası haline gelmesinin önüne geçilmesi gerekiyor.
  6. Milli Eğitim’in çocuklarımıza sağlıklı gelişim ve sağlıklı ilişkiler, öfke kontrolü ve de cinsiyet eşitliği konularında bir eğitim çalışması düzenlemesi gerekiyor.
  7. Aile içi çocuk eğitimi desteklenmeli... Şiddete meyilli çocuklar okulda tespit edilip, onlara, psikolojik destek verilerek, kişisel eğitimle farkındalık sağlanması gerekiyor. 
 Düzensizi düzeltmeden, düzelme olmaz.
 
Göründüğü üzere, “dil, zihniyet ve duygu” üzerine çalışma yapmamız, iyileştirme çabalarımız çok önemli. Yoksa yarının büyükleri çocuklarımız; şiddet sarmalında  kaldıkça, “kontrolsüz öfke ve sağlıksız psikoloji” onları da birer suçlu adayı yapacak!
       
Son sözüm; şiddet içeren TV dizilerini evinize sokmayın!
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.