Siyasi Partiler, Kadınları Yok Saydı!..

Siyasi partiler bilsinler ki, görmezden geldikleri kadınlar mücadele ettikçe güçleniyor. Kendilerini dışlayanlara karşı bileniyor… Ve de çoğalıyor.

Siyasi partiler bir seçim daha kadını yok saydı…
 
Kadını dışlayan zihniyet, yasalardan daha öne çıkarak, resmi bir engel olmadığı halde kadını görünmez kıldı.
 
Gerekli niteliğe ve donanıma sahip olan kadınlar görmezden gelinerek, yine yarışın dışında bırakıldı.
 
Özellikle, sandıkları namusları gibi görüp koruma yeminleri edenler, kadının yok sayılmasından da, bu adaletsiz ortamdan da hiç rahatsızlık duymadılar.
 
Kadının demokratik hakkını kullanabilmesinin önünde ki engel, o bozuk zihniyet kadını dışlarken, her gün demokrasiden, adaletten, özgürlük ve eşitlikten söz edenler, toplumun bir kesiminin varlığının inkâr edilmesine sessiz kaldı.
 
Demem o ki, cinsiyet eşitsizliğinin başını çeken siyasi partiler yine bizi şaşırtmadı…
 
Kadının siyasette etkin bir rol içinde olmasını hala hayata geçirememiş olan siyasi partilerin kadınların yüzüne nasıl baktığına şaşırıyorum.


 
Bugün kendi bünyelerinde, “kadın erkek” fırsat eşitliğini sağlayamamış siyasi partilerin, demokrasiye inandığını, güvenilir ve samimi olduğunu söylememiz mümkün değildir.
 
Ne yazık ki, Cumhuriyetin en önemi simgelerinden biri olan kadın, siyasi partilerin demokrasiye olan inançsızlığının kurbanı olmaya devam ediyor.
 
Kadına şiddeti dillerinden düşürmeyenler, asıl şiddetin kadınsız bir siyaset yaratmak olduğunu bilmeleri gerekir.
 
Günlerdir neredeyse tek bir kadın aday için kamuoyu oluşturulduğunu, propaganda yapıldığını gördünüz mü?
 
Basında ve televizyonlarda sadece erkek adaylar konuşuluyor.
 
Kısacası seçime giderken, erkekler çalıyor erkekler oynuyor. Kadın işin neresinde derseniz? Broşür dağıtmaya, idealist tavırlarla erkek adaylara oy istemeye devam ediyor..
 
Bu arada, yukarıda ki birkaç kadının hemcinslerine sırtını dönmüş olması da, kadına sahip çıkmak yerine, gücünü korumak adına, söz hakkını erkeğe teslim etmesi de, işin başka boyutu.
 
Kadın, toplumsal ön yargıları kırsa bile, gücü paylaşmak istemeyen, hırsı, egosu tavan yapmış kişiliklerle baş etmek durumunda… Kendilerini sistematik olarak dışlayan bir mekanizmaya girebilmek için sürekli mücadele diyor…
 
Aldıkları güç, edindikleri rehber belli;
 
İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin. Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?”Atatürk
 
Siyasi partiler bilsinler ki, görmezden geldikleri kadınlar mücadele ettikçe güçleniyor. Kendilerini dışlayanlara karşı bileniyor… Ve de çoğalıyor.
 
Sivil Toplum çatısı altında her geçen gün büyüyen bir kadın potansiyeli var ve bu çatı altında bilgilenen ve bilinçlenen kadın, partilerin kadın politikalarına ve sözlerine artık hiç itibar etmiyor. Kadınların siyasi alanda düşük temsilini dert etmeyen siyasi partilerin güvenirliğini tartışıyor.
 
Derim ki, kadını görmezden geldiniz ama sakın ola, bu gücü hafife almayın…
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.