Sıradaki Kurban Kim?

Bu imar barışı garabeti devam ettiği sürece, daha o kadar çok kurban vereceğiz ki, inanın sayısını hiç kimse bilemez! Peki o kurbanlar kim olacak? Sıradaki kurban kim? Belki eşiniz, belki kızınız, bel

Siyasi yönden karpuz gibi ikiye bölünmüş olmamıza rağmen, Elazığ Depremi'nin hemen ardından milletçe bir araya gelerek göstermiş olduğumuz dayanışma takdire şayandır.
 
Her ne kadar AKP, bu elim olaydan da siyasi rant sağlama gayretine girmişse de, bu birlik ve beraberlik gelecek için ümit vericidir.
 
Lakin, büyük acı ve afetlerden sonra milletimizce gösterilen müthiş hassasiyet, aydınlık grleceğimizin karartılmaması için yeterli değildir.
 
Aynı hassasiyet çürük yapılarımızın dönüşümü ve imar barışı garabetiyle her biri birer canlı tabutuna döndürülen ilme, fenne ve sanata aykırı yapıların kullanımı konusunda da gösterilmelidir.
 
Kısa bir süre önce de biliyorsunuz, ucuz atlatılan bir İstanbul depremini yaşadık, bugün de canımızı yakan bir Elazığ Depremi...
 
Görüyorsunuz işin şakası yok!
 
Deprem vergileri nereye gitti bilinmediği gibi, bugün toplanan deprem yardımlarının da nereye gideceğini tam olarak bilemiyoruz.
 
Açık söyleyeyim bu memleketin kaynak sorunu yok.
 
Ne sorunu var?
 
İrade sorunu var.


 
Oysa millet iradesi öylesine kuvvetli bir rüzgârdır ki; boyun eğdiremeyeceği bir baş, yıkamayacağı bir set, aşamayacağı bir engel, döndüremeyeceği bir çark yoktur.
 
Eğer milletimiz isterse, ölümden hayata bir dönüşüm olan deprem dönüşümü gerçekleşecektir.
 
Yapması gereken tek şey, siyasi iradeden kararlı bir şekilde bunu talep etmektir.
 
Yoksa?
 
Yoksa "ÇÖKÜŞ" bu millet için kader olmaya devam eder!
 
Bakın, İmar Barışı Yasası'ndan hemen sonra Kartal Cevizli'de bir binamız çökmüştü ve birçok canımızı almıştı. İşte 8 Şubat 2019 tarihli o "ÇÖKÜŞ!!!" başlıklı yazımda demiştim ki:
 
"Kartal Cevizli'de çöken bina neyin habercisidir biliyor musunuz?
 
İmar Barışı ihaneti ile uyandırılan habis ruhlu bir devin, şehirlerimiz üzerinde attığı ilk adımın habercisidir!
 
Durun siz, o dev daha ne adımlar atacak!
 
O her adım attığında; ya çöküşün çatırtılarını duyacağız, ya da ayaklarının altında ezildiğimizi hissedeceğiz!
 
İlme, fenne, sanata, fizik kurallarına, mühendisliğe, dürüstlüğe, çevreye ve adalete meydan okuyarak PARA ve OY devşirmenin adı, medeni memleketlerde İHANET, Türkiye'de ise İMAR BARIŞI olmuştur!
 
Nasıl ki, nedamet getirmeden ve gerekli rehabilite edilmeden, genel afla salınan katiller dışarıda yeniden can alıyorsa; ilim, fen ve sanat kurallarına göre yapılmadığı halde, imar barışı ile affedilen yapılar da aynı o katiller gibi can alacaktır!
 
İşte, 14 insanımız bu yüzden ölmüştür!"
 
AKP tarafından uyandırılan o habis ruhlu dev, öldücü adımlarını atmaya devam ediyor!
 
Maalesef Elazığ'da hayatını kaybeden onlarca insanımızın bir kısmı yine bu yüzden ölmüştür!
 
Bu imar barışı garabeti devam ettiği sürece, daha o kadar çok kurban vereceğiz ki, inanın sayısını hiç kimse bilemez!
 
Peki o kurbanlar kim olacak?
 
Sıradaki kurban kim?
 
Belki eşiniz, belki kızınız, belki anneniz, babanız, komşunuz, dayınız, halanız…
 
Kim bilir, belki de SİZ!!!
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.