Sopa!!!

Ve onca aşağılama, tehdit ve hakaretin ardından gelinen son nokta da ZAFER DEĞİLDİR!

Birkaç gündür özellikle AKP cenahının ağzında sihirli bir söylem var “Zafer Kazandık” diyorlar…
 
Ortada bir zafer var mı?
 
Aslında var.
 
Nedir o?
 
Mehmetçiğin Suriye’de girdiği her yerde canı ve kanı pahasına kazandığı başarı bir zaferdir.Yani askeri bir zafer.
 
Fakat AKP cenahının ve havuz medyasının kastettiği zafer bu değil. Onlar bunun yanısıra, daha çok siyasi ve diplomatik bir zaferden bahsediyorlar…
 
Bir haftayı aşkın bir süre teröristlerle askeri bir mücadele yapıldı ve Amerikalılarla yapılan bir görüşmenin ardından duruldu.
 
Eğer, güvenli bölge diye kastettiğimiz bölgedeki teröristler; aynı bir yılan gibi gömlek değiştirerek başka bir bloktaymış gibi göz boyamaya kalkmazlar veya üzerlerindeki PYD paçavralarını çıkararak “gündüz külahlı, gece silahlı” vaziyetinde bölgede kalmaya ve başımızı ağrıtmaya devam etmezlerse, sınırımızdan 30 kilometre uzağa çekilecekler.


 
İyi de böyle olursa PYD tehlike olmaktan çıkacak mı? Hayır!
 
Ellerindeki hafif silahlar alınacak mı? Hayır!
 
Bu adamların kukla bir terör devleti kurma ihtiras ve hayalleri bitmiş olacak mı? Tabi ki hayır!
 
Şimdi gelelim zafer meselesine…
 
Önce şu sorulara bir cevap verelim:
 
PKK/PYD Terör Örgütü’nün Kalpgâhı ve Karargâhı olan Menbiç ve Kobani, hallaç pamuğu gibi atılabildi mi?
 
Suriye’nin kuzeyini mesken tutan ve buradan Türk Milleti’ne kafa tutan şerefsizler, aynı çil yavruları gibi dağıtılabildi mi?
 
Öz be öz Türk toprağı olan Süleyman Şah Türbesi tekrar vatana katılıp, Türbe de yerine nakledilebildi mi?
 
Demografik yapımıza çok büyük darbeler indiren mültecilerin yurtlarına geri gönderilmelerinin yolu (net bir şekilde) açıldı mı?
 
Ve yıllardır fütursuzca sürdürülen, emperyalist Amerikan yığınağı dağıtılarak etkisiz hale getirilebildi mi?
 
Ya da Amerika ile yapılan anlaşmada bu anlama gelecek maddeler var mı?
 
Peki, Amerika Başkanı’nın Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’na gönderdiği tehdit ve hakaret dolu o mektup!!! O mektup var ya, çöpe atılmak üzere buruşturulmuş bir vaziyette, ABD Başkan Yardımcısı Pence’ye hem de kameralar önünde aynı çöpe atar gibi iade edilebildi mi?
 
Eğer bütün bunlara “evet” diyemiyorsanız, o zaman Mehmetçiğin girdiği yerler dışında ne bir askeri zaferden, ne de bir diplomatik zaferden söz edilemez.
 
Fakat eğer devlet aklı, çok daha farklı stratejik, askeri ve siyasi hamleler planlamışsa eyvallah. Onu da bekleyip göreceğiz.
 
Devlet hepimizin devleti, şimdi eğri oturup doğru konuşalım ve acı da olsa gerçekleri ortaya koymaya çalışalım:
 
Ötelenmiş bir PYD, yok edilmiş bir PYD değildir!
 
Kalpgâhı ve karargâhı dağıtılmamış bir PYD, ümitleri tüketilmiş bir PYD değildir!
 
Tekrar vatan haline getirilememiş Karakozak’taki Türk toprağı Türk milletinin kurtarılmış namusu değildir!
 
Ülkelerine gönderilmemiş mülteciler millet için fayda değil!
 
Dağıtılmamış muazzam Amerikan yığınağı ülkemiz için hayır değil!
 
Boşa geçirilen her gün kazanım değil!
 
Ve onca aşağılama, tehdit ve hakaretin ardından gelinen son nokta da ZAFER DEĞİLDİR!
 
Gelinen noktada görünen ne?
 
Amerika ve Rusya yapmış oldukları stratejik hamlelerle, PYD/PKK eşkıyalarını yok olmaktan kurtarmış ve bundan sonra, Türkiye’nin pençesinin biraz daha zor ulaşacağı çok daha güvenli bölgelere taşımışlardır!
 
Ne için?
 
Kendilerine mahkum olan Kanlı Kukla PKK/PYD’yi, bu kanlı oyunun bir sonraki perdesinde, Türkiye’ye karşı bir sopa gibi yeniden kullanmak için!!!
 
Sopalar ne kırıldı ne de kaldırıldı. ABD’nin tehdit ve yaptırım sopası da, Rusya ve ABD’nin ortaklaşa kullandığı PKK/PYD sopası da ellerinde.
 
Çok garip bir coğrafyada ve çok garip bir devirde yaşıyoruz.
 
Tarih ve talih bizi ne yazık ki sadece iki seçeneğe zorluyor:
 
Sopaya..
 
Ya sopa atacaksınız, ya sopa yiyeceksiniz!
 
Fakat devlet aklı ile hareket edilirse emperyalistlerin elindeki sopalar alınıp çöpe atılabilir.
 
Nasıl?
 
Eğer ki, Türkiye’yi idare edenler şahsi kin ve ihtiraslarından kurtulur, at gözlüklerini de bir kenara bırakır ve devlet aklına kulak verirlerse; sopa yemek veya sopa atmak dışında başka seçeneklerin de bulunduğunu rahatça göreceklerdir.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.