Abant Toplantılarının Müdavimi İmiş!..‎


Burhan Kuzu!..
Prof. Dr. unvanlı. Bilmem kaç yıl, bilmem kaç dönem milletvekilliği yaptı.
Elbette AK Partiden...
FETÖ organizasyonu Abant toplantılarını aksatmazmış! Köşeye sıkışınca başlamış tek tek anlatmaya. Twitter hesabında der ki:
“Abant Platformunun elbette ki müdavimiydim. Tüm toplantılarına katıldım. Harun Tokak’la da derin dostluğumuz vardı. Bunlara bir Hizmet Hareketi olarak katıldım. Ama 15 Temmuzda gerçek yüzleri ortaya çıktı. Darbecilerin yanında nasıl durabilirim?”
İşte memleketimizin hâli!..
İşte…
***
Sorular dizi dizi olup önümüze gelince sormak zorundayız:
Peki Burhan Kuzu Abant Platformuna sürekli katılırken kimse görmesin diye yalnız mı gidermiş? Yanında başka milletvekili arkadaşları yok muymuş?
Burhan Kuzu, FETÖ ile mücadelenin miladı dedikleri 17-25 Aralık 2013 tarihini 15 Temmuz'a mı çekmiş? Twitter hesabındaki paylaşımına bakılırsa öyle görünüyor. Peki Sayın Cumhurbaşkanı'na rağmen nasıl böyle bir tavır sergileyebilir ki?
***
Siyasi ayak!..
Gündemden düşmüyor. Sanki çözülmez bir yapısı varmış gibi üzerindeki gizlerin kapakları bir türlü açılmıyor.
Anlaşılan siyasi ayağın sofistike/karmaşık bir yapısı var. Uzun mu, kısa mı kimse bilmiyor. Yahut kalın mı, ince mi yine kimse bilmiyor!..
Gün gibi açık seçik olduğunu kimsenin inkâr edemediği siyasi ayak, daha nice zaman dillerde dolanıp duracak? Ah vah eden nicelerinin canını yakacak? Sözde saklı olduğu yerden daha bu ülkeye nice zararlar verecek?
***
İktidarı da muhalefeti de; "Sensin siyasi ayak!" diyor.
Halkın hiç mi belleği yok? İki gün öncenin bilgilerini saklayacak denli beyinleri güçsüz ve zaaf içinde mi? Küçücük de olsa bir arşivleri yok mu? Halkı iten, hor gören ve vicdansız uygulamalarına karşı onları sadık birer köle sanan kim varsa büyük bir yanılgı içindedir.
Binlerce yıllık öyküleri ballandıra ballandıra anlatmasını becerenlerin küçük de olsa arşivleri olmaz olur mu?
Ha şu gerçek var ki vatandaşın geçmişle oyalanacak zamanı yoktur. Dertleri başından aşkındır ve baş başa bırakıldıkları yığınla sorun, onların geçmişe takılıp zaman harcamalarına olanak tanımaz. Bundandır ki geriye dönüp bakmak istemezler. Ne var ki bunun hep böyle süreceğini sananlar aldanırlar.
***
Halkı hor görenler, ona olmadık acılar çektirip onu içinden çıkılması zor girdapların arasına sokanlar belki mutlu olabilirler. Oysa gerçeğin bir de bakılmak, görülmek istenmeyen öbür yüzü vardır. O yüzün kapladığı görünmeyen alanda potansiyel birikimin büyüklüğünün farkına varmak istemeyen varsa onlar da yanılırlar.
Cin fikirli olan madrabazların aklından geçen iğrenç oyunlar belki onları kısa bir zaman aralığında yağlandırır, canlandırır, ballandırır ama sonu hayırlı değildir. Onlar ki genelde insanlık adına hep kötülükler tasarlamışlardır. İnsanlığa ardını dönüp içten içe gülüp geçmeyi yeğlemişlerdir. Yaptıkları kötülüklerin katmerlisini yarışırcasına insanların üzerine yağdırmak için bilgiden uzakta duranlara övgü yağdırmışlardır.
Onlar ki insanlıktan nasipsizdirler... "Al gülüm ver gülüm" türü hesaplarının bir çarpım çizelgesi kapsamına dahi girmesini istemezler.
"Halk dediğin itaatkâr olmalıdır. Gerisi fasa fiso," derler…
Yağlı göbeklerinin dışa yansıttığı görüntüleriyle, iç dünyalarının çirkin yüzlerinin pis sırıtışıyla böbürlenir dururlar. Açlık çekmediklerinden, evsiz barksız olmak nedir bilmediklerinden ağızlarının salyasını akıtıp dururlar.
***
Güzel ülkemin tertemiz ve güzel insanlarına hizmet sevda olmalıdır.
Kandırarak değil, aydınlatarak; bastırarak, baskı altında tutarak değil özgüvenleriyle yaşamalarını sağlayarak, bir elin verdiğini diğer ele göstermeyerek hizmet sunulmalıdır.
Bilimle, akılla kucak kucağa; el ele vererek birlik olmanın doyurucu hazzını yaşayarak… 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.