ABD Bize DÜŞMAN Diyor! Bizse… ‎


Önce Beyaz Saray, sonra Pentagon açıklama yapıyor:
"Türkiye'nin F-35 programına katılımını askıya alma sürecini başlattık. İşlerin bu noktaya gelmesinden üzüntü duyuyoruz, ama kararımız sürpriz değil… Türkiye iş imkânlarını ve ekonomik fırsatları kaybedecek..."
Üzüntü duyduklarını söylemeleri bize yeterli bir teselli oluyor mu bilemem, ama üzülüyorlar işte!..
İktidarın beklemediği yaptırımların ilki buydu. Ama ya diğerleri!..
***
Oysa G-20 Zirvesi'nde "Trump bizi haklı buldu, diyerek sevinmiştik." Gerçek gelip kapımıza dayanınca üzüldük. Tabii bizim üzüntümüz ABD'nin bize yaptırım kararı alırkenki üzüntüsüne hiç benzemiyor.
Dış politika zordur. Uzun vadelidir. Denge ister.
***
Bakınız ABD bu tür yaptırımlar için bir yasa çıkarmış!
Yani ülkesinin çıkarına aykırı konularda kimsenin keyfi kararını beklemiyorlar. Sadece çıkardıkları yasayı uyguluyorlar. Çıkardıkları yasanın adı:
"ABD'nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası (CAATSA)(Countering America's Adversaries Through Sanctions Act.)
Lütfen yasanın adındaki ilk sözcüklere dikkat ediniz.
"ABD'nin Hasımlarıyla…"
Durum gayet açıktır. ABD yaptırım uyguladığı Türkiye'yi resmen HASIM olarak ilan etmiştir. Yani bize DÜŞMAN gözüyle bakmaktadırlar. Yani ABD'nin karşısında bulunan taraf…
Yasanın İngilizce metninde geçen "adversaries" ise "adversary" sözcüğünün çoğuludur. Adversary sözcüğünün Türkçe karşılığı: MUHALİF, DÜŞMAN, HASIM anlamlarına gelmektedir. (Redhouse Dictionary)
***
Dışişleri Bakanlığımızın:
"ABD'yi stratejik ilişkilerimizde onarılmaz yaralar açacak bu hatadan geri dönmeye davet diyoruz." şeklinde açıklama yapması, sorunun çözümüne ne ölçüde katkı sağlayacaktır?
ABD bize DÜŞMAN gözüyle bakarken ve bunu yasaları çerçevesinde ilan etmişken biz neyle uğraşıyoruz?
Bu gerçeği halkımıza anlatmamız gerek! Ondan gizlemekle artı bir kazancımız olmayacaktır.
***
Hava savunma sistemimiz yok!..
İhtiyaç duyarsak Hollanda, Almanya, İspanya bir de ABD'ye rica minnet Patriot Bataryalarını göndermelerini ve hava savunmamızı güvenceye almalarını istiyoruz. Onlar da bize verdikleri bin bir mihnet sonrası getirip genelde istedikleri yerlere kuruyorlar. Bu devletlerle aramızda küçük bir sorun yaşadığımızda toplayıp götürüyorlar.
"Neden götürüyorsunuz? Daha tehlike geçmedi ki!.." dediğimizde. 
"Siz bilmezsiniz biz biliriz. Tehlike kalmadı artık!.." deyip kıs kıs gülüyorlar…
***
Biraz aklımız başımıza gelince; "Bu iş böyle gitmez, bizim de Patriotlarımız olmalı ki Hava Savunma Sistemimizi kuralım. Hem ordumuza güven gelsin hem de düşmanlarımız bizden çekinsin," demişiz.
ABD'ye satın alma talebimizi iletmişiz: 
"Yok!" demişler. Biz biraz diretince: 
"Peki, sizi de sıraya alalım. Elbette sıranın sonunda olacaksınız." demişler. Ama ABD ipe un sermeye başlayınca bir türlü ileri kayamamışız.
***
Olan bitenden halkımızın haberi yok! Diğer devletlerin de öyle… Çıtlatmıyorlar ki…
Türkiye'nin şakır şakır parasını ödeyip Hava Savunma Sistemini oluşturacak Patriot Bataryası/Bataryaları satın almak istemesine: 
  • ABD'nin mırın kırın ettiğini. 
  • Bugün git yarın gel dediğini ve
  • Satışı bir türlü gerçekleştirmediğini bilmiyorlar!.. 
  • Bilenler olsa da sayıları çok az! Buna NATO ülkeleri de dahil…
El zannediyor ki başımız sıkıştığında Hollanda, Almanya, İspanya ve de ABD imdadımıza koşuyor, biz de böylece idare edip gidiyoruz. Oysa:
  • Stratejik ortak dediğimiz ABD'nin bize düşmanımızın bile yapamadıklarını yaptığını kimse bilmediğinden.
  • Bu derdimizi kimseye anlatamadığımızdan.
  • Hava Savunma Sistemi satın almak için bizi; önce Çin'e, sonra Rusya'ya başvurmaya itenin ABD olduğunu dünyaya doğru dürüst anlatamadığımızdan.
  • Bir NATO ülkesi olarak Çin'den, Rusya'dan parasını ödeyip Hava Savunma Sistemleri almamızı dünya kamuoyu garip karşılıyorlar.
  • Böylece dünya kamuoyu önünde NATO'ya sadık olmayan ülke görüntüsünü veriyoruz.
(Son zamanlarda büyüklerimizin bu konulardaki bilgilendirici açıklamalarını ayrık tutuyorum.) 
***
S-400 ve F-35'ler!
Birini alana diğeri yok. Yatar kalkar olduk bunlarla…
ABD bastırıyor: 
"Rusya'dan S-400 almaya kalkmayın sakın! Alırsanız size yaptırım uygularız," diye.
Cevap verirken:
"Biz S-400 almıyoruz. Aldık… İş çoktan oldu bitti." diyoruz. 
ABD bizim yöneticilerin sözlerine inanmıyor mudur nedir? Ha bire "yaptırımdan" söz ediyor!
Bunca söyleşi sonrası insan ister istemez soruyor: "Yahu, nedir bunların bu hayasızca tavrı?"
***
Ekonomide farklı davranmıyoruz ki!..
Borç içindeyiz.
Devletimiz borçlanmış!
Şirketlerimiz boğazına kadar borç içinde.
Belediyelerimiz derseniz borçları boylarını çoktan aşmış.
Bireylerimize gelince:
Aman! Bırakınız onları!.. Dokunmayınız yaralılarımıza.
Bir vur bin ah işit hesabı, ne diyeceklerini bilmez olmuşlar. Borçların kapatılması için yine borçlara ihtiyacımız var!..
***
Yerli ve milli savunma sanayi kuralım diyorlar.
Doğru dedikleri. Bunun başka çözümü yok!
Elbette uzun vadede gerçekleşecek bir uygulama…
Ama şu kendimizi kandırmak huyundan vazgeçelim artık.
Neyimiz varsa ortaya koyup yapmamız gerekenleri ona göre yapalım.
Bir an önce… Bir an önce…
Başka yolu yok.
Başka çözüm yok!..
***
ABD yasaları çerçevesinde bizi DÜŞMAN olarak ilan ederken bizim onlara hâlâ stratejik ortak gözüyle bakmamız kimi aldatacak?
Sadece kendimizi değil mi?

***
Geliniz aldanmayı itip de bir kenara neyimiz var neyimiz yoksa ortaya koyup yapmamız gerekenleri bir bir yapalım.
Bir an önce… Bir an önce…
Başka yolu yok.
Başka çözüm yok!..
 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.