ABD'ye Bağımlılığımız mı Var? ‎

Ülkemizin saymakla bitmeyecek kadar çok yerinde, köşesinde bucağında yabancı asker ve siviller NATO ve diğer ad altında ülkemize dağılmış değil mi? Benzeri az bulunur koca koca üsler kurmuşlar değil m


Trump'un Sayın Erdoğan için: "Cumhurbaşkanının hayranıyım. Harika bir ilişkimiz var," sözleri yandaş medyanın ağzının suyunu akıttı.

Mutlu oldular ama gerçek mi, taktik gereği mi? Hiç düşünmediler.

Peki, Trump Cumhurbaşkanımıza gerçekten hayranlık duyuyor mu?

Bilemeyiz… Sonuçta bir iç ilişkidir. O iri gövdesi ve dışarıya yansıttığı kaba kişiliğine rağmen ince bir duygusallığa sahip olabilir. Ancak Trump'un bu yöntemi, karşısındakini etkilemek için bir taktik olarak kullandığı kanısındayız.

Singapur'da yaptığı görüşmede Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'a:

"Sizinle olmaktan büyük bir şeref duyuyorum," sözlerini başka nasıl yorumlayabilirsiniz?
 
***

Trump ortak basın toplantısının ilk cümlesinde:

"Serkan Gölge'yi bıraktığı için Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür ederim. Kendisi gözaltındaydı. Bu güzel jestti." derken ne demek istedi?

Kim bu Serkan Gölge?

Yoksa ikinci bir rahip Bronson olayını mı yaşamışız da haberimiz yok?

Trump'ın daha ilk cümlesinde kendi üstünlüğünü ilan edip ülkemizi zor durumda bırakması talihsiz bir açıklamadır.


 
***

ABD ile yapılan mutabakatta Barış Pınarı Harekâtına ara vermeyi hâlâ "ateşkes" olarak niteleyip bunu defalarca tekrarlayan iyi niyetli olur mu?
 
***

Ortak basın açıklamasında görüşülen konular ve üzerinde varılan anlaşmalar hakkında bilgi verilir. Oysa Trump :
  • Türkiye ABD'den sonra NATO'da en büyük ikinci ordu.
  • Türkiye savunma harcamasını düzenli olarak arttırmaya devam ediyor.
  • Türkiye 29 ülke arasında NATO'ya karşı yükümlülüklerini yerine getiren ülkelerden.
  • Afganistan'daki misyona kararlı bir şekilde bize destek verdi.
  • Ortaklığımız, DEAŞ'ın yıkılması için çok önemli oldu.
  • Yakın zamanda El Bağdadi öldürüldü. Türkiye belli alanlarda çok yardımcı oldu. Bunu takdirle karşılıyoruz."
Derken bunların hangisi ortak görüşme konusu olmuştur?

 
***
Yine ortak basın toplantısında Trump anlatıyor:
  • Çin'le yapılan ticaret anlaşması da hızlı şekilde ilerlemeye devam ediyor.
  • Ne olup bittiğini göreceğiz. Çin bir anlaşma yapmak istiyor.
  • ABD ticaret ve yatırımların önündeki engelleri kaldırmak bizim amacımız.
Allah aşkına söyleyin bu adam kime ne anlatıyor?
 
***

Biz Suriyeli göçmenlerden söz ederken Trump bunları DEAŞ'lılar olarak dillendirirse,

Biz PKK ve YPG teröristleri derken bunlara Kürtler derse bunun adı nedir?
 
***
Çok çok…

Epeyce çok…

Bitmeyecek kadar çok…

ABD'ye bağımlılığımız var değil mi?

 
***

Ülkemizin saymakla bitmeyecek kadar çok yerinde, köşesinde bucağında yabancı asker ve siviller NATO ve diğer ad altında ülkemize dağılmış değil mi?

Benzeri az bulunur koca koca üsler kurmuşlar değil mi?

Ekonomimizi baskı altına alıp ikide bir bizi tehdit ediyorlar.

Çocukların oyun oynaması örneği istedikleri zaman paramızla oynuyorlar değil mi?

Onların desteği ve yardımı olmadan neredeyse kıpırdayamaz hâle gelmişiz.

Yahut başımızdakiler böyle gösteriyor bizi…

Oysa biz böyle olsun istemiyoruz!.. Öyle değil mi?


 
***

Din adına bizden olanların ülkemizde kurduğu sömürü düzeni gittikçe yayılıyor ve güçleniyor değil mi?

Cehalet, bilgisizlik pompalanıp duruyor.

Sesini çıkarmayanlara övgüler diziliyor.

Karşı çıkanlar vatan haini ilan edilip tıka basa dolu cezaevlerine birer birer tıkılıyor…
Öyle değil mi?
 
***
Müslümanlık sayısız kollara ayrılmış, her yere şeyh her yere tarikat ve her yere din adına anlayamadığımız yalancılar dolmuş değil mi?

Bunlar yetmiyormuş gibi bir de Rahip Bronsonlar Hristiyanlık dinini Müslümanlar arasında yaymak istiyor.

Çeşitli ad altında gönderdikleri evanjelistler ülkemizin dört bucağında fır fır dönüp fink atıp duruyor.

Hasbelkader yakaladıklarımızı zar zor da olsa içeri tıkacak olursak rahat yüzü göstermiyorlar bize.

İçeri tıktığımız her bir evanjelist/papaz/rahip için bizi ayrı ayrı tehdit ediyor, "Onları bırakın diyorlar!"

Biz de:

"Siz bırakın bizimkini biz de bırakalım sizinkini," diyoruz ya anlamıyorlar ve bırakmıyorlar bizimkini…

Ama çok geçmeden biz bırakıyoruz onlarınkini.

Bronson da hemen pır diye ABD'ye uçuyor.

Trump alıp da Bronson'u koltuğunun altına tüm dünyaya hava basıyor.

"Bırakın dedik de bıraktılar," diye diye…

Öyle değil mi?

 
***

Hukukumuz güvenini yitirmiş zor günler geçiriyor. Kurumlarımızın yapıları allak bullak değil mi?

Kültürümüzü ellerinden geldiği kadar bozup gençlerimiz arasında kendi kültürlerini yayıyorlar.

Milli birlik ve beraberliğimizin göstergesi olan kaynaşmış nüfus yapımızı bozuyorlar.

4-5 milyon Suriyeli ile bozulan demografik/nüfussal yapımızı iyice alt üst ediyorlar değil mi?
 
***

Tertemiz, sağlıklı gıdalarımızı GDO'lu hâle getiriyorlar.

Topraklarımızı her geçen gün daha çok yabancılara satıyorlar.

Dünyanın ikinci büyük ordusu olan TSK'nin bu sırayı koruyup korumadığı hakkında henüz kesin bir bilgi vermiyorlar değil mi?
 
***
Bu gidişle "Değil mi" soruları bitmeyecek!..

Daha çok yazılacak daha çook...

Sayfalarca, kitaplar dolusu…
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.