Ar Damarı Çatlayınca


Çirkin ve bağnaz bir gidişin ardına sarkıp gizlice gitmek yakışıksız geliyor.
Siyasetin şu anda içinde bulunduğu döngü rahatsızlık yaratıyor.
İtici, üzücü, ayrıştırıcı ve uzaklaştırıcı...
Bunun için bugün değişik bir konudan söz etmek daha uygun olacak.
Ama bu da öyle yalın değil; karışık, bunaltıcı ve sarsıcı…
***
Kara gölge içinde yaşanıyormuş gibi anlaşılması zor gibi gelebilir!
Şaşırabilirsiniz de…
Garip bir gülme isteğine de kapılabilirsiniz.
Kısaca tuhaflık sızıyor her yanından.
Bir öykü gibi!..
Üstüne yüklendiğinizde rahatlıkla bir romana dönüşebilir.
***
Eski Hatay İl Müftüsü.
Evli ama çocukları olmuyor.
Çocukları olsun istiyor.
Çare olarak bir arkadaşını eşiyle tanıştırıp ilişkiye girmelerini sağlıyor.
Derken iki çocuk dünyaya geliyor bu ilişkiden.
Müftü sahipleniyor çocukları.
Buraya kadar yaptıklarının adını koymak sarsıcı olabilir.
Ama devamı var…
Müftünün kirli renklere büründürdüğü yaşamının tiksindirici devamı var.
***
Gün geliyor.
Müftü kutsal topraklara bir Hac kafilesinin başkanı olarak gidiyor.
Ve Mekke'de bir kadınla tanışıyor.
Onunla ilişki yaşıyor.
Dönünce o kadınla nişanlandığını ve evleneceğini açıklayıp eşinden boşanmak istediğini belirtiyor.
Anlaşmalı boşanma sağlanamayınca çekişmeli boşanma için mahkemeye başvuruyor.
Ayrıca çocukların kendisinden olmadığı için "nesebin reddi davası" da açıyor.
Tüm suç eşindeymiş!.:
Eşinin ilişkiye girdiği kişiyi eşiyle kendisinin tanıştırmadığını, aralarındaki ilişkiyi sonradan öğrendiğini, eşinin o adamla ilişkisine rıza göstermediğini anlatıyor.
Araya Diyanet İşleri müfettişleri giriyor.
Bu arada birkaç olay yine yaşanıyor.
Anlatacağız, ancak önce şöyle bir soluklanınız!..
***
Ar damarı çatlayınca insanın neler yaptığını göreceksiniz.
Belki inanmayabilirsiniz yahut zor gelecektir inanmanız.
Anlatalım:
Davalar yürürken yani henüz evli ve de Mekke'de tanıştığı kadınla nişanlı iken bir Kur'an Kursu öğrencisi ile de birlikte oluyor.
Eşinden boşanınca nişanlı olduğunu söylediği kadınla evlenmiyor.
Bir başka kadınla ikinci evliliğini yapıyor.
***
Müfettiş raporları sonucunda Diyanet İşleri Başkanlığı “Din görevlisine yakışmayan, yüz kızartıcı tutum ve davranış” nedeniyle müftü hakkında soruşturma açıp, memuriyet görevine son veriyor.
Müftü kızgın!
"Özel hayatına müdahale"' edildi diyerek görevine iadesi için dava açıyor. Mahkeme davayı reddediyor Danıştay da onama kararı veriyor.
Eski müftü Hukuk Devleti olduğumuzu hatırlıyor ve doğru Anayasa Mahkemesine başvuruyor.
"Özel hayatına müdahale" edildi diyerek çağırıp duruyor.
Anayasa Mahkemesi ise müftünün talebini kabul etmiyor…
***
Ar damarı çatlamış olanlar hep böyle mi dururlar?
Yaptıkları iğrençlikleri görmeden, nasıl olur da yılışık ve yapışkan tavırlarını sürdürürler.
Konu edilen o iki çocuk gözlerimizin önüne geliyor! Suçsuz ve acılarla dolu…
Ya aldatılan o kadınlar!..
Din örtüsü altından kimler, neler yapıyor görüyor musunuz?
Yaşanan dinin kimlerin eline bırakıldığına baktıkça sizin de içiniz sızlamıştır.
***
Bu olanlar öyle inanıyorum ki halkımızın:
Dini konularda hep cahil bırakılmasının.
Bilerek gerçek dini bilgilerden daima uzak tutulmasının.
İçi boş yalanlara ve batıl inançlara alıştırılmasının bir sonucudur.
Ayrıca bunlar:
Bir devletin ve toplumun yapı taşlarıyla oynanmasının sonuçlarıdır. 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.