Asıl Suçlu Sizsiniz!.. ‎


ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıyacağı dünün konusu değildi!..
İsrail, 1980'de tek taraflı Kudüs'ü başkent ilan etmiş, ancak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BGMK) 478 sayılı kararıyla, İsrail'in ilanını geçersiz saymıştı.
Kararı tek başına veto hakkına sahip olan ABD, bu hakkını kullanmayarak kararı kabul etmiş oldu.
Ne var ki ABD, taraflar için bağlayıcı olan BMGK kararını elinin tersiyle itip 06 Aralık 2017’de Kudüs'ü "İsrail'in başkenti" olarak tanıdı.
Ve ABD'nin başında Trump vardı.
Ve dünyada bunu yapan ilk ülkeydi.
BM Genel Kurulu, 21 Aralık 2017 tarihinde 9'a karşı 128 oyla Trump'un Kudüs kararını eleştiren bir karar aldı. Genel Kurul kararları bağlayıcı değil tavsiye niteliğindeydi ama kararın ezici bir çoğunlukla alınmış olması önemliydi.
***
ABD 06 Aralık 2017 günü Büyükelçiliğini Kudüs'e taşıyacaktı. Israrlı ve kararlıydı...
Ama kim bilir belki:
"Adım adım yürüyelim" diyerek bu günlere bıraktı.
Bunları bilmeyen yok!
***
Etkili, vurucu ve anlamlı bir tarih olsun istendi.
Ve bulundu o tarih.
İsrail'in bağımsızlığının yıldönümü olan 14 Mayıs seçildi.
Coşkulu, süslü ve heyecanla dolu güne anlam katacaklardı.
Bunları da herkes biliyordu.
***
Emperyalist bir devlet olan ABD dünyaya dönüp:
Zorla.
Boyun eğdirerek.
Tek güç benim diyerek.
Trump'un faşist eğilimiyle Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıdığı konusunda geri adım atmadı.
***
Elbet bu karar:
Kan kokuyordu.
Oluk oluk akacak kanların habercisiydi.
Ortadoğu'yu kan gölüne çevirecek ve İsrail'i daha da güçlendirecek bir karar olacaktı.
Bunu da bilmeyen yoktu!
Ta o zamanlar yazıldı nice yerlerde defalarca...
***
Oldu sonunda:
58 şehit...
Ve...
2700'den fazla yaralı...
ABD ve İsrail birlik olup eğlenirken aynı anda, oluk oluk kan akıyordu öbür yanda...
***
Şaka değil İsrail ve ABD.
Gökyüzünü kaplayan görkemli havai fişeklerin eşliğinde coşku üstüne coşku yaşarken.
Kendilerinden geçmişçesine eğlenirken.
Hemen ötede.
Filistinlerin üzerine gökten yağmur yağar gibi bombalar yağıyordu.
Kurşunlar kulaklarının dibinden vınlayarak geçiyordu.

Kimi bomba ve kurşun saplanıp da Filistinlilerin bedenine.
Taze kan akıtıyordu.
Uçuşurken havada eller, kollar ve ayaklar,
Can alıyorlardı.
Yaralananlar düştükleri yerde kalıyorlardı.
***
Fadi Abu Salah adındaki bir Filistinli.
2014'de bir İsrail hava saldırısında ayaklarını kaybetmişti.
Dizlerinin üstü ile yaşıyordu tekerlekli sandalyede.
Ta o zamanlar kızgın ve öfkeliydi.
Hırsı yatışsın diye Gazze sınırına o da gelmişti.
Dikenli tellerin epey gerisinden elindeki sapanla taş atıyordu dikenli tellerin ötesine.
İsrail askerlerinin açtıkları ateş sonucu can verince arkadaşları.
Yaralanıp düşünce yere sağındaki solundakiler.
Tekerlekli sandalyesini hızla sürdü dikenli tellere doğru ve hızlanınca arabası düştü dikenli tellerin dibine.
Farkında değildi düştüğünün...
Elinde sapan taş atmaya çalışıyordu dikenli tellerin ötesine.
Birkaç kurşunun gelip bedenine saplandığını görmedi bile. Acı da duymuyordu.
Yalnız.
Sırtüstü yere düşünce gökyüzüne baktığında havai fişeklerle dolu sandı gökyüzünü.
Öyle çok yağıyordu ki bombalar, kurşunlar. Çok sayıda gökkuşağının birlik olup dans ettiğini sandı.
Çevresini saran kara dumanlara kızmaya başladı.
Ve
Gözlerini ayırmak istemiyordu rengârenk uçuşan yıldızlardan...
***
Tüm bunlar:
Müslümanlar kardeş kardeşe düşünce.
Oluk oluk kendi kanlarını dökünce.

Olmaya başlar.
Diklenir bükülen başlar.
***
58 şehit ve 2700'den fazla yaralının suçlusu aranacaksa.
ABD ve İsrail suçlu olabilir.
Ama asıl suçlu:
Dostluk ve kardeşlik nedir bilmeyen Müslümanlar.
Aklı ve bilimi kaldırıp atanlar.
Çevresinde gördükleri her yanı yobazlarla dolduranlar.
Kardeşi kardeşe düşürmekte çıkar arayanlar.
Ülkesinin değerlerini yok pahasına satanlar.
Sizsiniz...
Asıl suçlu sizsiniz.
***
Birkaç gün yas ilan etmekle.
ABD ve İsrail Büyükelçilerini çağırmakla.
Gösteriş olsun diye şurada burada toplanmakla.
İslam İşbirliği Teşkilatını toplayıp laf olsun diye kararlar almakla.
Bunların önünü alamazsınız...
Önce siz.
Suçlu olduğunuzu kabulleniniz.

Sonra aklın ve bilimin önderliğinde yol alınız.
Hak ve adaleti yaşatınız.
Merak etmeyiniz!
Gerisi çorap söküğü gibi gelecektir.
Ne ABD ne İsrail Müslümanlara saldırmaya cesaret edecektir.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.