Beka ve Zillet Tutmayınca… ‎


Seçim alanlarında yeni tuhaflıklar oynaşıyor!
Yaşananların anlaşılması zor!
Aynı zamanda garip ve sinsi bir esinti egemen olup bitene.
Değişime doğru hızla koşan bir şeyler var!..
Önceleri iktidarın çekim alanına sakız gibi yapışanlardan bazı kopmalar gözleniyor. Onu hiçe sayan ve etkisi altında olmayan, kendine özgü bir değişimin habercisinin bakışları her yanı tarayıp duruyor.
İşte bunun için:
Birdenbire…
Görüşler değişti. Düşünceler allak bullak…
Bir sarsıntı ki dengeleri bozulmuş insanları adeta taraf değiştirmeye yönlendiriyor.
***
Sayın Bahçeli'deki değişim ve başkalaşım biraz daha tuhaf!..
Anlaşılmaz, beklenmedik ve öncekilerle uyumsuz…
"Beka" diye tutturmuştu. Sonra ne olduysa birdenbire değiştirdi. Ufkunda yeni siluetler mi belirdi nedir?
"Biz Türkiye'de beka sorunu diyoruz ama gerçek sorun belli oldu Kemal, Meral, Temel… Hepsi beş harften oluşan bir ittifakın…" derken garip anlamlar yüklediği bu sözcükler kim bilir onu nereye götürecek?
İşi harflerin sayılarına kadar götürmek nedendir, hangi zorlamanın veya ihtiyacın bir gereğidir?
Buna İYİ Partinin cevabı gerçekten harikaydı:
"Cumhuriyetimizin kurucuları ve Kurtuluş Savaşımızın kahraman komutanları; Kemal, İsmet, Fevzi, Kâzım, Şevki…
Say bakalım.
Kaç harfli?"
Bir zamanlar Gökçek de üç harflilerden söz etmişti. Şimdi ne durumda olduğunu biliyorsunuz.
***
Sayın Cumhurbaşkanı'nda da stratejik olmasa bile taktiksel değişimler göze çarpıyor.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde en büyük rakiplerinden biri Sayın Meral Akşener olmasına rağmen onun adını ağzına bile almamıştı. Tabii ki yandaş medya da ona uymuş, adeta İYİ Parti ve Meral Akşener yokmuş gibi bir yol izlenmişti. Tüm güçleriyle CHP ve Kılıçdaroğlu'na yüklenme yöntemine öncelik vermişlerdi.
Seçim sonuçları, izledikleri yolun hatalı olmadığını göstermiştir.
Ancak…
Şimdi yaptıkları taktik değişiklikle İYİ Parti ve Meral Akşener meydanlarda rakip gösteriliyor.
Ve Meral Akşener'e hapishanenin yolu işaret ediliyor.
Neden?
Bu değişime onları zorlayan ne olmuştur?
Gerçi "İlk atak Denizli ve Aydın'da Akşener'den geldi."
"Sayın Cumhurbaşkanı zorunlu olarak onu muhatap aldı," diyenler olabilir.
Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinde de Akşener'in attığı ilk adımlar ve önemli nitelikli atakları vardı. Ancak hiçbirine doğru dürüst karşılık verilmedi.
***
Kişisel görüşümüz:
Seçim kampanyalarından umulan sonuçları alamamaları bu değişimin ana nedenidir.
Ayrıca;
"Beka meselesi" taktiği tutmamıştır.
"Zillet İttifakı" taktiği tutmamıştır.
Bunların yanında muhalefetin; birleştirici, yapıcı ve hoşgörü dili egemen olmuş ve halkın beğenisini toplamıştır.
***
Geçmişte iktidarın can simidi olan ve sımsıkı sarıldıkları anketler ve bunların sonuçları, geçmişteki tüm seçimlerde seçim öncesi moral kaynakları olup yüzlerini güldürürdü.
Ne var ki can simidi olarak gördükleri anket sonuçları şimdi ters yönü göstermeye başladı. Hiçbir anket her şeye rağmen gerçekleri örtmeye yetmiyor. Hava iyice değişmiş. Seçimde iktidar için tersine dönen olumsuzluk esintileri yurdun dört bir yanında etkili oluyor.
Olumsuzluğu hızla tersine çevirmenin yollarını arar oldular.
İşte bunun için yol yordam ve gidiş değişikliğine ihtiyaç duydular. Yolun ortasında iken ekleme yapacakları yeni bir taktik değişikliği gerekliydi. Dereyi geçerken at değiştirilmez, ama ya zorunlu kalmışlarsa!.. 
Ayrıca "Beka Meselesi" ile "Zillet İttifakı" toplumda umdukları karşılığı bulmayınca, yani yaptıkları hesaplar tutmayınca, hiç olmazsa kalan şu kısa günlerde yapılacak takviye ile zor da olsa başarıyı yakalamanın yollarını arıyor görünüyorlar.
***
Ama meydanlarda onların tersine gelen bir ses yükseldi!
O da Akşener'in cevabıydı!..
Sayın Cumhurbaşkanına Akşener'in cevabı dikkatleri toplayıcı nitelikte olduğu kadar sertti de…
"Şimdi, yaptıklarınızı söylediğimiz için hapis olacaksak Türk Milletine bir Meral değil, bin Meral helal olsun."
Sözleri meydanlarda yankılandı.
***
Artık meydanların havası değişiyor!
Toplum güvenle gideceği yeni yolu tanıma çabası içinde… 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.