Bir Tuhaflık Var Anketlerde!.. ‎

a


Anketler yapılıyor.
Ve dizi dizi konuyor önümüze.
Anket şirketleri hiç boş durmuyor.
Liderlerin ruhsal yapıları gerildikçe, gelecekten yana kaygıları arttıkça ve siyasi ortam karıştıkça anket yaptırıyorlar.
Kendilerini aynada görmek.
Kamuoyunun nabzını tutmak.
Geleceğin yapılanmasında hata yapmamak için durmaksızın anket yaptırıyorlar.
***
Ama!
Şimdilerde yapılan anketlerde bir tuhaflık var! Bir garip anketler!..
Anket şirketlerinin dahi bir türlü anlayamadıkları, çözmeye zorlandıkları; hatta çözemedikleri...
İşleri güçleri kamuoyu yoklaması olan anketörler huzursuz ve mutsuz. İşlerini yapıyorlar ama sanki aldatıldıklarına ilişkin bir duygu sarıp sarmalıyor bedenlerini ve bir örümcek ağı gibi ince ipçiklerle örüyor beyinlerini... Onlardaki bu duygu hâli çok sürmeden şirketin her yanını etkisi altına alıyor. Bulaşıcı bir hastalığın mikrobu gibi çabucak yayılıyor.
"Acaba aldatılıyor muyuz?" diyen anketçilerin sayısı giderek artıyor. Sıkıntı basıyor içlerini ve bu sıkıntıları tebelleş oluyor çalıştıkları ortama!..
Müşterilerini aldatan durumuna düşmekten kaygılanıyorlar...
Çünkü bir tuhaflık, bir gariplik var yaptıkları anketlerde. Bilmiyorlar ki nedendir bu tuhaflık?
***
Özenle hazırladıkları soruları vatandaşlara yönelttiklerinde, kaçışıyor büyük çoğunluk. Cevap vermek istemiyorlar!
Önceleri sokaklarda, işyerlerinde veya evlerde rahatlıkla yaptıkları işlerini şimdi yapamıyorlar. 25-30 kapı dolaşmakla yaptıkları işi, şimdi 100-150 kapı gezmekle yapamıyorlar.
Bir tuhaflık, bir gariplik var yaptıkları anketlerde. Acaba bu tuhaflık:
Sorulardan mı?
Halkın tutumundan mı?
Zamanın uygunsuzluğundan mı?
Neden kaynaklanıyor?
Neden kaçışıyor halk? Aanket deyince neden kaçışıp duruyor vatandaş?
***
Oysa siyasiler anket anket diye tutturuyorlar.
Sabah kahvaltısından önce anket sonuçlarını görmek istiyorlar!..
Bu yolla bilimselliği izlemiş olacaklarını,
Bu yolla hata yapmayacaklarını,
Ve bu yolla yeni planlamalarla başarılı olacaklarını düşünüyorlar.
Ama öncekilere benzemiyor şimdiki anketler!.. Bilmedikleri bir tuhaflık, bir gariplik var anketlerde!..
***
Anketörler yorgun ve sıkkın!..
Halk anketlerden kaçışıp duruyor ama niye, sebebini bilmiyorlar?
Belli ki:
Önceki anketlere benzemeyen bir tuhaflık, bir gariplik var şimdiki anketlerde!..
***
Anket sorularının hazırlanmasında, kapalı ya da açık uçlu soruların seçilmesinde, örneklemlerde, veri toplama araçları ile yöntemlerinde, gözlemlerde, görüşmelerde, tarama yöntemlerinde hata yapmamak için olağanüstü bir çaba gösteriyorlar.
Ama.
Öncekilere benzemeyen bir tuhaflık, bir gariplik var anketlerde!..
Sabahın temiz havasına hasret.
Bir tuhaf hâl alıyor anketler...
***
Gezici Araştırma şirketinin sahibi Murat Gezici, Fatih Altaylı'ya yaptığı açıklamada:
"Bir dip dalgası var. Nereye doğru yönlenir bilmiyorum. Ama benzerini bir kez 1980’lerde, bir kez de 2000’lerde gördük. Bu dip dalgasını 24 Haziran gecesi de göreceğiz” demiş.
DİP DALGASI!..
Elbet bir deniz ya da okyanusun dibinden gelecek dalgadan söz etmiyorlar, dip dalgası derken...
Halktan, vatandaşlardan söz ediyorlar. Halktan gelecek dip dalgasından söz ediyorlar.
Sayın Meral Akşener de dip dalgasından söz ediyor. Diyor ki:
"24 Haziran için çok etkili bir dip dalga geliyor. Sandığa öyle bir çarpacak ki hepiniz şaşıracaksınız!.."
***
Evet, halktan gelecek bir dip dalgası var. Nereye bakarsanız bakın mutlaka görürsünüz izlerini.
Ve halkın dip dalgası öyle bir dalgadır ki:
Tsunamiye benzer ama her önüne geleni yıkıp götüren değildir.
Birilerini önüne katıp götürürken getirir birilerini.
Büyük çoğunluğun hasret çektiklerini...
Hem de dimdik ayakta... 


 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.