Boğuluyorum!..‎

Utanç sağanağı yağıp dururken.
Boğulur gibiyim!..
Utancımdan sancı girmiş karnıma.
Dayanabilirsem bunca haksızlıklara.
Şekil değiştirmiş hukuksuzluklara.
Soluk alabileceğim.
Nedenini bildiğim ama şimdilik karşı çıkamadığım bir akış peşine takmış götürüyor beni ve dünyamı.
***
Haksızlık sağanağı fışkırırken her yanımdan.
Boğulur gibiyim.
Yaşarken hukuk terazisinin dengesini yitirdiği bugünleri.
Hep birlikte arayıp durmaktayız beğenmediğimiz dünleri.
Bilmem ki neden bir tuhaf şu gökyüzü!
Karanlık bulutların gökyüzünü kaplamasından mıdır?
Yoksa ezilen insanların feryatlarını duyan bulutların birbirine girmesinden midir?
***
Boğulur gibiyim utancımdan.
Aklım ermez ki!
Ne ister Yüksek Seçim Kurulu bu ülke insanından?
"İstanbul seçimlerinin yenilenmesi" kararının yarattığı acıdan.
Habersizler mi?
Türkiye Cumhuriyeti'nin dış ülkeler önünde iyice yıpranan itibarından.
Üzülmeyecekler mi kendileri de?
Yoksa üç adım önlerini dahi göremeyecek duruma mı düştüler?
Sağa sola bakmazlar mı?
Tonlarca ağırlığın altında inleyip durmakta insanlarımız.
Yoksa onların çevresinde yaşanmaz mı bunların hiçbiri!..
***
Bu işi bu noktaya getirenler bilsinler ki:
Belki acı çekecektir bu millet.
Ancak olmayacaklar asla zillet.
Onların da çevresini aydınlatan.
Göğüslerinin üzerindeki ağırlığı kaldıran.
Birileri geliyor…
Her şeyin güzel olacağını söyleyen ve herkesi kucaklayan birileri...
***
Bakın görün çok sürmeyecek.
Çocuklar kendi aralarında yine bağrışıp:
"İstanbul'un başına yine o gelecek."
"Bak bak! İşte o! O geliyor" diyecek… 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.