Çiğ Çiğ Öten Borazan… ‎

Şu çiğ çiğ öten borazana baksanıza! Trump denilen adam nasırına basmışlar gibi ötüp duruyor. Hamuru çürük ve kokuşmuş, sesi çirkin ve cırtlak, kapkara sözleriyle iyice kabalaşmış! Hırs bürümüş gözleri


ABD'nin borazanı Trump:

"Suriye’nin kuzeyinde sınırları aşan bir şey yapması hâlinde, Türkiye ekonomisini tamamen yok edip ortadan kaldıracağını," söylemiş!..

Olacağı buydu! Uyguladığımız dış politikanın gelip dayandığı noktadır burası.

Ah vah edip, şunu bunu deyip bu gerçeği göz ardı ettiğimiz sürece; yanılgılar ve sonuçsuz girişimler birbirini izleyecektir.
 
***

Olacak şey değil ama;

Şu çiğ çiğ öten borazana baksanıza!

Trump denilen adam nasırına basmışlar gibi ötüp duruyor. Hamuru çürük ve kokuşmuş, sesi çirkin ve cırtlak, kapkara sözleriyle iyice kabalaşmış! Hırs bürümüş gözlerini ne para doyuruyor ne Suudi Arabistan'ın boynuna taktığı altınlar ne de Libya'dan, Irak'tan ve Suriye'den tırtıkladığı petroller...

Emperyalist devlet dedikleri şey böyle oluyor işte. Başkalarının hakkını gasbederek zulmün göbek taşına oturmuşlar. Geleceği idrakten yoksun yapılarıyla tek dertleri hak gaspıdır, zulümdür. Din, iman, ahlak ve insanlık nedir bilmezler… Yalan, oyun, hile ve aldatma içlerine işlemiştir. Fitne ve nifak tohumu ekip de yaptıkları pisliğin farkında olmayanlar insanlık adına kara bir şans olarak anılacaktır. Tarih bunun aksini yazmamıştır.


 
***
Ama…

Bir de bunları azdıranlar var!

Önlerine durmaksızın kemik atanlar var.

Bitmeyecek iştihalarını tahrik edenler var.

Peki, bunlara ne demeli?
 
***

Bir de:

Paraya ihtiyacım var diyerek bu devletin Tank-Palet Fabrikasını sözde 25 yıllığına yabancılara kiraya verenler. Bu ülkenin en mahrem alanlarını gocunmadan yabancılara satanlar!.. Onlara ne demeli?

"Yahu içinizden biri yerli ve milli bir araba yapmayı üstlensin," diye diye yılları heba edenlere. Devlet olarak kılını kıpırdatmayıp "Bu milletin orasına koyanların" gözünün içine bakmak durumunda kalanlara ne demeli?

"Yerli ve milli helikopter yaptık. Adını da 'Atak Helikopteri' koyduk diyenler," gerçekleri saklayıp bu milletin yüzüne bakarken hiç gocunmazlar mı? Pakistan'a Atak Helikopterlerini satmak istediğimizde bırakın ABD'yi, ABD'nin bir şirketi dahi bize engel olabiliyorsa, nasıl düşünmeli? Aklımızı başımıza nasıl almalıyız? Yerli ve milli dediğimiz helikopterin motorunu ABD şirketlerinden onların ileri sürdüğü koşulları kabul ederek satın alırken hiç öngörümüz olmadı mı?

Söz çok, dert çok!

Dert yığınının içine dalmanın da bir anlamı yok!
 
***

"Türkiye ekonomisini tamamen yok edip ortadan kaldırırım," diye hava basanlara karşı alacağımız yığınla tedbir, yol ve yöntem vardır. Bunlardan biri de sesimizi çıkarmaktır. Şiddetle kınamaktır… Bağırıp çağırmaktır.

Amma…

Somut yaptırımlarla süslenmemiş, desteklenmemiş söz yığınlarının anlamı yoktur!

"Gücümüzü test etmesinler. Savaş gücümüzü sınamasınlar." türü karşı çıkışlar boşa atılan oklar gibidir.

Büyükelçimizi geri çağırıp bir süre sonra göndermek zorunda kalışımız örneğinde olduğu gibi mahcubiyetle dolu uygulamalar ses bile getirmeyecektir.

Ve…

Ve…

"Şu kadar süre tanıyoruz. Sonra…"

"Bir gece ansızın gelebiliriz."

"Belki yarın belki yarından da yakın…" türü sözlerle ne yapmak istiyoruz ki?
 
***

Trump hezeyanla "Türkiye'nin ekonomisini yerle bir ederim," derken Sayın Erdoğan'ın:

"Trump'la bir ay içinde görüşme imkânının olacağını beyan etmesi doğru mudur?"

Elimizdeki güçleri zamanında, dengeli ve yerli yerinde, saygınlık uyandıracak bir kararlılıkla uygulamamız gerekirken bunu neden yapamıyoruz?

Ekonomik olarak bizden kat kat geri olan Kuzey Kore'nin ABD ile ilişkileri incelensin. İlginç durumların varlığına tanık olunacaktır.

Ödünsüz ve kişilikli politikanın nelere kadir olduğunu tarih yazmıştır.
 
****
Saadet Partisi Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı'nın:

"Mr.Trump'a gereken mesaj anladığı dilden verilmeli, başta İncirlik olmak üzere bütün ABD üsleri kapatılmalıdır. Sayın Erdoğan da BOP eşbaşkanlığını bıraktığını derhal açıklamalıdır." Beyanına ne diyorsunuz?

BOP Eşbaşkanlığı!..

İlginçtir!

Üzerinde durup düşünülmelidir…
 
***
Artık sözü uzatmadan son sözümüzü söyleyelim:

Bu ülke insanlarını ayrıştırmayı bir yana koyup birleştirmediğimiz sürece,

Ekonomimizi sağlıklı bir yapıya kavuşturmadığımız sürece,

Paramızı her esen yelde savrulmayacak bir konuma getirmediğimiz sürece,

İçte ve dışta her türlü ekonomik sözleşmeleri TL ile yapmadığımız sürece,

Milli Savunma Sanayimizi kurup etkin olarak işletemediğimiz sürece,

Yerli ve milli tank, uçak, füze, her türlü ticaret ve savaş gemisi ile diğer önemli silahları kendi imkânlarımızla üretmediğimiz sürece,

Bu alanda hizmet veren şirketleri ve değerli personelini devlet olarak koruyamadığımız sürece,

Milli Savunma Sanayimize, hava savunma sistemimizi kendi olanaklarımızla üretinceye kadar devletin etkin desteğini vermediğimiz sürece,

TSK'lerinin alt üst edilen yapısal durumunu yeniden eski gücüne kavuşturmadığımız sürece.

Hep sıkıntılarla, hep sorunlarla karşılaşacağız demektir.

Bugün Trump yarın ABD'nin bir başka borazanı tarafından rahatsız edilmemiz kaçınılmazdır. 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.