Cumhurbaşkanının Düşünce Özgürlüğüne Müdahale! ‎


Cumhurbaşkanı.
Tek adam.
Reis.
Sevenleri ona daha çok yaklaşmak ister.
Ama ona kızgınlar ağzını açıp da yakınından geçmek istemez.
Bilerek ya da bilmeyerek ona hakaret edenler mahkemelerin kapısını aşındırır durur.
Yasaların verdiği dokunulmazlığın dışında kendine özgün dokunulmazlığı da var.
Asrın lideri diyorlar. Daha başka unvanları da var.
AKP'yi yalnız başına ayakta tutar.
Tek başına bir güç!..

***
Nurettin Yıldız.
Din adına konuşan Diyanet'in bir görevlisiydi.
Olmadık şeyler söyler durur, sanır ki akıl denilen nesne sadece kendinde var. Allah adına insanların yaşamını yargılar. Dar çevresinde kurduğu yamuk düzen, yine o dar çevrede itibar görür.
Ona göre: Kadınlar ilgi alanına girer. Altı yaşından nine oluncaya dek ne kadar kadın varsa, onun çizdiği çerçevenin içinde yer alır. Cinsel fantezilerle insanların beynini karıştırır.
Kadını erkeğin cinsel dürtülerini tahrik eden yaratık olarak görür. Cinsel fantezileri günün 24 saati erkeklerin beyinlerine girip çıkar, kıvrımları arasında dolaşır durur.
Ama yetmez bunlar!..
İşin içine asansörü, yataktaki battaniyeyi de karıştırır.
Abuk sabuk sözleri rahatsızlık yaratınca Diyanet'ten istifa eder. Ne var ki durmaz hiç! Kadını öne çıkararak dinsel konularda toplumsal düzenin sağlıklı yapısını bozar.
"Kadınlar dayak yiyorlarsa şükretsinler." sözleri toplumda tiksintiyle karşılık bulur.
***
Ve cumhurbaşkanı dayanamaz artık:
"Bazılarının dikkat çekmek için kavramları eğip bükerek söyledikleri sözlerin hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur." der. Daha sonra:
"İslam’ın güncellenmesinin gerektiğini bilmeyecek kadar da aciz bunlar. Siz İslam’ı 14 - 15 asır önceki hükümleriyle kalkıp da bugün uygulayamazsınız." sözlerini dışa vurur.
Ama bir yandan da endişe etmektedir:
"Şimdi birçok hocaefendi beni tefe koyup çalacak!" demekten de kendini alıkoyamaz.
***
Tek adam.
Reis.
Tek başına bir güç!..

Nitelemeleriyle size tanıtmaya çalıştığımız Sayın Cumhurbaşkanının düşüncelerini açıklamasından tedirginlik duyması ve endişeye kapılarak bunu dışa vurması önemli bir durumdur. Vahamettir!
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının dahi düşüncelerini açıklamaktan endişe etmesi ne demektir? Bu nasıl bir yapıdır? Bilinmez, görünmez, algılayamadığımız güçlerin Devletin egemen güçleri üzerinde etkisi mi var?
Nice paralel yapılar var da haberimiz mi yok?
Nedendir bu rahatsızlık?
***
Nitekim çok geçmeden sağdan soldan sesler yükselir. Nur cemaatinin önde gelen isimlerinden Prof. Dr. Ahmet Akgündüz:
"Muhterem Cumhurbaşkanım! Haddinizi aşarak şeri meselelerde fikir beyan etmeyiniz! Zira ne müçtehit ve ne de fıkıhçısınız! Ehil olmadığınız konularda ve hele de şeri konularda görüş beyan etmeniz tamamen şahsınızı felakete sürükleyebilir."
Açıkça yönlendirme var.
Hatta: "...şahsınızı felakete sürükleyebilir." diyerek gizli bir tehdit var.
Dokundurma var.
Cumhurbaşkanının düşünce özgürlüğüne müdahale var...
Böyle bir yaklaşım, ülkemiz adına bilmediğimiz oranda büyük tehlikelerin varlığına kanıttır.
İşin dinsel boyutuyla pek ilgilenmek istemeyiz. Ancak yaşadığımız, hemen her gün içinde bulunduğumuz dinsel gerçeklerin şekil değiştirerek aslından gittikçe uzaklaştığını söylemek görevimizdir.
***
İslamiyet'in birinci sırada ve en önemli kaynağı Kur'an-ı Kerim'in değişmezliği konusu tartışmasızdır.
Ne var ki dinini yaşayanların Kur'an-ı Kerim dışındaki uydurulmuş kaynaklara daha çok itibar eder hâle getirilmiş olmaları gibi büyük bir felaketle karşı karşıyayız!..
Din alanının dokunulmaz, girilmez olduğu yaşadığımız gerçeklerdendir. Bu alanda çok büyük bir maddi çıkar dünyasının yapılandırıldığı, bu yapıya dıştan hiçbir gücün girmesine izin verilmediği söylenenler arasındadır. 
Kimse Kur'an-ı Kerim'i güncelleyelim demek gafletinde bulunmaz. Ama yaşanan ve Kur'an hükümleri dışında yapılandırılan bir çevrenin gittikçe taassubun bataklığına gömüldüğünü görmezden gelemeyiz.
Dinde tabular olmamalıdır. Kur'an-ı Kerim sadece bu konuda bilim yapmış insanlara değil, tüm insanlığa gönderilmiştir. Allah'ın bizlere ne dediğini birilerinin baskıcı ve ezici yönlendirmeleriyle öğrenmek, hatta onların çıkar güdüleriyle doldurulmuş hatalı yönlendirmelerinin kurbanı olmak istemeyiz.
Elbette bilenin; bilgi, birikim, düşünce ve yönlendirmelerinden yararlanmaktan isteriz, bundan büyük yararlar da sağlarız. Ne var ki kendi aklımızı bir yana iterek değil!..
***
Tek adam.
Reis.
Tek başına bir güç
olan Sayın Cumhurbaşkanının yönlendirilmesi ve düşüncesini açıklarken rahatsızlık duyması bizde büyük bir endişe yaratmıştır.
Bu tür tutum ve davranışın varlığı doğrudan doğruya Türkiye Cumhuriyeti'nin güvenliğine ve bağımsızlığına yönelmiş tehlikedir.
Devletimizin kurum ve kuruluşlarıyla oynayarak onların çağın gerekleri dışındaki niyetlerle yeniden yapılandırılması geleceğimiz açısından soru işaretleriyle doludur.
Elbette Sayın Cumhurbaşkanımızı düşüncelerinden ötürü eleştirebiliriz, ama bu kadar!.. Daha ileri gidip rahatsız edici sözler söylemek kimsenin haddi değildir ve olmamalıdır. 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.