FETÖ ve TSK… ‎


İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Genelkurmay, MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğüyle koordineli olarak yürütülen FETÖ'nün TSK'deki yapılanmasıyla ilgili olarak 143 Ütğm., 33 teğmen olmak üzere toplam 176 askeri kişi hakkında 50 farklı ilde ve KKTC'de eş zamanlı yakalama ve gözaltı kararı verilmiş… Aradan geçen bunca zaman sonra az değil; 143 Ütğm., 33 teğmen… Çok büyük bir rakam.
Terör örgütü FETÖ'nün özellikle TSK'daki yapılanmasının üzerine gidiliyor.
Gidilsin tabii…
Gidilsin ama devletin bekasına dayanak olacak bir yapının bu denli uzun süreli pisliklerden ayıklanamamış olması üzücü, sarsıcı ve gelecek için iyi olmayacak haberleri bünyesinde saklamaktadır.
FETÖ'cüler büyük bir çabayla TSK'den bir bir ayıklanmaya çalışılıyor. Hatta bu yapılanma öne sürülerek TSK'nin altı üstüne getiriliyor.
Askeri liseler ve harp okulları kapatılıyor.
Hastanelerine el konuluyor.
Mahkemeleri kaldırılıyor.
Kuvvet komutanlıkları ile Genelkurmay Başkanlığı MSB'lığına bağlanıyor.
Hiyerarşik düzenin altından girilip üstünden çıkılıyor. Yetki ve sorumluluklar uyumsuz bir yapıda birbirine karışıyor. TSK'nin işleyen kurulu düzeni allak bullak!.. Yemeklerden zehirlenen askerlerin haddi hesabı yok… Tekrarlanan dengesizlikler akan bir çağlayan gibi durmaz ki!..
Ve bir türlü bitmez de...
Görünen o ki ileride hiç kimsenin beklemediği alanlarda da toprak alt üst edilecek.
***
FETÖ terör örgütü üyeleriyle el ele kol kola gezen bir kısım kimseler sessiz sedasız oturuyorlar oturdukları yerde. Arada bir ele güne karşı ayıp olmasın türünden bir iki ses çıkıyor tabii.
Ama…
TSK'nin içindeki yuvalanmanın hâlâ bu denli köklü ve saklı kalması, FETÖ öne sürülerek TSK'nin uyumsuz yapısal değişikliğe uğraması devletimiz adına bir zaaftır.
Buraya kadar olanlar bu kadar deyip susalım.
***
Peki, ya FETÖ'nün siyasi ayağı!..
FETÖ'nün siyasi ayağı denilince neden iştahlar kapanır? Neden eller ayaklar hareket etmez kilitlenir? Neden beyin çalışmaz, bedenin neredeyse tüm organları işlevsiz hâle gelir?
Ortada bulaşıcı bir hastalık var. Bu konuya kimsenin itirazı yok. Ama iş bulaşıcı hastalıktan kurtulmanın yollarını aramaya gelince bin bir türlü işve, bin bir türlü naz… Aman Allah'ım nedir bu böyle?
Kim kimi kandırmakta ve kim kimi daha nereye kadar sırtında taşıyacak?
Komisyonlar kurulsun, çalışmalar yapılsın denir. Yapılmaz!.. Yapılsa da eli işte gözü oynaşta türü anlaşılmaz girişimler, altından kalkılmaz bilinmezlikler ve çözülmesi neredeyse olanaksız sorular yığını insanların gözünün içine sokulur durur.
***
FETÖ'nün Adalet Bakanlığındaki yapılanmasının da üzerine gidilir. İyi ya da kötü!..
Ve yargımızın halkın gözünde hangi düzeyde olduğunu belirten anketlerden gelen sesler içler acısı…
Peki ya Sağlık Bakanlığındaki yapılanma ne güne durur?
Sağır sultan bile duymuştur ki FETÖ sağlık personeli üzerinde en az, askerler ve yargı mensupları kadar özenle durmuştur. Hatta bunlardan önce buralarda yapılanmıştır. İnce ince, özenle ve kanaviçe işler gibi…
"Bizim çok güzel askerlerimiz, çok güzel hakimlerimiz savcılarımız, çok güzel sağlık memurlarımız, çok güzel valilerimiz ve kaymakamlarımız var." sözleri ne çabuk unutuldu?
***
FETÖ ne PKK'ye ne de ondan türeyen yan terör unsurlarına benzemez.
Bu gerçek…
Bir kere…
Öncelikle…
Mutlaka…
Ama mutlaka bilinmeli ve her gün dillendirilmelidir.
İnsanların sadece dünyasını değil, öbür dünyasını sömüren her yapı gibi FETÖ de güçlülüğünü ve varlığını uzun süre sürdürebilme potansiyeline sahiptir.
Başta Diyanet İşleri Başkanlığı olmak üzere, din adamlarımızın; "Düşünmeyin, tartışmayın, kendi aklınızı kullanarak bir yere varamazsınız, cahil kalın ama bilenlerin ardını düşün, Kur'an okumayın, Kur'an'la değil hadislerle iktifa edin. Hadislerle yetinmeyip aradıklarınızı bulamazsanız bilen adamlarımıza sorunuz", türü yaklaşım ve önerileri yaşamdan kalkmadığı sürece FETÖ ile yapılan uğraşlar netice vermeyecektir.
Dinde alabildiğine sömürü düzeni kurulmuş ve halka halka yayılmışsa FETÖ ile yapılan uğraşlar nasıl sonuç versin ki?
***
FETÖ'nün siyasi ayağını ortaya çıkarmak ve onları siyaset alanından/meydanından temizlemek istemeyen bir irade neyi, ne kadar ileri götürebilir ki?
Olan TSK gibi kökleşmiş ve devletin bekasında en önemli işleve sahip kurumlarımıza olmaktadır.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Muharrem Karafilik1 hafta önce
yüreğine sağlık...sevgi ve selamlar...