Hâlâ Anlayamadınız mı? ‎


"Atatürk, Ankara'da Büyük Millet Meclisini toplarken davet ettiği millet temsilcileri arasında Kürdistan mebusu da Lazistan mebusu da vardı!.."
***
Hepinizin bildiği gibi sessiz ve sakin bir görüntüsü var!..
Olay, olgu ve oluşumlar karşısında aniden tepki vermez. Bir süre bekler. Sonra işi yine ağırdan alır, öyle ki hiçbir iş yapmayacak sanırsınız. İki dudağının arasını fazla açmamak için gösterdiği çabaya ve kısık dudaklarının daracık aralığından çıkardığı seslere şaşarsınız. Başarmak için mütevazi ve halktan biri görüntüsünün etkili olacağını bilir.
Sayın Binali Yıldırım'dan söz ediyoruz…
***
Genel Müdür oldu. Milletvekili oldu. Bakan, Başbakan ve TBMM Başkanı oldu. Türkiye Cumhuriyetinin ikinci adamıydı.
Durmaksızın artan bir çıkış grafiğinde kısa aralıklarla arada bir duraklama ya da inişe geçiş yaşasa da bunların doğurduğu zaman yitimini çabucak telafi etmesini bildi. TBMM Başkanı olunca tırmanışının ulaştığı dorukta nokta koyacağı düşünülüyordu.
Ama öyle olmadı!..
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday oldu. Çıkış bitmiş inişe geçmişti... 
Seçim süreci ve sonrasında yaşananları hepiniz biliyorsunuz. Anlatmaya kalkışmamız doğru olmaz.
Sayın Ekrem İmamoğlu'nun seçimi "hırsızlıkla kazandığı iddiasını" çoğunluk tuhaf karşıladı. YSK'nin, aynı zarfla kullanılan dört seçimden sadece Büyükşehir Belediye Başkanlığını iptal edip yenileneceği kararında ve gerekçesinde "hırsızlık", "çalma" gibi kavramlara yer vermemesine üzülmüş gibiydi.
Bir soru üzerine "hırsızlık" ve "çalma" sözcüklerini hukuk diliyle değil halk diliyle açıkladığını belirtti. Bir başka soru üzerine "bu sözcükleri kullanmaya mecbur olduğunu" söyledi.
Gerçekten tavrı garip ve anlaşılmazdı.
***
23 Haziran; Sayın Cumhurbaşkanı, Ak Parti ve yandaşları için yaşamsal nitelikte bir tarih!.. Varlık yokluk gibi… Elbet bu tarih, Türkiye Cumhuriyeti Devleti için de önemli içerik taşıyacak.
29 Mart seçimlerinde "BEKA" sözcüğünü kullanıp kendilerinden olmayanları "zillet ittifakı", "FETÖ ve PKK destekçisi" olarak yaftalayanların bu sözcükleri "yenileme seçimleri" sırasında ağızlarına almamaları şaşırtıcı bir mantık dengesizliği olsa gerek.
İmamoğlu dalgasının sadece İstanbul'da değil tüm Türkiye'de esmesi ve giderek daha geniş ve etkin bir şekilde halkımızı kucaklaması yeni yeni korkuların ve tedirginliklerin yaşamasına neden oldu.
İstanbul'da taşınan kalabalıklara seslenerek bu seçimin kazanılamayacağını anlamış olmalıydılar. İmamoğlu'nun özgün buluşları ve halkla kaynaşmadaki başarısı yüreklerini titretiyordu.
Yeni atılımlar!
Yeni vaatler!
Ve…
Yeni yeni bir şeyler yapmaları gerekecekti…
***
Binali Yıldırım Diyarbakır'da!..
Hayret, seçim İstanbul'da kendisi Diyarbakır'da!..
Çevresinde toplanan kalabalığa hitap ederken kullandığı birkaç "Kürtçe sözcük" ilgi çekiyordu. Zaten ilgi çekmek istiyordu. Siyasetçilerin her zaman başvurdukları ucuz yöntemlerinden biri…
Ama Binali Yıldırım'da görülen şaşırtıcı değişiklik sadece bu değildi!
Ağzını koca koca açıyor.
Sesleri yüksek perdeden çıkarıyor.
Bedenini saran kızgınlık yüzüne, sözlerine ve gözlerine vuruyor.

***
Diyor ki:
"250.000 civarında Diyarbakırlı kardeşimiz İstanbul'da yaşıyor. Dünya şehri İstanbul'da oturuyor."
Bu tespitin anlamı açık olmalı!.. Devam ediyor: 
"Atatürk, Ankara'da Büyük Millet Meclisini toplarken davet ettiği millet temsilcileri arasında Kürdistan mebusu da Lazistan mebusu da vardı."
***
Sayın Binali Yıldırım!
Birdenbire "Kürdistan", "Lazistan" nereden çıktı?
Amaçlarınız arasında bu ülkeyi Kürdistan, Lazistan ve daha bilmem ne kadar bölgelere ayırmak olacağını hiç sanmıyoruz. Peki öyleyse bu "Kürdistan, Lazistan" nedir?
Niyetiniz nedir?
Yoksa İstanbul'da yaşadığını söylediğiniz 250 bin Diyarbakırlının oyuna mı gönül koydunuz?
Sizi o makama getiren kişinin Kürdistan hakkında söylediklerini ne çabuk unuttunuz? 29 Mart seçimleri öncesi demediğinizi bırakmadınız da şimdi ne oldu ki ağız değiştirdiniz?
Yoksa İmamoğlu mu?
Her şeyin müsebbibi İmamoğlu mu?
Eğer onu halkın oylarıyla geçmek istiyorsanız izleyeceğiniz yol bu olmamalı!..
Hâlâ anlayamadınız mı?
Her şey çok güzel olacak!..
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.