Haydi İstanbullum Sandığa!.. ‎


İniltiler yükseliyor AK Partiden… Hırıltılı ve boğuk boğuk…
Dıştan baktığınızda, beyinleri kemiren sıkıntının artan bir bunalıma dönüştüğü ve anlaşılmaz bir şekilde boğulma hissine neden olduğu, bunun da aralıklarla gelgitler şeklinde yinelendiğini görürüsünüz. Akılcı düşünmeyi engelleyen bir heyecan dalgasının tüm bedeni sardığında dengenin yitmeye yüz tuttuğu ve marazi belirtilerin arttığı bilinmektedir.
AK Partinin, korku ve endişe dalgaları etkisiyle dengeli tutum ve davranışlarının giderek azalmaya başladığı gözleniyor. Buna Cumhur İttifakının küçük ortağının dengeden ırak davranışları eklenince, görüntüyü saran karamsarlık daha da kararıyor. Akıllara, insanı insan yapan değerler yerine, hastalıklı durumdaki duygu hâlleri egemen oluyor.
***
Cumhur İttifakını çepeçevre kuşatan rahatsızlığın asıl sebebi:
"İstanbul seçimlerini ne pahasına olursa olsun kazanmak!" isteğidir.
İstanbul seçimlerini asla vermemek!..
Bu nasıl bir anlayıştır?
Demokrasiye bağlılıktan ziyade demokrasiye ihanet olan bu algının yerini bir an önce sağduyuya bırakması zorunludur.
***
Elbet İstanbul seçimlerini kazanmak isteyenler ne gerekiyorsa yaparlar, yapsınlar da...
Çalışır, çırpınır, didinir; gece gündüz demeden oradan oraya koşuşturur ve kendilerini/programlarını halka anlatmanın yolunu bulurlar. Elbette bu yapılırken kamu yararı gözetilir, ülkenin değişmez çıkarları daima korunur, devletin ilkelerinden taviz verilmez…
Gidişe bakıyoruz! Ne yazık ki tuhaf, anlaşılamayacak şekilde kabulü imkânsız yollara sapılmaktadır. Belki bundan olacak çamurdan çamura batmalar, daldan dala konmalar, dün söylenenlerin tersini söylemeler, birbiri ardına artarken akıl baştan gitmekte ve koca hüsranlar yaşanmaktadır.
Özellikle iktidar yanlılarınca demokrasinin gerekleri unutulmuştur. Her yerde herkes almış başını gidiyor! Ama nereye?
***
Milletin iradesine saygı kalmamıştır. Milletin özgür iradesi herkesin ağzında ama uygulama yakışıksız tutum ve tavırlar zincirine dönüşmüştür.
İşte bunun için halkın/seçmenin iradesini dört bir yandan sarıp yok etmek isteyenlerin karşısında durmak cumhuriyete ve demokrasiye en büyük hizmet olacaktır.
***
Şu yapılanlara bakar mısınız?
Bazı camilerde siyaset yapılıyor ve bir kısım din görevlileri iktidar yanlısı söylemleriyle çekincesiz öne çıkıyor.
İktidar seçimi kazanmak için Öcalan'ın mektubunu açıklattırıyor.
Sayın Öcalan, diyenler etkili görevlere atanıyor.
Hakkında tutukluluk kararı bulunan Osman Öcalan TRT'ye çıkarılıyor.
"Kürdistan" sözleri devletin en önemli makamlarında görev alanların ağzından çıkıyor.
Teröristlerin yaptıklarına "isyan hareketi" adı veriliyor.
Ve daha niceleri!..
Hepsi Kürt kökenli vatandaşlarımızın oylarını avlamak uğruna yapılıyor.
***
"Öcalan'la avukatları görüşebilir," diyen Sayın Bahçeli, avukatları dışında bir başka kişinin görüşmesine ses çıkarmak bir yana kendi aklının erdiği oranda bu görüşmeye bir de kılıf hazırlıyor.
Acaba bunu yaparken vicdan azabı çekmiş midir? Doğrusu bilemiyoruz!..
***
Bir de;
Din adına yapılanlar var ki hepsinden daha vahim ve korkulu.
Cemaat liderlerini ziyaret ederken verilen görüntüler içler acısı.
***
Bir başka ötede
Kırıkkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nin mezuniyet töreninde, “siyasi içerik” taşıdığı gerekçesiyle İstiklal Marşı’nın okunması yasaklanıyor.
Duydunuz değil mi?
İstiklal Marşı siyasi içerikliymiş!..
Gerçi öğrenciler tepki gösterip  durumu protesto etmişler ama…
Bunlar kamu otoritesindeki boşluğun bir sonucudur… Fırsat kollamışlar ve fırsat bulduklarında haince dışarı çıkmışlardır.
***
Millet İttifakının İstanbul adayı Sayın Ekrem İmamoğlu olanlar için diyor ki:
"Ne var bu İstanbul'da?.."
"Tespitimiz var da acaba daha tespit edemediğimiz başka neler var?"
"Bildiğimiz şeylerin 10 katı, 100 katı bir şeyler var…"
***
Söze nokta koyup seslenelim:
Haydi İstanbullum sandığa!..
Yeni değişim rüzgârlarının esintisi altında kalan siz değerli İstanbullu okuyucularım:
Ne yapıp edip sandığa gitmelisiniz!
Seçmenlerin en önemli gücü sandıktır.
Sesinizi duyuracağınız en önemli yerde, egemenliğin kayıtsız ve koşulsuz millette olduğunu bir daha gösteriniz.
Orada iradenizi kullanırken bu ülkenin, ayrıca bu ülkeyle birlikte çoluk çocuğunuzun çıkarlarını ve geleceğini düşünüp ona göre karar vermelisiniz!..
Şimdiden seçim sonuçlarının ülkemize hayırlar getirmesini dilerim.
 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.