Her Yer Allak Bullak… ‎


Aniden çıktı.
Sarayda bir CHP'li!..
Kafalar karıştı, her yer allak bullak. Siyaset alanı titremeye başladı.
Zangır zangır türünden ve epey üşütücü…
***
Bir yanda İslamcı sosyete dediklerinden dansözlü eğlence, diğer yanda Sinop'a giden ve Cuma namazında ön sıralara oturmak isteyen Bakan'a: "Burası Allah'ın evidir!.." diye karşı çıkan Karadenizlinin öyküsü.
Ama…
Bunlar bir yana Türkiye içte ve dışta büyük sorunlarla karşı karşıya…
***
Halkımızın önemli bir kısmı yaşamından memnun değil. Acı üstüne acı yaşayanların dertleri sınırlanamayacak denli büyük ve artış eğilimli.
Borç üstüne borç edenlerin sayıları matematiksel tanımlarla anlatılamayacak denli karışık, girift ve arapsaçına dönmüş. Borç yüzünden yaşamları kararanlar, artık gülmeyi unutmuş ve toplum içinde hastalıklı görüntüleriyle dolaşıp duruyor. Ahlaksal değerler yerlerde sürünüyor. Onur, gurur ve saygınlık kalın sisler arasına itilmiş.
Sapkınlıklar dur durak nedir bilmez olmuş.
Kapkara bir hava.
Solumak zor havayı.
Kirli mi kirli!..
Hava kirleticilerinin sayıları çoğaltılmış, ama akıl körelmesi gözleri kör etmiş, herkesin sırtında ayrı ve ağır bir yük…
***
Topraktan aniden fışkıran basınçlı bir su örneği "Saraydaki CHP'li" gündemi alt üst etti.
Halkın gündemini ana hattından çekip yapay gündem oluşturmak isteyenlere büyük bir koz verdi. Keyifleri yerinde, arkalarına yaslanmış gittikçe değer kaybına uğrayan kavgayı seyrediyorlar. Üst düzey yöneticilerinin ağızlarından çıkan sözler yakışıksız ve kaba… Suçlamalar daha da acı ve kirli…
Neden böyleyiz?
Önümüz kış! Hava kirliliği düşmanlarımızla dost olup koca ordularıyla üzerimize doğru hışımla geliyor.
Ama kimin umurunda!..
***
Bursa'da yaşıyorum.
Ve gittikçe kirlenen havayı soluyorum.
Sözde Yeşil Bursa'dayım!..
Uludağ'ın kollarını kanatlarını gerdiği.
Kış yaklaştıkça havası daha çok kirlenen soluk yüzlü kentte kirli hava soluyorum.
Yorgun ciğerlerim kızgın. Çoluk çocuğum da aynen benim gibi.
Güzelim, yeşil, yemyeşil Bursa'da PM10 değerleri alt üst olmuş! PM içinde boyu uzayanlar mı dersiniz, boyu kısalanlar mı? Öykülerini anlatmak sayfalar ister.
Soluduğumuz hava kirlendikçe ciğerlerimiz küçülüyor, diğer organlarımız ise dengesini yitiriyor…
***
Hava kirleticileri yüklendikçe bize:
Fiyat artışları,
Hukuksuzluklar,
Ve keyfi idare başımızı daha da ağrıtıyor. Zaten kaynar kazan gibi beynimiz!..
Kirleticilerin izleri derin.
Yamaları büyük ve onarılmaz…
Yaşamın tadını yitirmişiz, dilimiz paslanmış.
Bildiğimiz her bir şeye bilmediğimiz kokuşmuşluk egemen olmuş.
***
Ve…
Sayın Cumhurbaşkanı kızgın ve kavgalı sesiyle Kılıçdaroğlu'na diyor ki:
"Eğer yiğitsen ben cumhurbaşkanlığımı ortaya koyuyorum, sen genel başkanlığını ortaya koyabiliyor musun?"
***
Sokaktaki adamın kısılmış gözlerlerinin önünde yarı aç yarı tok yavrusu.
Tüm bedenini sarmış açlık korkusu!..
Der ki:
"Eğer başlarsa yeni bir seçim devresi."
"Ne halt edeceğiz o zaman?" 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.