İktidarın Sunduğu Nimet!.. ‎


İktidar hiç bu denli sarsılmamıştı.
Kalelerinin içinden dışarı yankılanan seslerinin ürpertici tonu, hiç bu denli morallerini alt üst etmemişti.
En büyük kozlarından biri olan anket sonuçları artık onlardan yana değil ve bu onları deli divane ediyor. Yapay gündem oluşturma yöntemleri yoksul halkın aç ve çıplak tenine çarpıp anında geri dönüyor. Önce halka eşeğini kaybettirip sonra kaybettirdiği eşeği bulma oyunlarını halk iyi kötü anlamış olmalı ki umdukları sevinç ve neşe gösterilerine rastlanmıyor.
Yapay fiyat artırmalarının ardından ithalata dayanan ve milletin geleceğini karartan ucuzculuk oyunları açılan manavların terazi kefelerinde boğulup kalıyor.
Kuyruklar vardı…
Ama…
Bir süre sonra kuyruklar da kısalmaya başladı.
Çünkü sözde ucuz da olsa halkın satın alacak gücü mum gibi eridiğinden istediklerini satın alamıyor.
Suratları sararmaya yüz tutmuş insanların sokaklardaki sayısı her geçen gün artıyor, inşaatların tak tuk sesleri kayıplara karışıyor.
Bu ülkenin köküne kibrit suyu döken inşaat sektörü artık ayakta duracak durumda değil!..
Sessizlik var çevrede ve her yerde…
Sessizlik ve kısmetsizlik.
Camilerde bile umutlar sönmüş, dualar Arapça ağırlıklı sözcüklerle iyice anlaşılmaz olmuş.
Halk midesinden geçen tercihlerini nasıl kullanacağını bilmiyor. Karınlarından yükselen guruldama sesi  şaşırtmış onları. Ruhlara ve beyinlere bilmezlik egemen olmuş ve dengesiz gidişin önüne geçecek bir şey yok gibi…
***
İktidarın kurucu yapıları dağılmış. Her şey gün gibi ortada! Bu çarpık yapıları düzeltme girişimleri umdukları sonucu vermiyor.
Olağanüstü durumlarda B planları da C planları da artık işe yaramıyor. Toparlayıcı ve birleştirici sandıkları ne varsa hepsinden tıngır mıngır sesler çıkıyor.
Önüne geçemedikleri bir gidişin yazgıları olduğunu düşünenler bilgece bir kenara çekilmiş sonucu bekliyor…
***
Öte yanda muhalefet!..
Muhalefet de önünde yığılı duran nimetleri heba etmekle meşgul.
Kendi kendilerine muhalefet etmekten öte etkinlikleri yok görünüyor.
İşte böyle bir muhalefet; ne yazık ki de ipin ucunu tutmaya, ülke yönetimini eline almaya alabildiğine soğuk davranıyor.
Heba edilen fırsatların değeri ne biliniyor ne de bilinmek isteniyor.
Muhalefetin içinden çıkan üç beş kendini bilmez çıkar düşkünü, iktidara göz kırpıp onların pastasından pay arama peşinde.
***
Demokrasi oyunu oynanıyor sözde!..
Partisinden istifa edip iktidar partisine katılmak düşkünlüğünü gösterenlerin oynadığı demokrasi oyunu!.. Aday gösterilmedi diye partisinden ayrılıp başka partiye katılanların çarpıttığı demokrasi oyunu…
Bunların yaptığını hangi vicdan, hangi değer yapısı ve hangi mide hazmedebilir ki?
***
İşte tüm bunlar ya da benzerleri, iktidarın muhalefete sunduğu nimeti heba etmek değil de nedir?
***
İYİ Partide unutmadığımız ve kabul etmediğimiz başka durumlar da var elbet. Milletvekillerinin yemin törenini nasıl unutalım ki?
Bir milletvekilinin Bahçeli'nin elini öptüğünü, bir diğerinin Bahçeli'nin önünde yarı beline kadar eğildiğini bir diğerinin de (Koray Aydın), Bahçeli'nin yanında oturup bir süre sohbet ettiğini kim unuttu ki?
Amacımız geçmişin sıkıntılarını dillendirmek değildir. Hata yapılabilir.
Ama yapılan hatalardan ders çıkarılmamış ve gerekli önlemler alınmamışsa halkın partisi olmaya aday bir partinin gelecekten söz etmeye hakkı yoktur.
***
Mersin'deki olay tuz biber ekmiştir olan bitenlerin üzerine!..
Yüksek Seçim Kurulu, adaylık belgeleri süresinde teslim edilmediğinden İYİ Parti Mersin Belediye Başkan Adayı Burhanettin Kocamaz'ın adaylığını kabul etmedi. Olacak şey değil!.. 
İYİ Parti yaptığı açıklamada:
"Bu bir ihmal ya da sorumsuzluk değil; İYİ Parti'ye yönelik 'dahili bir operasyon'dur." dedi.
Konuları fazla eşeleyip partililerin moralini bozmayalım.
Birlik ve beraberlik reçetesi her türlü hastalığın şifası olacaktır. Ama gönülden gelmeli bu istek…
***
Muhalefet partileri ve kurulan Millet İttifakı, iktidarın adeta altın tepside sunduğu nimetleri görmeli, değerlendirmeli ve insanlarımızın beklentileri doğrultusunda; bilim, akıl ve deneyim ölçütlerini yerinde kullanarak hedefe ulaşmak için birlik ve beraberlik içinde çok yoğun bir çalışma içine girmelidir. Bu artık bir zorunluluktur.
Evet, hedefe ulaşmak için birlik ve beraberlik içinde tek yürekle yoğun bir çalışma zorunluluktur.
Yoksa heba edilen nimetlerin arkasından bakanların ne kendilerine ne de başkalarına yararı olur...
 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
ahmet avcı6 ay önce
muhteşem bir değerlendirme... kendini bilen iktidar yöneticilerine de muhalefete de seçmenlere de yol gösterilmekte... iyi ki varsın can arkadaşım...