İşsiz Olmak Sürünmek ve Kaybolup Gitmektir. ‎


“Eğer oy vermezlerse onları kadrodan çıkarıp, eskisi gibi işsiz yapmak benim namus borcumdur.”
Bu sözler partisinin seçim toplantısında belediyenin kadrolu işçilerini tehdit eden Şanlıurfa Ceylanpınar İlçesi AK Partili Belediye Başkanı Menderes Atilla'ya aittir!..
***
Ülkemiz için,
Demokrasimiz için,
Bundan daha büyük bir tehdit ve tehlike olamaz!..
***
Açıklamanın anlatım biçimi ve kullanılan bazı sözler ülkemizin geldiği içler acısı durumu sergilemesi bakımından ilginçtir. Bakınız ne diyor:
"Sizi eskisi gibi işsiz yapacağım!.."
Demek ki ülkemiz insanının en büyük korkusu İŞSİZ kalmaktır.
Elbette işsiz kalmak; aşsız, evsiz ve kimsesiz olmaktır.
İşsiz kalmak, kuru ayazda dışarıda donmaya terk edilmektir.
İşsiz kalmak; insan gibi yaşama hakkını yitirmektir, sürünmektir ve kaybolup gitmektir.
Nitekim sayıları rekor düzeylere ulaşan işsizlerimiz ya da yok pahasına ücretle çalışanlarımız insanlık değerlerinden uzak, sahipsiz ve kimsesiz yaşamanı sürdürmektedir.
***
Yapılan bu açıklama açıkça göstermiştir ki:
Ceylanpınar İlçesi Belediyesinde çalışan kadrolu işçiler daha önceleri var olan, ancak şimdiye dek açığa çıkmayan bir tehdit ve tehlike altında yaşamlarını sürdürmüşler.
Sadece onların değil ülkemiz genelinde tüm işçilerin benzeri tehdit ve tehlike altından oldukları söylenebilir.
Genel anlamda sorunlu bir yapının çerçevesi işçilerimizi kuşatmış, onları niteliği bilinmez bir tehdit ve tehlikenin baskısı altında tutmaktadır. Bunun böyle sürmesiyle asıl tehdit ve tehlike altında olan ülkemiz olacaktır.
***
T.C. ANAYASASI:
  • Herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme özgürlüğüne sahip olduğundan.
  • Çalışma hakkı ve ödevinden.
  • Dinlenme hakkından.
  • Sendika kurma hakkından.
  • Toplu iş sözleşmesi hakkından.
  • Grev ve lokavt hakkından.
  • Adaletli ücretten söz eder durur...
Demek oluyor ki tüm bunlar hepsi kâğıt üzerinde var olan ve gerçekte bilinmeyenlerdir.
Ülkemiz insanları Anayasa'da tanımı yapılan bu değerlere layık değil midir?
***
İşsizliğin ne denli büyük ve amansız bir tehlike olduğunu, bu olay bize göstermiştir. Bundan daha mükemmel bir anlatım olabilir mi?
Anayasa deriz, yeri geldiğinde özgür bireyden söz eder dururuz.
İşsiz insanın hiçbir zaman özgür olamayacağı ve tutsaklığın en rezilinin tebelleş olduğu bir hastalığa yakalanmış olduğu artık bilinmelidir.
Bir insanı işsiz bırakmak ona yapılacak en büyük kötülük değil de nedir?
Siyasiler aklını başına almalı ve insanlarımızı bu illetten kurtarmalıdır.
Demokrasimiz, yüz yılı aşkın bir süredir kör topal yürüdüyse bilinmelidir ki bu tür olaylar dizisi kör topal yürüyen demokrasiyi yok edecektir.
Ve ne acıdır ki bir insan için işsizlik:
Kökünden sökülüp bir kenara atılan ağaçtan, yahut her geçen gün temelinden biraz daha bataklığa gömülen bir yapıdan başka bir şey değildir.
***
Demokrasi cahili bu kişi, işçileri tehdit ederken bu cesareti bir yerlerden alıyorsa durum çok daha vahim, çok daha  tehlikelidir.
Hangi yönden bakarsak bakalım, geldiğimiz nokta içler acısıdır. Önemli ölçüde rahatsızlık vericidir.
Bu duruma kamuoyunun ayırım gözetmeksizin en sert şekilde tepki göstermesi ülkemizin hayrına olacaktır.
Görülmeli ve anlaşılmalıdır ki demokrasi adına işlenecek en büyük suç işlenmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti savcıları olayın üzerine gitmeli ve gerekli soruşturmayı başlatmalıdır. 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.