İşte Size Beka Sorunu!.. ‎

 
Toplumu kesin çizgilerle ayrıştırmanın,
Kendilerinden yana olmayanların ülkeye İHANET ettiğinin,
Kurdukları ittifakın dışında kurulan ittifakın ZİLLET ittifakı olduğunun,
Açıklanması hiç bu denli söz ve yazıya dökülmemişti.
***
Din sömürüsünün.
Dinden yana görünüp de din düşmanlığının.
İslamiyet ilke ve değerlerine saldırmanın.
Allah'la aldatmanın.
Örnekleri, hiç bu denli birbiri ardına sökün edercesine söz ve yazıya dökülmemişti.
***
Olağanüstü bir şeyler olmalı.
İyi gitmeyen, yoluna koyamadıkları.
Bununla birlikte büyük bir tehlike içinde olmalılar.
Başa çıkamadıkları, korkudan şaşırıp kaldıkları!..
***
İktidarın yaptığı işler kötüye gittikçe.
Birileri: "İşin ehli gelsin otursun!" demedikçe.
Üst üste yığılan yalanlardan yapılacaktır kale duvarları.
Kodamanların kârları.
Dökülmedikçe cüzdanlardan.
Cıyak cıyak ötüp duracaktır canlar cananlar, her an her saniye içi yanıp duranlar.
***
Amacımız, yer yer her yanda dağınık hâlde bulunan karabasanları toplayıp önünüze getirmek değil.
Hortlak görmüş gibi pusanların görüntülerini yansıtmak da değil.
Uydurma, kaydırma ve dürtüklemelerle yahut kopyalayıp yapıştırmalarla ortalıkta bunalım yaratmak hiç değil…
Ama ülkenin kötüye gidişini.
Din düşmanının karanlıktaki işini.
Mezarda yatanların dirilişini.
İktidarın bunalıp da işleri yokuşa sürüşünü.
Demokrasinin katledilişini.
Elbette anlatacağız.
***
Yurtiçinde işler:
Karmakarışık hesapların sayısız toplamını bilemeyecek kadar düzensiz.
Yurtdışında ise:
Her şey zaten anlamsız ve dengesiz…
Esen rüzgârın günlük değişimleri ülkemizin geleceğini yapılandıracak görüntüden hayli uzak.
***
Türkiye'nin her geçen gün çehresi biraz daha değişiyor.
Uygarlığın, bilimin ve insan olarak ihtiyaçlarımızın gösterdiği yönde değil bu değişimler!..
Ne varsa görünen, hep birlikte gayya kuyusuna doğru açılmışlar, saçılmışlar!.. Sergilenenler kötü gidişin sevimsiz bir ikizi…
Anlamsız ve dengesiz bir arayışla eşleştirmek istedikleri gelecek hepimize zarar verecek.
Bataklığın içinde yol aldığımızı söyleyenler yanılgı içinde değiller…
***
Masum ve mağdurların sayısını artırdıkça siyaset ortamı, kabulleri zorlayacak ölçüde değişimden değişime yol alınacaktır.
Çevremizde dönüp duran bunca olumsuzluk ve sorumsuzluğun kaynağı nedir?
Yılgınlık mı, yorgunluk mu?
Hani kendilerinin ad taktıkları: Metal yorgunluğu mu?
Adına ne derseniz deyiniz, hepsinde ortak olan ve dışa yansıyan; ürkmüş bir atın korkuyla büyüyen gözlerindeki çaresizlik var.
***
Siyasetin odağında çöreklenenler sağduyudan kaçarcasına hareket ettikçe, sanki bilinmeyen bulaşıcı bir hastalık bedenleri sarıp sarmalıyor. Acımasız ve insafsız bir hızla yayılan bu hastalık aklın egemenliğini eline alıp yerini korkuya bırakıyor.
Yönetim erkinin ellerinden kayıp gideceği endişesi ve evhamı, kafatasını çatlatacak ağrılara sebep oluyor.
***
Yerel seçimler için partiler adaylarını belirledi. İttifaklar kuruldu.
Ama tahammülsüzlük had safhada!..
Adaylar benzeri görülmemiş bir hızın eşliğinde kaygı verici bir gidişe doğru sürükleniyor ve rakiplerini yerin dibine batırmaktan zevk alıyorlar. Kimin ne yapacağı belli değil!..
Hemen her güç kullanılıyor!..
İnsanca olmayan, dostça sayılmayan, anlaşmalarla bağdaşmayan acayip bir tuhaflık var.
Sapmalar alabildiğine…
Karın ağrıtırcasına bir kör dövüşü var…
***
Alabildiğine din sömürüsü devrede.
Öyle ki korkulu, öyle ki iğrenç, yanlış ve sapkın…
Demokrasinin vazgeçilmezleri, saptırılmış dini değerlerin ayakları altına alınıyor.
Yalanlar, uydurmalar, aldatmalar ve yine yalanlar.
Yalanlar girilmeyen köşe bucaklara bile girip çıkıyor…
***
Sayın Cumhurbaşkanı kanaat önderlerini topluyor. Anlatılanlara bakın:
“Bizi davet ettiler. Neden çağrıldığımızı bilmiyorduk. Gittiğimizde Cumhurbaşkanının misafiri olduğumuzu söylediler.Bir çok alim, kanaat önderi, medrese hocaları, şeyhler ve aşiret liderleri gelmişti.”
***
Ötede Süleymancılar Cemaati:
Cemaat lideri Alihan Kuriş'in uhrevi güçlere sahip olduğunu anlatıp Kur'an-ı Kerim'den ayet örnekleri vererek: "Kıyamet Günü Sırat Köprüsü'nün ancak Cemaat Lideri Alihan Kuriş ile birlikte geçilebileceğini," söylüyorlar. Cemaat liderleriyle birlikte geçebilmek için de "Onun emirlerine uymanın ön şart olduğunu," anlatıyorlar.
***
Daha ötede Cumhur İttifakı'nın Kula Belediye Başkan adayı MHP’li Hüseyin Tosun Millet İttifakını kastederek:
"Bu ittifaka atılacak oyların haram olacağını söyler."
***
Biraz daha ötede sarıklı ve cübbeli din düşmanının biri:
BU SEÇİMLER İSLAM'LA KÜFRÜN SAVAŞIDIR. Bu seçimde İslam’ın galip çıkmasını nasip eyle yarabbi, kâfir güruhuna fırsat verme. Bunlara bir başkanlık, bir muhtarlık dahi ihsan eyleme yarabbi.” diye yırtınır durur.
***
Bu gidiş ülkemizin bilinmezliğe doğru yol almasıdır.
Bu gidiş; dinimize iftiralar atılarak, Allah'la aldatmanın görülmemiş örneklerini sergileyerek dinimize, demokrasiye ve ülkemizin geleceğine vurulan ağır darbelerdir.
İşlerine geldiği zaman ikide bir BEKA SORUNUNDAN söz edenler.
İşte size BEKA SORUNU!..
Bu ülkeye sevdalı iseniz:
Din sömürüsüne, yalanlara, iftiralara, hırsızlıklara ve Allah'la aldatmalara karşı mücadele ediniz.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.