İYİ Parti Tüzüğü ve Programı'ndan Alıntılar.‎


İYİ Parti Tüzüğü ve İYİ Parti Programı hakkındaki görüşlerimiz içinde eleştiriler yer aldığı gibi onayladığımız ve özellikle vurgulanmasının ülkemiz adına yararlı olduğuna inandığımız anlatımlar da yer almaktadır.
Tekrar belirtmeliyiz ki sizlere sunduklarımız bitirilmiş bir çalışmadan yapılan alıntılar değil, devam eden bir çalışmadan çıkarılan düşünce kırıntılarıdır.
***
İYİ Parti Tüzüğü'nün 2. maddesinde:
"...Türkiye Cumhuriyeti'ni milletler topluluğunun bağımsız, egemen, şerefli ve itibarlı bir üyesi olarak etkin bir bölgesel güç ve lider ülke yapmayı...amaç edinir." açıklaması yer almaktadır.
Kısa ve orta vadede makul bir hedef gibi görünse de uzun vadede "bölgesel güç" olarak kalmayı kabullenmişliğin uygun olmadığını düşünüyoruz. Amaçlar kademelendirilebilir. Ama ulaşılabilirliği sınırlandırmamalıdır. Neden dünyanın etkin bir gücü değil de bölgesel bir güç ve lider ülke olmayı yeterli görelim ki? Böyle bir hedefin seçilmesi bir süre sonra durağanlığa davet olacaktır.



***
İYİ Parti Tüzüğü'nün 2. maddesinde "PARTİ'NİN AMAÇ VE İLKELERİ" başlığı altında:
"İYİ Partinin...insan yetiştirme düzenimizi nitelik ve nicelik olarak en ileri ülkelerin seviyesinin üzerine çıkarmayı; siyasetin ahlak zemininde yapılmasını, devletin temeli olan adaletin güçlendirilmesini...hedeflemesi" gurur vericidir. Burada:
  • "İnsan yetiştirme düzenimizi nitelik ve nicelik olarak en ileri ülkelerin seviyesinin üzerine çıkarmayı," hedeflemesi beklenen onur verici bir seçimdir.
  • "Siyasetin ahlak zemininde yapılaması," hedefine gelince, öyle sanıyoruz ki Türk Vatandaşlarının ortak bir özlemidir.
  • "Devletin temeli olan adaletin güçlendirilmesi," hedef olarak seçilirken ülkemizin son yıllarda yaşadığı adaletin saptırılması keşmekeşinden kurtulacağımızın sevindirici bir haberidir.
Ayrıca laikliğin din ve vicdan hürriyetinin teminatı olarak görülmesi son yıllarda karışan ve anlaşılmaz bir kargaşa ortamına sürüklenen din anlayışının rahat soluklanmasını sağlayacaktır.
***
İYİ Parti Tüzüğü'nün "PARTİ’YE ÜYE OLMA ŞARTLARI" başlıklı 4. maddesinde partiye üyelik şartları düzenlenirken ne pahasına olursa olsun üye sayısını artırmak gibi bir düşünce peşinde koşulmamıştır. Özellikle:
"...kadına şiddet, cinsel istismar ve terör suçlarından affa veya zaman aşımına uğramış olsa dahi mahkûmiyet hükmü bulunanların," partiye üye olamayacaklarının belirtilmesi toplumsal sorumlulukları üstlenen ve ülke çıkarlarını önde tutan bir partinin onurlu ve önemli tercihleridir.
***
İYİ Parti Tüzüğü'nün "PARTİ ÜYELERİNİN HAKLARI VE ÖDEVLERİ" başlıklı 10. maddesinde:
"Her üye;
Parti Programının ve Tüzüğünün uygulanması ile ilgili görüşlerini yazılı ve sözlü olarak, Parti kademelerini gözetmek şartıyla, ifade etme hakkına sahiptir." açıklaması demokrasinin, ifade hak ve özgürlüğünün örnek bir yansımasıdır.
***
İYİ Parti Programı'nın "Amacımız" başlığı altındaki açıklamaları arasında:
"Çağdaş medeniyeti yakalamak" amacının yeterli olmadığını düşünüyoruz. Anlatımda varılması istenen amaca ulaşmak için sürekli birilerinin ardından koşturmak ve hedefe vardıktan sonra da sanki durağan bir döneme girmek gibi bir algı sezinledik.
Atatürk'ün Onuncu Yıl Nutku'nda bu durum açık ve anlaşılır bir şekilde ifade edilmiştir.
"Yurdumuzu dünyanın en mamur ve en medeni/uygar memleketleri seviyesine çıkaracağız." denilmiş, ancak ardından gelen cümlede;
"Milletimizi en geniş refah, vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Millî kültürümüzü, muasır/çağdaş medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız." denilmektedir. Burada "yakalamak" değil, "çıkarmak" fiili kullanılmıştır. Anlamları farklıdır.
Dilerim ki İYİ Parti Programı'nda; "Milli kültürümüzü çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkaracağız." anlatımı yer alır.
***
İYİ Parti Programı'nın "İYİ BİR TÜRKİYE" başlıklı 1. maddesinde:
"Farklılıklarımızı değil, ortak yanlarımızı öne çıkaracağız. Farklılıklarımızı göreceğiz. Aynı türkülerle oynayan, eğlenen, evlenen. Aynı acıları paylaşan, aynı ekmeği bölüşen. Aynı türkülerle ağlayan biz değil miyiz." der...
Tabii ki İYİ der. Doğru der...
Olması gereken de budur!
***
İYİ Parti Programı'nın "Okul Öncesi Eğitim" başlığı altında:
"Okullaşma oranı OECD ülkeleri ortalaması üzerine çıkarılacak." vurgusu kısa ve orta vadede yerinde ve isabetli olabilir, ancak uzun vadede uygun değildir!..
Türkiye'nin de kurucu üye olduğu merkezi Paris'te bulunan İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı (OECD) genelde Avrupa ülkeleri olmak üzere 34 üye ülkeden oluşmaktadır.
Avrupa ülkeleri dışında: "Avustralya, Japonya, Meksika, Yeni Zelanda, İsrail, Güney Kore, Şili ve ABD" teşkilatın üyesi olarak yer almaktadır.
Dünya geneli düşünüldüğünde; okullaşma oranında OECD ülkeleri ortalaması üzerinde yer almakhedefi kısa ve orta vade için mümkün ve kabul edilebilir. Ancak uzun vadede bu hedef isabetli seçilmemiştir.
Hedefin uzun vadede daha yukarılara kaydırılması gerektiği kanısındayız.
***
"Temel Eğitim" başlığı altında:
"...belirli dersleri yabancı dil ile yapan Anadolu Liselerinin açılmasına ağırlık verilecektir." kapsamında yapılacak çalışmaların yararlı olmadığını/olamayacağını düşünüyoruz. Bu tür okulların açılması Türkçeyle olan sağlıklı bağın kopmasına neden olacaktır. Programda bir yandan:
"Öğrencilerin Türkçeyi doğru, akıcı ve güzel şekilde kullanmalarına özen gösterilecektir." derken yabancı dille eğitim yapan okulların açılması hedefi, bu hedefle çelişmektedir. Bu okullar Türkçenin doğru, akıcı ve güzel şekilde kullanılmasına birer engel oluşturacaktır.
Merhum Oktay Sinanoğlu'nun "Bye Bye Türkçe" adlı eserinde konunun ayrıntılı, bilimsel ve gerçekçi açıklamalarına yer verilmiştir.
***
İYİ Parti Programı'nın "AMACIMIZ" başlığı altındaki açıklamalar arasında:
"Bağımsız, tarafsız ve adil yargıya kavuşmak." anlatımı yer almaktadır.
T.C. Anayasası'nın 9. maddesinde:
"Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır." hükmü yer almaktadır.
Görünen o ki "bağımsız ve tarafsız" kavramlarının yeterli olmadığı bunlara bir de "adil" kavramının eklendiği görülmektedir. Ülkemizin içinde bulunduğu durumun zorlaması sonucu böyle bir ek yapıldığını düşünüyoruz. Böyle bir ek yapılmasına zorlayan koşullar nedeniyle üzüldüğümüzü belirtmeliyiz.
"Adil Yargılanma Hakkı"Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde yer almaktadır. Bu sözleşme Türkiye tarafından 20.03.1952 tarihinde imza edildi ve 19.03.1954 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlandı. Durum böyle iken hâlen "Adil Yargılanma Hakkı" konusunda eksiklerimizin bulunması ve yeni kurulan bir partinin bu eksikleri gidermeyi hedef olarak göstermesi içinde bulunduğumuz hukuk dışı durumu yansıtmaktadır ki üzücüdür.
Programın, TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER başlığı altında yine:
"Adil yargılanma hakkını mutlaka sağlayacağız." açıklaması bunun dolaylı teyidi niteliğindedir.
***
İYİ Parti Programı'nın "AMACIMIZ" başlığı altında:
"Parlamenter sistemin yaşatılacağı, denge ve kontrol ilkesi üzerine kurulu kuvvetler ayrılığını kurulacağı vurgulanırken, "DEMOKRASİ VE HUKUK" başlıklı 2. maddesinde:
"Parlamenter sisteme geri dönecek, kuvvetler ayrılığı, kontrol ve denge sistemini güçlendireceğiz." sözleri hem teyit hem de bir müjde niteliğindedir.
Bu sözler Türkiye Cumhuriyeti'nin yapısal görüntüsünü değiştirmek için bunca zaman uğraşıp geçmişin güzelliklerini yok pahasına yıkanların karşısında atılan cesur bir çığlık gibidir.
"KHK ile yönetime derhal son vereceğiz." sözleri bu ulusun yıllardır duymak istediği haykırışlardır.
***
İYİ Parti Programı'nın SİYASİ PARTİLER VE SEÇİM başlığı altında:
"Milletvekili seçimlerinde kontenjan oranı %5 ile sınırlanacaktır." cümlesi iktidara adeta bir meydan okuma niteliğindedir.
"Kontenjan milletvekili adayları haricindeki adayların üyeler tarafından doğrudan seçilebileceği." Siyasetin özlem duyduğu kişiliği kazanmasında etkili olacak ve onu onurlandıracaktır. Bu uygulama demokrasimiz açısından önemli bir gelişme olacaktır.
"...baraj şartı aranmaksızın, nispi olarak paylaştırılacak şekilde 100 kişilik Türkiye Milletvekilliği ihdas edileceği." halkın oylarına gösterilen saygının bir yansımasıdır.
***
TOPLUM başlıklı 3. maddenin EĞİTİM başlığı altında:
  • "...eğitim sorunu 'Eğitim Seferberliği' ile aşılacak, Türkiye 10 yıl içinde dünyanın örnek ülkelerinden biri olacaktır." vaadi bir boşluk içinde rastgele çıkan haykırılışlar değildir.
  • "...Cumhuriyetimizin kurucu değerlerinin tesisi sağlanacak, bu çerçevede; öncelikle milli değerlerimizin sembolü olan milli bayramlarımız coşku içinde kutlanacaktır." sözleri bu ülkeye yıllardır yapılan kötülüklerin sona ereceğine ilişkin halkın feryatlarından yansımalardır.
  • "Bakanlığın tüm teşkilatlarında, okullarda, kadın yönetici sayısının artırılması sağlanarak, %50 oranı hedef alınacaktır." sözleri bu ülkede kadınlarımızla el ele kol kola, onuruyla yaşamayı arzulayanların; kadınları sadece cinsi bir meta olarak görmek isteyenlere karşı erdemli bir seslenişidir.
  • "Öğretmenliğin, saygın ve cazip bir meslek haline getirileceği." eli öpülesi öğretmenlerimizin toplumdan dışlanmalarının sona erdirileceğine ilişkin bir müjdedir.
***
"Öğrencilerin Türkçeyi doğru, akıcı ve güzel şekilde kullanmalarına özen gösterilecektir." vaadi dilimizin uğradığı istilaya son verileceğini göstermektedir.
Hele bir de bunun üstüne:
  • "Dil kirlenmesi önlenecektir."
  • "Medyada Türk dilinin bozulup yozlaştırılmadan kullanılması özendirilecektir."
Cümleleri var ki gözlerimizin yaşarmasına neden olmuştur.
***
"AİLE" başlığının "Kadın" alt başlığı altındaki giriş ilginç ve birkaç kez okunması gereken bilgilerle doludur. Aşağıya aynen aldığımız alıntı bir özlemin anlatımıdır:
"Bir çok batılı ülkeden dahi önce Mustafa Kemal Atatürk'ün kadınlara vermiş olduğu seçme ve seçilme hakları ile birlikte siyasette "eşitlik" ilkesiyle tanışan ve nüfusumuzun yarısını oluşturan kadınlarımızın, ekonomik ve sosyal hayatta aktif rol almadıkları sürece toplumsal refaha ulaşılabilmesi ve sürdürülebilir bir kalkınmanın sağlanması mümkün değildir. Kadın, toplumun ve ailenin temel taşıdır. Sadece varlığı bile bulunduğu yere değer katar ve etrafını yüceltir."
Yapılan tespit son derece doğrudur. Ancak bu tespitle ilgili yapılması tasarlananlara ve uygulamaya baktık. Özellikle:
"Siyasette, devlet kurumlarında ve yerel yönetim kadrolarında kadın taban kotası getirilerek kadınların karar alma mekanizmalarındaki temsili artırılacaktır." cümlesinin üzerinde durulmaya değer olduğunu gördük.
***
İYİ Parti Tüzüğü ve İYİ Parti Programı'yla ilgili yaptığımız çalışmalar devam etmektedir.
İYİ Parti 1. Olağanüstü Büyük Kurultay'ın 01 Nisan 2018 Pazar günü yapılacak olması bu çalışmalarımızdan bazı alıntılar, yararlı olacağı kanısıyla ilgililere ve değerli okuyucularıma sunulmuştur.
İYİ Parti 1. Olağanüstü Büyük Kurultay'ın ülkemize ve İYİ Partiye hayırlı ve uğurlu olmasını içtenlikle dileriz. 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.