Kayalık Derken Yalan Dedikleri


Bu ülkenin vatandaşı bir kadın der ki:
“Keçilerin otladığı 18 kaya parçası! Ne yani keçilerin otladığı bu kaya parçaları için savaş mı çıkaralım?”
Oturur dinler herkes sakin, sessiz ve kımıltısız...
Bu ülke öyle bir ülkedir ki; gariptir, karmaşıktır, dağlıktır, bağlık bahçeliktir. Nice hayvanları otladığı, türlü türlü meyvelerin yetiştiği bağları ve bahçeleri vardır. Göz alıcıdır hepsi. Arada ayaklara dolaşan ayrık otları da...
Ve adaları vardır!
Bu adalardan bazı adalar, kimi görgüsüz ve bilgisizler için keçilerin otladığı adalardır. Öyle ki kaya parçalarıyla doludur. İrili ufaklı, kuru, çatlak ve susuz adalardır. Ama ne olursa olsun hepsi de bu ülkenin özvarlığıdır.
***
"Vatanın her karışı kutsaldır" derken, kim kime der bu sözü? Anadolu'nun ıssızlığında kıvrananlar mıdır bu sözlerin muhatabı? Yoksa eli, yüzü, gözün görebildiği her yeri süslüler için midir?
Yahut solgun, doğru dürüst pırıldamayan sahte ışıkların altında capcanlı görünenler için midir?
Düşünebiliyor musunuz? Aklınız alabiliyor mu? Biri çıkıp bizim olan adalar için:
“Keçilerin otladığı 18 kaya parçası!" deme cahilliğini gösteriyor!
Bu yetmezmiş gibi ardından:
"Ne yani keçilerin otladığı bu kaya parçaları için savaş mı çıkaralım?” deme cüretini gösteriyor.
Şimdilik Yunanlıların sahiplendiği 18 adanın kaptırılmış olmasını, "Kaya parçası..." diye kabullenmek dile kolay gelebilir ama hazmedilmesi zordur.
Ancak keçilerin otlayacağı kadar yeşilliği olsa bile bizim değil midir o adalar? Veya keçilerin kabuklarını inadına kemirdikleri ağaçlar bizden başkalarına mı aittir? Sadece kayalıklarla dolu olsalar bile bunların her karışı kutsalımız değil midir?
***
İnsanları vardır bu ülkenin. Kimi zengin, kimi yoksuldur... Erkeği de vardır kadını da...
Kimi yoksul kadınlar vardır ki yamalı giyinmişlerdir. Ve üşütmesinler diye paçavralarla desen yaptığı eteklerinde yoğunlaşmıştır acıları. Çocuklarını el üstünde tutan bu kadınları hor görür; hem kadınların bizzat kendileri hem de başkaları... Oysa soyludur bu kadınlar. Bir de ipekler içinde sarıp sarmalayanları vardır içlerinde; aldırmaz, sorumsuz ve dengesiz...
*** 
Yazık ki adalarımız elimizden gitmiştir, hem de 18'i birden!.. Bir bir, sessiz sedasız, halkımızdan gizlice!..
Utanmazlar mı buna sebep olanlar?
O adalar ki kaya parçalarından ibaret bile olsa...
Ki yalan dedikleri...
Kaya parçası olduğunu söyledikleri adalar içinde koca adalar vardır:
Yunanlıların 2004 yılında işgal ederek Yunan bayrağı diktikleri Eşek Adası Büyükada’nın 3 katı büyüklüğünde; Bulamaç Adası'nın ise Büyükada büyüklüğünde olduğu söylenmektedir.
Bu mu keçilerin otladıkları kaya parçaları?
Bir de Koyun Adası var ki insan yazmaktan hicap duyuyor!
Kim bilir nice yürekler o giden adalara baktıkça kokusu burnunda tüten çakıl taşlarıyla oyun oynadığı günlerin mutluluğunu aramış durmuştur?
Ve onların yosun tutan taşların arasına gizledikleri, asla bir başkasının görmesini istemedikleri nice anıları kalmıştır o adalarda...
***
18 adanın Yunanlılara bilerek bırakıldığına ilişkin söylenen o kadar söz var ki bunları kabul etmek istemiyoruz ve ülkemize yakıştıramıyoruz.
Hükümetin 2004 yılında AB'den müzakere tarihi alabilmek için bu adaları ayan beyan Yunanistan'a verdiği söylenenler arasında...
Kabul etmek zor!
Anlamak mümkün değil!

Şaşırıp ve apışıp kalıyor insan...
***
Aleyhimize gelişen olayları küçümseyerek halkın tepkisinden kaçmak bir yol ve paçayı kurtarmanın bir yöntemi olabilir. Ama yakışıksızdır...
İktidardan yana olanlar 18 adadan söz açıldığında, aynen yazımızın başındaki bayan gibi der ki:
"Kayalık!.."
"Adacık ve kayalık!.."
Değil ama...
Adacık da değil, kayalık da değil...
Haydi varsayalım ki onların dediği olsun. Yani adacık ve kayalık olsun.
Koltuğumuzun altında duran, burnumuzun dibindeki adacık ve kayalıklar, neden yüzlerce kilometre ötedeki Yunanlıların olsun?
Onlar zaten bizim değil mi?
Bizim olan bizim olsun...
Yoksa derdimize yanar dururuz:
"Neden sarı öküzü verdik," diye... 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.