Kucaklardım!.. ‎


Ayrıştırmayacak ve ayırım gözetmeyecekti.
Herkesi kucaklayacaktı.
Sadece İstanbul'a değil tüm Türkiye'ye sözü vardı.
Ve sözünde duracağının ilk örneğini güzel bir uygulamayla gösterecekti.
Ama…
***
Kucaklar dolusu itirazlar üzderine yeniden sayım yapıldı.
Bir daha bir daha!..
Derken sayım tamamlandı. 
Ekrem İmamoğlu öndeydi…
Ve...

Rahmetli Turgut Özal için Anıt Mezar'da düzenlenen devlet törenine davetli değildi.
Dua etmek için gitmişti.
Aniden karşısına aylardır İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için kıyasıya yarıştığı Binali Yıldırım çıktı. Yürüyordu ve çevresi kalabalıktı.
Hiç duraksama göstermedi. Arabasından indiği gibi yıldırım olup Yıldırım'ın yanına yetişti. Kalabalığı yarması biraz zor oldu ama oldu! Sonunda Binali Yıldırım'la karşı karşıyaydı.
"Merhaba" demek istemişti.
*** 
Binali Yıldırım karşısında Ekrem İmamoğlu'nu görünce şaşırdı. İnanmak istemedi. Üstelik epey rahatsız olmuştu. Şimdi tam da bu sıra, burada ne işi vardı ki!..
Uzatılan eli zoraki sıktı ama hepsi o kadar!..
Karşılıklı daha fazla durması, durabilmesi mümkün değildi elini kurtardığı gibi hafif bir açı yapıp gövdesini kurtardığı gibi çekip gitti.
Giderken içinden geçenleri bilmek mümkün değildi ama rahatsız olduğu her hâlinden belliydi.
***
Oysa onun için de ülkemiz için de bir fırsattı bu.
Kıyasıya mücadele edenlerin kucaklaşabildiğini görebilmek bu ülke insanına çok şey anlatacaktı.
Yıllarca harcanacak emekle anlatılamayacak denli çok ve anlamlı.
Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul'a vereceği epey şeyleri olmalı.
Dostça, kardeşçe ve sevgiyle yan yana durabilmenin o kadar çok özlemini duyduk ki!..
En küçük bir örneği fırsat bilip sarılmaya hazırız hepimiz.
Dostça, kardeşçe…
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.