Küsüp Gidenler ve Parti İçi Demokrasi.‎


Siyasi partilerde tuhaf, yapmacık ve geçici dengenin yaşandığı günler sona erdi.
Ama sallantılar başladı.
Dökülmeler de tabii...
Sallantı ve dökülmeler çok kısa bir süre daha devam edebilir ama daha çok değil! Daha fazla beklemeye zaman ve tahammül yok...
Milletvekili aday listeleri ortaya çıktıktan sonra yaşananlar kimileri için ani bir şok ve adeta bir deprem, kimileri için yeniden doğuş oldu. Milletvekili aday adaylarından söz ediyoruz.
***
Şoka girenler.
Küskünler.
"Bu bana yapılır mı?" diyenler.
"Bunca verdiğim hizmetin karşılığı bu mu olmalıydı?" diye yakınanlar.
Ve daha değişik duygu hâli yaşayanlar oldu.
Ama geçti.
Sarsıntı ve dalgalanmalar gibi birlik ve beraberliği zedeleyen görüntüler bitmeli artık.
Sarmaş dolaş olurken kalpler yeniden sevgiyle dolmalı.
Huzur içinde ve umut dolu bir inancın itici gücüyle sıralı duran işlere sarılmanın zamanı geçmek üzere...
***
İstifa ederek küsüp gidenler olmuştur elbette...
Bunları ikiye ayırmalı:
Biri ani tepki veren, ancak gönülden kopmayanlar.
Diğeri gidici olma niyetini taşıyıp bunda ısrar edenler. Bunlar bir daha yuva hasreti duymayıp gönülden kopanlardır.
Gönülden kopanlarla uğraşmanın bir anlamı yok! Hatta "Teşekkür etmeli onlara. Çünkü bir dava peşinde koşanların arasında böylelerinin ayıklanması ileride olası ve tehlikeli sorunların çıkmasını önler."
Ama ani tepki verip de yuvadan gönülden kopmayanların peşini bırakmamalı. Gerekirse teselli edip gönülleri alınmalı. Onlar ki bir harçtır. Dokular arasında bağ olmada, bütünlüğü sağlamada önemli işlevleri vardır. Onlara hakları olan sevgi ve saygı gösterilmeli, gülen yüzleriyle engin gönüllü kucaklarını açmaları sağlanmalıdır.
***
Liste deyince biraz da demokrasiden ve demokrasi anlayışımızdan söz etmek isteriz.
Demokrasi halkın egemenliğine dayalı yönetim biçimidir. Her kurum ve kuruluşumuzun işleyişinde ve aldıkları kararlarda belli oranda demokratik anlayışın egemen olmasını gönülden isteriz.
Seçimler demokrasinin olmazsa olmazı değil midir.?
Nitekim milletvekillerini halkın seçmesi demokrasinin temel ilkesidir.
Gerçi bunun üstüne bir de cumhurbaşkanının seçilmesi eklendi ya neyse...
Her iki gruptaki adaylar ister ki halk kendilerini seçsin. Bunun için ellerinden geleni yaparlar. Halkın karşısına çıkıp planlarını anlatırlar, bildirgelerini sunarlar. Halka sevimli ve güçlü görünmek isterler. Onların beğeneceği, hoşlarına gidecek sözler söylerler.
Ve halkımızı bol bol güldürürler.
Sonuçta halkın özgür iradesi kuş olup uçar gider... Demokrasiden geriye boş bir çuval kalır.
Elbet halkın içinde iradesini kaptırmayanlarla adaylar arasında gerçek hizmet anlayışı içinde çalışanlar da vardır. 
***
Demokrasinin vazgeçilmez unsurları olarak ortaya çıkan siyasi partilerde parti içi demokrasi olsun istenir. Yıllardır anlatılır, söylenir ve tartışmaların önemli konuları arasında yer alır.
Ama nafile...
Bizde parti içi demokrasi yoktur.
Arada bir diğer partilerden ayrık ve üstün göründüklerinin bir kanıtı olarak parti içi demokrasiden söz edenler olur. Sözde bunun kanıtı olsun diye bir iki göstermelik uygulama yapanlar da vardır.
Ama ne yazık ki ülkemizde parti içi demokrasi yoktur. Tabandan en üst yönetime kadar her basamakta yer alan parti yöneticilerinin seçilme yöntemleri parti içi demokrasiye hayli yabancıdır.
Bunun bir sonucu olarak tüm güçleri elinde toplamak isteyen liderler ortaya çıkar. Parti içi demokrasinin olmaması, ne yazık ki onlara bu fırsatı verir.
Liderler sultasının ortaya çıkmasının ana nedeni budur.
Gerçek demokrasinin işleyişini aksatan, derme çatma bir demokrasiye dönüştüren bu anlayış ve uygulama ülkeye zarardan başka bir şey getirmemiştir. Seçilirken büyük bir içtenlikle, "Parti içinde demokrasi uygulanacaktır," diyen nice liderler demokrasiyi bir araç olarak kullanmaktan öte girişimde bulunmamışlardır.
***
Eh parti içi demokrasi olduğu kadar olmuştur.
Buna takılıp kalmak hatalı olacaktır.
Çünkü ülkemiz olağanüstü zorluklar altındadır.
Bunalımlarla yüklü gelecekten kaçıp kurtulmak hepimizin görevi olmalıdır.
İçinde bulunduğumuz olağanüstü koşullar ve gelmiş olduğumuz tehlikeli konum itibariyle iktidar dışındaki partilerin çok güçlü bir disiplin anlayışı içinde, el ele, kol kola aynı hedefe odaklanmaları zorunlu hâle gelmiştir.
İlk yapılması gereken budur.
Daha sonra ilk fırsatta parti içi demokrasiye geçmek hedefleyeceğimiz özlemimiz olsun...
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.