Muhalefet Şansını Kullanacak mı, Tepecek mi?‎


Zaman hızla akıp gidiyor. Günler günleri kovalarken 31 Mart epey yakına geldi…
Muhalefete bakıyoruz; keyifsiz, kopuk ve gönüllere açılan kapılardan uzak duruyor. Daha doğrusu istenilen, özlem duyulan birliktelik siyaset meydanlarına yansımıyor.
Cumhur İttifakı'nın karşısında Millet İttifakı kuruldu ama güçler eşit değil, denge yok ortalıkta.
Devletin gücünü ardına alıp meydanlarda boy gösterenlerle sınırlı ve  kısıtlı kaynakları olanların arasında nasıl bir denge olabilir ki? Simetrisiz bir görüntü var. Elverişsizliğin bir nedeni de muhalefetin önündeki çarpıklık, yamukluk ve yeterli olmayan işbirliği... 
***
Ama bir bütün olarak hepten güçsüz de değil muhalefet!
Doğruluk, dürüstlük ve açık yüreklilik… 

İşte muhalefetin elindeki toplumu yönlendirecek güçler!.
***
İşin başında kurgulanmış ve yapılanmış bir dengesizlik karşısında, muhalefetin yine de mücadele gücü var. Hem de özledikleri başarıyı getirecek niteliklere sahip güçler…
Tabii ki yerli yerinde, zamanında ve ölçülü kullanılmaları koşuluyla!.. Ama önümüzde öyle enine boyuna ölçüp biçecek zaman kalmadı!.. Şimdi hareket zamanı…
***
Doğruluk, dürüstlük ve açık yüreklilik…
Bu güçler ülke çıkarlarıyla birleştiğinde başarıyı çabuk getirecektir. Ülkenin geleceği bilim ve aklın süzgecinden geçen programlar eşliğinde yapılandırıldığında başarı koşarak gelecektir. Hepsinden önemlisi bütün gönüller tek yürek ve tek ses olduğunda başarı seve seve gelecektir.
***
Karşılıklı anlaşmalar sağlanıp bir Millet İttifakı kurulmuştur. Ancak:
  • Bu ittifakın adayları 31 Mart tarihine kadar yalnız bırakılacaksa.
  • Sanki bütün sorumluluklar sadece bu adaylarda toplanmış gibi tavır takınılacaksa.
  • Aday belirleme aşamasında oluşan kırgınlık ve küskünlükler devam edecekse.
  • Herkes bir kenara çekilip olan bitene seyirci kalacaksa.
  • İttifak adayları gecesini gündüzüne katıp çalışırken, ittifakı oluşturan her iki parti sorumluları ve görevlileri bir gönül olup bu adayların çevresinde kenetlenmeyecekse.
  • İttifak üyeleri parti ayırımı gözetmeden ve beklenti içinde olmadan tüm güçleriyle özverili olarak çalışmayacaklarsa.
  • Seçmenin İttifak adaylarına oy vermesi için gerekli aydınlatma, bilgilendirme ve yönlendirme yapılmayacaksa.
İnanınız sonuç büyük bir hüsranla noktalanacaktır.
***
Kalan kısa süre içinde kalpler birleşmeli ve tek bir kalp gibi atmalıdır.
Parti liderleri de bizzat yaptıkları faaliyetler yanında, adaylara uygun bir ortam hazırlamak, yapılanları izlemek, desteklemek, koordine etmek ve gözetlemek, gerektiğinde denetlemek ve hataları büyümeden önlemek için üstün çaba göstermek zorundadırlar.
***
AK Parti ve Cumhur İttifakı şimdiye dek izlediği seçim taktiklerinden farklı bir yol izliyor!
"Neden?" sorusunun cevabı henüz verilememiştir.
Elbette bu değişimi sadece bir nedene bağlamak uygun olmayacaktır. Çok yönlü değerlendirme yaparak doğru sonucu bulmak partilerin geleceği açısından önemlidir.
***
İktidar panik hâlindedir...
  • Şimdiye kadar örneği görülmemiş yöntemlerle dinin siyasette araç olarak kullanılması,
  • Allah'la aldatma olaylarının sayısında hızlı bir artışın gözlenmesi bunun açık bir kanıtıdır.
***
Bu arada halkımızın tercihlerinde de açık bir değişim var.
Bu değişimde ekonomik etkenler rol oynuyor ama Millet İttifak'ına zillet ittifakı denmesi, bu ittifaktan yana olanların PKK'den yana olacağının ısrarla belirtilmesinin kızgınlığının payı da az değil… Halkımız:
"El insaf!.. Bu kadar da iftira olmaz!.." demektedir.
Bu cevap karşısında panikleyen iktidarın yapısal bir değişime uğrayacağı açıkça görünmektedir.
Ne var ki halktaki bu değişim sağlıklı bir şekilde yönlendirilemezse önemini yitirecek, fırsatlar bir daha tepilecektir.
***
Cumhur İttifakı'nın içinde bulunduğu açmaz halkımızın birlik ve beraberliğini sağlamaktan uzaktadır. Ayrıca düşünce çelişkisi içinde olduğu da açıktır.
Belki bundan Bülent Arınç, sanki hiç gitmemiş gibi partililere:
"Seçim stratejimiz doğru değil.” diye akıl verirken;
"Ankara adayımız Ali Babacan olmalıydı. Ama olmadı. Öyleyse Özhaseki'nin gezilerine Babacan da davet edilsin, birlikte gezsinler.” diye öneride bulunmaktadır.
Çok önemli bir tespittir.
Çelişkileri yok edici, aldatıcı da olsa beraberliği yansıtacak bir öneridir.
Küskünler yanında bir kenara itilmişler de iktidar partisi adına çalışsın istenmektedir. Elbet Doğrudur…
Bu öneriden muhalefetin çıkaracağı çok ders vardır.
***
AK Parti eski milletvekili Mehmet Metiner bir yazısında özetle:
"Gece gündüz demeden hiçbir beklentisi olmayanlarla birlikte sahalarda dolaştığını, gecenin birine kadar evlere gittiğini, halkla birebir görüşmenin çarpıcı etkisinin olduğunu, özellikle fakir-fukara evlerinde sıkılan ellerin yürekleri nasıl bağladığını," anlatıyor.
"Hiç kimsenin tenezzül edip uğramadığı evlere girip çaylarını içelim, onlarla hemhal olalım." diyor.
"Mahalle başkanlarından" söz ediyor.
Muhtarlar ya da muhtar adayları değil bunlar. Bir soru üzerine:
"Mahalle başkanları bizlerin uç beyleridir, sancaktarlarımızdır. Mahallelerde yaşanan sıkıntıların çözümünde gözümüz, kulağımızdır." denmiştir. Bilmem bu tanımın içine sinmiş içtenlik ve dostluğu algılayabiliyor musunuz?
***
Muhalefet şansını kullanacak mı, tepecek mi?
Cumhur İttifakı tüm unsurlarıyla gecesini gündüzüne katıyorsa, Millet İttifakı'nın en az benzeri bir çalışma içinde olması zorunludur. Kısacası:
Türkiye'nin ve dünyanın gerçekleri göz ardı edilmeden; aklın, bilimin, sabır ve dayanıklılığın desteğinde; hiçbir beklentisi olmayan üye ve gruplarla yoğun ve bilinçli bir çalışma ile tıkırında işleyen bir işbirliği Millet İttifakı'na başarıyı getirecektir.
Evet, Türkiye yeni bir yerel seçime doğru yol alırken halkımızda da değişimin sancıları var. Ancak…
 
 
Açıklama:
Ölümler genelde beklenmedik anlarda gelir. Efsane kişiliğiyle tanınan gazeteci-yazar Ertuğrul Akbay hayata veda etti. Allah rahmet eylesin. Yeri ve durağı cennet olsun.
Merhumun yakınlarına, Sözcü Gazetesi grubuna ve tüm sevenleri ile gazeteci arkadaşlarıma baş sağlığı diliyorum.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.